Ben kapalı bir LGBT bireyim.

Öncelikle merhaba. Sayenizde en azından bir kez de olsa bu konuyu birilerine anlatmaya tenezzül edebildim, ki o kişiler sizlersiniz. Geçen günlerde kalbimde beslediğim en ufak umudu da kaybettim. Hasta olduğuma inanmak zorunda bırakıldım. Ailem homofobik ve dindar bir aile. Belki şiddet görmedim ama ortada öldürülen çocukluğum var.

İnandığımı sandığım değerlerin birer birer un ufak olduğunu gördüm.

Merhaba, burayı yaklaşık iki yıldır takip ediyorum. Takip etmemden ve şu an bu yazıyı yazıyor olmamdan da anlaşılacağı gibi buradaki birçok kişiyle benzer sıkıntıları çektim. Oturup yazmaya başladım. Ailemle beraber yaşadığım şehirde endüstri mühendisliği okuyorum, 3. sınıftayım ve bitse de gitsem modundayım. Birçok hikayedeki gibi

İstediğimi giyeceğim ve özgür olacağım.

15 yaşında kapandım ben. Evet, kendi isteğimleydi ama o zamanlar çocuktum ve neyin ne olduğunu bilmiyordum. Halam sürekli kapanmamı isterdi çünkü kendisi çok dindar bir din kültürü öğretmenidir. Başta her şey güzeldi. Seviyordum kendimi ama sonradan çoğu kişi gibi ben de sorgulamaya başladım. Neden ya, neden

Bu mektup bir zafer mektubu olsun diye 8 aydır uğraşıyordum.

Her seferinde ağlayarak girdiğim bu sayfaya, şimdi mutluluktan ağlayarak giriyorum. Bu mektup bir zafer mektubu olsun diye 8 aydır uğraşıyordum; bu sadece benim değil bütün kadınların zafer mektubu olsun! 3 yıl önce hepiniz gibi ben de insanların baskısı yüzünden kapandım. Herkesi mutlu ederim, beni daha

Her türlü baskıya maruz kalıyorum ve aldığım yegane tehdit eğitimim oluyor!

Bugün Spotify‘da keşfettim burayı ve benim gibi onlarcasını görünce yazmak istedim. Yazmak… Zaten yapabildiğim tek şey bu. Kiminle paylaşabilirim ki haykırmak istediklerimi? Arkadaşlarımla mı? Ailemle mi? Yok daha neler, yürek yutmadım henüz! 11 yaşındayken kendi isteğimle kapandım, şimdi 17 yaşındayım ve lise son sınıfa geçeceğim.

Ben biricik ve değerli bir insanım.

İnsanın hayata dair bakışı, hayatını belirler; değil mi? Benim içimdeki ben ile dışımdaki ben çok farklı. 21 yaşındayım, 13 yaşında kendi isteğimle kapandım. Annem ile çevrem bu duruma o kadar şaşırmıştı ki kısa süre sonra başörtüyü bırakacağımı düşünmüşlerdi ama öyle olmadı. Bir ara dine o

İstediğiniz gibi bir hayat yaşayamamanın bulantısı.

Merhaba sevgili kader ortaklarım. Siz de biliyorsunuz değil mi; istediğiniz gibi bir hayat yaşayamamanın bulantısını, kendinizden tiksinmeyi… Siz de biliyorsunuz değil mi, insanlar arasında ikiyüzlü davranmanın nasıl hissettirdiğini… Yaklaşık 2 hafta önce bu platformu keşfettim. Sanırım Google’da “Açılmak istiyorum, nasıl yapabilirim” diye aratmıştım ve sonra

İstemiyorum, istemem mi gerekiyor?

Merhabalar, adımın şimdilik bir önemi yok. 13 yaşına yaklaşık bir ay önce girdim. Küçüğüm, bunun farkındayım. Belki aklım bunları algılayacak kapasiteye sahip değil ama burayı, buradaki çoğu kişiden daha erken keşfettim. Öncelikle ailem dinine aşırı bağlıdır. Babam kurslarda okumamış, okutmaya çalıştıklarında sürekli kaçıp sevgilisiyle buluşmuş ama ona

16 yaşındayım ve yaklaşık 2 yıldır açılmak istiyorum.

Merhabalar. Şu an 16 yaşındayım, 11. sınıfa başlayacağım. 7. sınıfa geçerken kapandım ve yaklaşık 2 yıldır açılmak istiyorum. Arkadaşlarıma özenerek kapanmıştım ama zaten çevremdeki herkes kapanmam yönünde beni fazlasıyla zorluyordu. Artık açılmak istediğime karar verdiğimde, bu fikir ilk kez aklıma düştüğünde çevremden gerçekten çok korkuyordum.

