Serbest Kürsü

Beni seccade ile bir odaya kapatıp zorla tövbe ettirdiler.

Merhaba, uzun süredir içimde tuttuğum hikayemi sizinle paylaşmak istedim. Aslında bu da, aldığınız diğer hikayelerden pek farklı değil. Tüm mektuplarınıza baktığımda hep temel bir sorun görüyorum, ön yargı. Çok dindar bir ailede büyüdüm. En büyük hayalleri erken yaşta evlenmem, evinde oturup işine gücüne bakan ahlâklı

‘Kadın’ olmam, cinselliğimden utanmam için bir gerekçe olamaz.

Burada insanların aileleri ile olan yabancılaşmalarını okuduktan sonra ailemle olan yabancılaşmamı garip görmemeye başladım. Benim öyküm, muhtemelen buradakilere bile aşırı gelecek. Muhtemelen “Senin hiçbir problemin yokmuş, sen kendine sorun yaratmışsın” gibi yorumlar gelecek, çünkü öyle oluyor. Ama ben yine de anlatacağım. Liseye başlamıştım ve doğal

Ben artık inançsızım.

Ne yapacağımı bilmiyorum. Nasıl anlatsam, nasıl başlasam bilemiyorum. İki yıldır mükemmel giden bir ilişkim var. Erkek arkadaşım çok mükemmel bir insan; benden başka hiçbir şeyi umursamayan, geleceğini bana endeksleyen, yeri geldiğinde benim için ailesini bile karşısına alan birisi. Ama sorun şu ki ben artık inançsızım…

Kitabı bitirdikten sonra Mıller ve Urey deneylerini araştırdım.

Kitap okumayı çok seven bir insanım. Yine yeni bir kitap almak istiyordum ve Dan Brown’un Başlangıç adlı kitabını aldım. İlk kıvılcım burada başladı. O ana kadar annem ve babam yüzünden çok dindardım. Ailede hepimiz 5 vakit namaz kılardık. Kitabı bitirdikten sonra Miller ve Urey deneylerini araştırdım. Sonra

Eşcinsel olduğumu öğrendiler ve birkaç kez ölüm tehdidi aldım.

Merhabalar. Ramazanla beraber benim çektiğim eziyet de arttı. Ben aşırı dindar bir ailede büyüdüm; ailem, tamamen sağ odaklı ve menzil tarikatçısı bir ailedir. Şu an 18 yaşımdayım. 15 yaşıma kadar ben de ailem gibi dindar biriydim. Aslında dini, eşcinselliğimi bastırmak için kullanıyordum. Bu birçok eşcinselin

Çarşaflı bir annenin ve İmam Hatipli bir babanın oğlu olarak doğdum.

Bir İç Anadolu şehrinde çarşaflı bir annenin ve İmam Hatipli bir babanın oğlu olarak doğdum. Benden büyük bir kız kardeşim olduğu için babam ‘Bir erkek çocuğum olsa da birlikte camiye gitsek’ dermiş; işte sonra ben doğmuşum. Lise ve üniversite eğitimim sırasında altı farklı tarikatla yolum

Tanrıya inanıyorum ama bazen sanki inanmıyormuşum gibi geliyor.

Artık o kadar yorgun hissediyorum ki kendimi… Benim hikayem biraz daha farklı sanırım. Anlatmaya nereden başlayacağımı bilmiyorum ama içimdekileri dökmek bana tarif edilemez bir mutluluk verecek. Ben muhafazakar bir ailede büyüdüm. Babamın tarafında neredeyse herkes cemaat yurtlarında kalmış. Annem bunun için ne kadar ısrar etse

Bu sitenin en eski takipçileri beni tanıyor.

Aslında bu sitenin en eski takipçileri beni tanıyor olabilir. Birçok kadına destek olmuştum ancak pek destek görmemiş ve şiddetli bir muhalefetle karşılaşmıştım. Sonunda da yazmayı bırakmıştım çünkü ben henüz 21 yaşında bir gencim ve fişlenmekten, dışlanmaktan, iş bulmamın engellenmesinden, hapse girmekten korktum. Hala korkuyorum ancak

Her hafta cuma namazlarına gönderilmekten çok yoruldum.

Ben de yaz tatillerimi arkadaşlarım gibi parkta top oynayarak geçirmek istiyordum. Her akşam eve dönerken onlara servisin camından bakmak istemiyordum artık. Kendimi bildim bileli arkadaşım olan Zehra ile birbirine çok yakın fikirlere sahip ailelerimiz vardı. O da buradaki birçok arkadaşımız gibi aile baskısıyla kapanmıştı. Bir

Benim hikâyem annemle alakalı.

