Konca Kuriş

Çocukluğumda her akşam politika, din ve kültür tartışmalarının olduğu programlar olurdu. Yanlış anlaşılmasın. Özgürlüğü her kesimin tattığı, faili meçhul cinayetlerinin olmadığı, herkesin kendini tartarak bir şeyler konuşmadığı bir dönem değildi. Tersine insanlar kayboluyordu ve gazeteciler suikaste uğruyordu. Her neyse… Tüm bu baskı ortamında bir kadın aniden çıkıverdi. Özellikle akşam haberlerine konuklar gelirdi ve dinlerdik. Konca Kuriş onlardan biriydi. Birçok kanalda, defalarca izlediğimi hatırlıyorum. Yazıları ve söyledikleri konuşuluyordu. Yıllar geçti, çocuktum. Sesini hatırlamıyorum, ancak vurgulamalarını kendini ifade ediş biçimini hatırlıyorum. Cüretkardı, cesurdu ve kesinlikle korkmuyordu. 10 yıl kadar önce bir liste çıkarmıştım. Beni ben yapan anneleri sıralıyordum. Konca Kuriş onlardan biriydi. Söylediklerinden çok cesaretinden dolayı onu bu listeye koymuştum.

Şimdi size biraz Konca Kuriş kimdir ondan bahsedeceğim. Konca, 1961 yılında muhafazakar olmayan bir ailede doğuyor. Kızı Sırma Kuriş’in demesine göre kısa şortuyla bisiklete binip okula giden bir kızmış. Eve hapsetseniz ‘bacadan’ kaçarmış. Hayatı boyunca makbul kadın olmadığı gibi aynı zamanda makbul çocuk da olmamış. 15 yaşındayken 17 yaşındaki müstakbel kocasını evlenmek üzere kaçırmış. Karadenizli bir aileye “gelin gitmiş.” Aslında Konca inançsızmış. Orada da sorular sormaya, arı kovanına çomak sokmaya devam ediyormuş. Tanrıyı gösterin inanayım diyormuş etrafındakilere. Bundan dolayıdır ki hiç sevilmemiş. Yaşamının bu noktasında, muhafazakar bir ailede doğmama karşın, Konca Kuriş ile birçok ortak yönüm olduğunu anladım. Ben de sürekli sorguluyor, sorular soruyordum. Bu nedenle ben de sevilmiyordum. Konca Kuriş hasta mıydı? Evet evet, bir hastalığı vardı. Merak eden, soru soran bir kadındı o. Üstelik bu ülkede olabilecek en tehlikeli kadın tipi. İnancı hakkında soru soran kadın tipi. Neyse, Konca’nın hayatına dönelim. Hayatının bir evresinde Konca Kuriş Kur’an’la tanışıyor ve Müslüman olmaya karar veriyor. Yöresel eşarbını atıp yerine tesettüre giriyor. Ancak Konca Kuriş’e bu yetiyor mu? Hayır. Kur’an’ı anlamak istiyor. Okuyor, daha çok okuyor. 

Atina’da bir at sineği gibi dolaşan Sokrates’in sonuna doğru gidişi Konca Kuriş’in Kur’an sevgisiyle başlıyor. Kur’anı erkeklerden bağımsız olarak anlamaya çalışan ve hadisleri reddeden bir kadın mı? Kadınlar cuma namazı kılabilir diyen bir kadın mı? Kadınlar cenaze namazında ön safta yer alabilir diyen bir kadın mı? Ben kirli değilim, ben eksik değilim diyerek adetken namaz kılan, oruç tutan, Kur’an’a dokunan bir kadın mı? İş yaparken dahi beyninin bütün kıvrımlarında okuduğu o ayetleri anlamak için düşünen bir kadın mı? Kur’an’da başörtüsü zorunluluğu yoktur diyen bir kadın mı? Yüzlerce yıllık erkek egemen yorumlara karşı gelip, Kur’an’ı kendisi yorumlamaya kalkan bir kadın mı?

Kendi küçük, çekirdek ailem ile savaşımı düşündüm. Sorduğum en ufak soru, İslam’da kadının yeri hakkında yaptığım geleneksel olmayan en ufak yorum bile nasıl şiddetle karşılanmıştı gördüm. Üstelik mesela Yalnız Yürümeyeceksin’e mektup atan binlerce genç bugün 2023 yılında dahi bunu yaşarken, Konca Kuriş tüm bu düşüncelerini koca bir topluma sunma cesaretini gösterebilmişti. Tek korkusu gerçekleri daha fazla anlatamamak olan bir kadın. Bulunduğu her mecrada, herkesin muhalifi olan bir kadın. Feminist hareketin ezberini bozan, nükleer santrale karşı eylemlere katılan, sosyalistlerle savaşa hayır eylemlerine katılan o kadın. 

Yine Sırma Kuriş’in ve çevresindekilerin anlattığına göre Konca Kuriş öleceğini biliyordu. Elbette ki kıyaslanamaz, ancak ben de gerçek düşüncelerimi aileme açtığımda ne ile karşılaşacağımı biliyordum. Aslında radikal islamcı bu illegal reaksiyonların şiddetinin nerelere dek uzanabileceğini hepimiz biliyorduk. Konca Kuriş’in farkı bildiklerini söylemeyi ibadet sayması idi.

Konca Kuriş 1998 yılında kaçırılarak ve işkence görerek öldürüldü. 23 yıl önce bugün Hizbullah evine yapılan baskında naaşı bulundu. Öldürüldüğünde henüz 37 yaşındaydı. Sokrates’in öldürülmesi sırasında verdiği savunmayı Platon sayesinde okuyabiliyoruz. Peki Konca Kuriş hakkında ne biliyoruz? Çocukluğumda izlediğim o programlar, video kayıtları ve yazdığı onlarca yazı… 37 yıllık kısa ömründe ülkemizdeki kadınların hayatlarına bir çakmak gibi çakmış bu kadının birinci ağızdan fikirlerine internet üzerinden erişemiyoruz. Bu bile bugünkü korku atmosferini, Hrant Dink’in yaşadığı güvercin tedirginliğini tüm toplum olarak nasıl yaşadığımızı bize anlatıyor.

Konca Kuriş’i unutturmayacağız. Çünkü o unutulacak biri değil.

Yazan: Ayşe.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir