“Babalar ve kızların ilişkisi 13 yaşına kadar sürer, sonra bir uzaklaşma başlar.”
Ben 15 yaşında olan, derslerine odaklanmak veya arkadaşlarıyla dışarıda gezmek yerine her gün aynanın karşısında neden bunu takıyorum diye düşünen bir genç kızım. Hikayemi özetlemek gerekirse, 8. sınıftayken kendi isteğimle kapandım. O zamanlar ağır bir depresyon içindeydim ve yaşadığımı bile hissetmiyordum. Liseye geçince yavaş yavaş hissetmeye başladım. Sonra başörtüsünü doğru düzgün takmadığımı ve takmak istemediğimi fark ettim. Açılmak istedim.
Ailem muhafazakar bir ailedir. Babam, ne kadar yüksek puan alırsam alayım İmam Hatip’e göndereceğini söylerdi. Cesaretimi topladığımda anneme söyledim, sonra bir daha toparlayamadım. Zaten başka sorunlar için bir psikoloğa gittim ve açılma konusu ortaya çıktı. Babamın bana karşı çok sevgi dolu olduğunu sanardım, ama bana ağza alınmayacak hakaretler etti. Bir söz okumuştum, “Babalar ve kızların ilişkisi 13 yaşına kadar sürer, sonra bir uzaklaşma başlar.” Annem o gün benimle konuşmadı. Korkudan sabah 4’te okula gittim. Eve geldiğimde o hafta başörtüsünü her taktığımda ağladım. Sadece başörtüsü değil, artık pantolon giymem de yasaklanmıştı. Sadece ferace giyebiliyordum.
Okulda açılmak aklıma geldi ve büyük bir cesaretle açıldım. Sonra hocalarım öğrendi, müdür yardımcımız “Ya sen söylersin ya da biz söyleriz.” dedi. Tüm okul içinde gizlice açıldığımı öğrenmişti ve artık gizli de kalmamıştı. Sonra başörtüsünü takmak istemediğim için saçma sapan bir şekilde takmaya başladım. Hala takıyorum, ama arkadaşlarım bununla dalga geçtiler ve hala geçiriyorlar… Okulumu değiştirdim, eve gelip ağlayarak yeni okula başladım. Yine aynı şeyleri yaşıyorum. Hocalarım “Şu başındakini çıkart.” diyorlar, haklılar biliyorum, ama olmuyor, istemiyorum artık. Derslerime bile doğru düzgün çalışamıyorum, odaklanamıyorum. Hala gizlice açığım, ama her an ailem görecek korkusu içimde var. Gerçekten buna değer miydi diye düşünüyorum. Babamla evde 2 yabancı gibiyiz.