Merhabalar, benim hikâyem annemle alakalı. Başlarda sadece ailesine yardımcı olmak amacıyla hiçbir şey satın almak istemeyen, durmadan ev işi öğrenip yardım eden biriydim. Fakat hiç beklemediğim bir şekilde annem tarafından kullanılmaya başlandım. Neyi öğrensem ona bir daha elini sürmüyordu, ders çalışmam gerektiğini söylediğimde “Çalışıp ne

“Başımıza imam mı kesileceksin!”

Merhaba, sayfanız karşıma bir anda çıktı. Burada herkes açılmak veya açılmayı istemekle ilgili hikâyesini anlatmış fakat durum benim için bunların tam tersiydi. Ben 8. sınıfın ara tatilinde kapanmıştım. Annem ve babam bu konuda herhangi bir sorun çıkarmadı ve kararıma saygı duydular. Tabii aslında onlar bu

Ailem deist olmama alıştı.

Her şey Ağustos 2017’de annem ve annemin arkadaşıyla tartışırken başlamıştı. Onlar eşcinselliğin günah olduğunu savunuyorlardı ama ben, insanın seçemediği bir şeyin günah olmadığını düşünerek bu konuyu daha fazla irdelemek istemedim, onların yanlış bildiklerini düşündüm. Yaklaşık 3 ay sonra Facebook’ta bir arkadaşımın gönderisine denk gelmiştim. İslam’da

Gündüzleri oya yapıyor, geceleri saatlerce ders çalışıyordum.

Ben 16 yaşındayken erkek arkadaşım olduğu için babam beni okuldan aldı. 2 yıl evimizin bahçesine bile inmedim, hiçbir şekilde kimseyle görüştürmediler. Eve hapsettiler. Evde de kimse benimle konuşmuyordu ve herkes bana nefretle bakıyordu. 17 yaşındaydım, çikolata parası istediğimde o bile verilmedi. Evimize gelen bir komşu

İnternete ve kendime tam olarak erişimim olmamıştı.

Çocukken başladı her şey. Evde sürekli dini konuşmalar, dini sohbetler, ilahiler duyardım. Hayatımın ilk 15 yılı müzik dinleyemedim. 12 yaşında görünürde kendi isteğimle örtündüm. Risale-i Nur derslerine, kamplarına katılırdım 10-12 yaşlarında; ilk katılımım 4. sınıfta çocuklar için özel yapılan bir derseydi. Tabii öncesinde annemle derslere

Bu bir aileye dönüş yazısı değil.

Bu iç dökme yazısı, bir aileye dönüş, ilişkileri iyileştirme ve günün sonunda aynı büyük sofradan neşeyle yemek yeme yazısı olmayacak. Hayatım boyunca aile güzellemeleri bende bir tiksinme yaratmıştır. Babaları mutlu eden aile düzenlerinin başkalarının nasıl cehennemi olabileceğini gördüm ve duydum. Hem kendi aileme hem de

İslam’ı yaşamak için tüm dünyadan geçmiş biriydim.

Merhaba. Ben 28 yaşında bir erkeğim. 9 yaşından beri 5 vakit namazını kılan, Ramazan’da oruçları asla fire vermeyen, 18’inden sonra ise kurban ve zekat veren, hatta 2016’da umreye ve 2017’de ise hacca giden biriyim. Kur’an’ı anlamak için Arapça öğrenmiş, onlarca farklı tefsir okumuş biriyim ve

Ben asla istemediğim bir bedende doğdum.

Ben buraya yazmayı çok düşündüm ve sonunda kendimde o cesareti buldum. Buraya yazan diğer insanlardan bir farkım var benim. Ben başörtülü değilim. Ben bir kadın da değilim. Ben cinsiyetinden memnun olmayan fakat ülke şartlarınca kendini kadın olarak tanımlamaya -bu kimliğe kendini uydurmaya çalışan ama başaramayan-

Hayatımın her alanında renkliyim.

Merhaba, ben 17 yaşında ve biraz ‘renkli’ bir kızım. Hayatımın her alanında renkliyim. Yönelimim olsun, saçlarım ve giyinişim olsun, konuşmalarım olsun. Saçlarımı renkten renge boyarım; mavi, mor, pembe, yeşil. Farklı farklı dövmeler yaptırırım. Giyinişim de diğerlerine göre daha farklıdır. Arkadaş çevrem benim fazla rahat olduğumu