Babam keşke zamanında anneme de saygı duysaydı.

Merhabalar. Sayfanızı severek takip ediyorum. Bazı gönderilerinizi okuyamıyorum çünkü beni gerçekten kahrediyor. Ben umut dolu bir genç kızım, 19 yaşındayım. Ben de hikayemi anlatmak istiyorum ama benim hikayem, burada okuduklarım kadar üzücü değil. Ben biraz daha şanslıyım sanırım. Çocukluğum kötü geçmedi. Annemi ve babamı çok

“Buluğ çağına giren her genç kız kapanır.”

Ağlıyorum. Yaşadıklarımı anlatamadığım için ağlıyorum. Hislerimi anlatma ve isteklerimi dışa vurma tekniğim ağlamak belki de. 12 yaşında duyduğum “Buluğ çağına giren her genç kız kapanır” sözüyle babam sebep oldu bunlara, tabii annem de. Nasıl anlatılır bu, bilmiyorum; nasıl başlamam gerektiğini de bilmiyorum… Şimdi 15 yaşındayım.

Tanrı neden biz Doğulu kadınları lanetledi?

Merhaba, ben size Doğulu bir ailenin kızı olarak yazıyorum. Çoğu günümün yarısı düşünmekle geçiyor; Tanrı neden biz Doğulu kadınları lanetledi de bizi şu dünyada sadece erkeklere hizmet etmek için yarattı? Şöyle anlatayım; doğuda kadınlar, yemek vakti geldiğinde erkekler yemeği aynı dakika içinde yemezlerse kıyamet kopacakmışçasına 2

Ailesizliğin ne olduğunu iki yılda iliklerime kadar hissettim.

Beni sizin anlayacağınızı bilerek yazıyorum bunu. Beni en iyi siz anlarsınız. Beni yalnızca siz dinlersiniz. Aynı yolları; kimimiz sürünerek yürüdük, kimimiz koşarak. Kimimiz atlattık her şeyi, geride bıraktık karanlığı; kimimiz şu an savaşıyor, direniyor. Kimimiz de korkup karanlığın içinde saklanıp güç bulmaya çalışıyor. Ben en

Beni bir tek dövmedikleri kaldı.

Merhabalar, ben 25 yaşında bir öğretmenim. Benim ailem dinine çok fazla düşkündür. Etrafımdaki akrabalar da buna dahil. Bize tesettürü baskıyla kabul ettirmeye çalışıyorlardı. Hâlâ daha ablama ve kız kardeşime -eskisi kadar sık olmasa da- arada bu konuyu açıyorlar. Ben de kafamda soru işaretleriyle onları dinliyorum.

Cehaletle girdiğim savaşta yorgun düştüm.

Merhaba herkese. Uzun zamandır size yazmak istiyordum ancak bir şeyleri başarmadan yazmadım. Fakat sanırım bu hikaye hiçbir zaman bir başarı hikayesi olmayacak. Yazımın isminin “Cehaletle girdiğim savaşta yorgun düştüm” olmasını istiyorum. Size kısa kısa hayatımdaki önemli anları anlatacağım ama öncelikle şunu bilmenizde fayda var; yobaz

Keşke o gün ‘Hayır’ diyebilseydim.

17 yaşındayım, sadece içimden geldiği gibi yazmak ve benimle aynı sorunu yaşayan insanların fikrini ve desteğini almak istiyorum. Ben kendimi bildim bileli kapanmak isteyen biri değildim. Ancak iş 8. sınıfın yaz tatilinde değişti. Bayramlığımı açık almıştık, o gün ablama açık bir şekilde gittim. Döndüğümde ise

5 yaşında Kur’an okumak değil, oyun oynamak istiyordum.

Yalnız yürüyeceğim. Bundan önce yalnız yürüdüm ve hep de öyle olacak, biliyorum. Ben de muhafazakar bir aileden geliyorum. 5 yaşından beri dini kurslara gidiyorum. Önceleri bunları ben istiyorum sanıyordum ama öyle değil. 5 yaşında Arapça Kur’an okumak, hatim etmek değil; oyun oynamak istiyordum ben. Sonra büyüdüm.

Aile zoruyla kapanmadım.

Görünmeyen baskılar vardır ailede, fark etmeden kabul ettiğin. Hikayem, boğucu ve baskı dolu bir ailede yetişen bir kız çocuğunun hikayesi değil. Hiçbir baskı ile büyümedim, fakat çevrem hep dindar kesimdi ve hala öyle. Babam; kapanan kızları, anlayışlarından dolayı çok sever ve överdi, ki ben de

Babam beni sadece başımdaki için mi seviyor?

Merhaba arkadaşlar. Ben de size yaşadığım baskılara karşı göğüs gerip kendim olduğum hikayemi anlatmak istiyorum. Annem normal derecede ibadet eden bir kadındır. Babam ise aşırı nadir, sadece cumadan cumaya denecek şekilde ibadet eder. Konya’da yaşıyorum. Ailemdeki hatta sülalemdeki herkes kapalı. Küçük yaşlarımızdan itibaren (yaklaşık 5-6)

“Bunu Allah rızası için değil, sen istediğin için yapıyorum.”

Öncelikle herkese merhaba! Siteyi, yaklaşık 4-5 aydır takip ediyorum ve en sonunda ben de kendi hikayemi yazmaya karar verdim. Babam muhafazakar şekilde yetiştirilmiş üniversite mezunu bir insan. Annemse onun tam tersi Trakya kültürüyle büyümüş, üniversiteye kadar da rahat bir yaşam sürmüş bir kadın. Dedem, yalnızca

Keşke bu coğrafyada doğmasaydım.

Ben 18 yaşındayım. 6. sınıfa giderken, 12 yaşında kendi isteğimle kapandım. Babam “Kapanırsan sana şu markalardan alırım” falan diyordu, ben de özenip kapandım. Annem “Yapma, açılırsın sen” dedi; dinlemedim, kapandım. Sonrasında çok pişman oldum, her yıl “Açılacağım” dedim ama korktum, yapamadım. 17 yaşında, yaz tatilinde,

“Sen bu resimle ilgilendin ilgileneli böyle garip oldun.”

6. sınıftan beri kapalıyım ve 7 senedir İmam Hatip’e gidiyorum. Ailem ve akrabalarım aşırı muhafazakâr insanlar. Kendi düşüncelerini, özellikle kız çocuklarının üzerinde yoğun bir baskıyla uygulamaktan haz alıyorlar. “Bizim çocuğumuz olduğunuz için sizin iyiliğinizi istiyoruz, size zarar gelmesini istemiyoruz” diyorlar. Açıkçası kapanmak istemiyorum ve bunu babam dışında

Babam evde de etek ve başörtüsü ile dolaşmamı istiyor.

Buraya, uzun zamandır içimde tuttuklarımı dökmek istiyorum. Babam her zaman dindar bir insan olmuştur. Yolda gördüğü şortlu bir kıza hakaretler edebilir; tecavüzü hak ettiğini ve öyle giyinmemesi gerektiğini söyleyebilir. Küçüklüğümden beri onun baskısı altındayım. Örneğin daha 8-9 yaşlarındayken tayt giydiğim için sokağın ortasında beni azarlardı.

Başımı açma fikri içimde kaldı.

Selam. Şu an ne yazmam gerektiğini bilmiyorum ve bu yüzden içimden gelen her şeyi yazmak istiyorum. Cümlelerim biraz anlamsız olabilir, şimdiden özür dilerim. Benim hikâyem 5. sınıfta seçmeli Kur’an dersi almamla beraber başladı. Kur’an’a geçince içime gereksiz bir kapanma isteği doğdu ve bu istekle kapandım.

İnsanlara dinimi anlatmak istiyorum ama başörtüsü benim için çok ağır.

Aslında bu platformu çok uzun süredir takip ediyorum ama yazma cesaretini yeni bulabildim. 20 yaşındayım, ilkokula erken başladığım için hazırlık sınıfıyla beraber üniversite 3. sınıfı bitirdim ve mezun olmama 2 sene kaldı. Ben de 13 yaşında İmam Hatip’e başladığım zaman kapandım. Daha öncesinde de yarı

Diğer çocuklar gibi rahat hareket etmek istiyorum.

Merhabalar. Ben 15 yaşında, 10. sınıfa geçmiş kapalı bir kızım. Hikayem ortaokulda olduğum zamanlarda başlıyor. Bizim bir komşumuz vardı; kendisi hocaydı. Kızları ise ablamla ve benimle yaşıttı, çocukluk arkadaşlarımız… Ablam şu an 12. sınıfa geçti. Bizim ailede şöyle bir düşünce var; “Regl olduğun zaman kapanmalısın”.

Bu platformda, bana benden daha çok inananlar oldu.

Bu buraya yazdığım 3. yazı. 2. yazımı gönderdikten sonra kendime söz vermiştim; sıradaki yazımda başımı saran örtüyü değil, saçlarımı savuran rüzgarı anlatacaktım. Aslında bu yazıyı yazacağıma hiç inanmıyordum. Hatta ailem bile bir gün rüzgarın saçlarımı savuracağına benden daha çok inanmış olsa gerek ki buna engel olmaya

Paylaş: