Yalnız Yürümeyeceksin

Her türlü baskıya maruz kalıyorum ve aldığım yegane tehdit eğitimim oluyor!

Bugün Spotify’da keşfettim burayı ve benim gibi onlarcasını görünce yazmak istedim. Yazmak… Zaten yapabildiğim tek şey bu. Kiminle paylaşabilirim ki haykırmak istediklerimi? Arkadaşlarımla mı? Ailemle mi? Yok daha neler, yürek yutmadım henüz!

11 yaşındayken kendi isteğimle kapandım, şimdi 17 yaşındayım, lise son sınıfa geçeceğim. İmam Hatipler ile herhangi bir alakam olmadı ya da ailemin herhangi bir tarikatla münasebeti de yoktu ama çok dindarlardı. Ben kapanmak istediğimde ailem karşı çıktı, “Küçüksün” dediler, haklıydılar, dinlemedim. Neden? Çünkü o sene üniversiteye giden teyzem kapanmış, herkes de çok sevinmişti. Üstelik memleketimden ayrılıp başka bir şehre, batıya taşınmıştık ve düşünmüştüm ki eğer kapanırsam teyzeme daha yakın olurum, çocukluk aklı işte. Hayatımın en kötü kararını verdiğimi bilmiyordum tabii o zamanlar. Liseye geçene kadar da kapalı olduğumu tam kavrayabildiğimi de sanmıyorum. Bazen açık olduğum zamanlardaki gibi giyiniyordum, babam da başımı açmamı söylüyordu, bak yine uyanamamışım, o zamanlarda da başımdan söküp atmamışım, şimdi kafamı duvarlara vuruyorum.

Neyse, hep başarılı bir öğrenci oldum, derece yaptım ve fen lisesine başladım. Liseye geçene kadar hep roman okumuştum, tabii roman okumak belirli bir ölçüde düşünce dünyasının gelişmesinde yardımcı oluyor ancak liseye başlamamla beraber düşünce kitaplarıyla tanıştım ve benim için bambaşka bir kapı aralandı. Hatta ilk okuduğum kitap Tolstoy’un itiraflarım kitabıydı, şimdilerde kutsal kitabım diye anarım. Ben durdurulamaz bir şekilde kitap okuyordum, düşünce yapımın temellerini Cemil Meriç’e borçluyum desem, haksızlık etmiş olmam. Ailem, benim kitaplarla olan bağımdan gurur duyuyorlardı çünkü her türlü kompozisyon yarışmasına katılıp birinci oluyordum. İlk zamanlar fark etmemişlerdi ancak bir şeyleri yavaş yavaş çakmaya başladılar, gerek konuşmalarımda gerekse kompozisyonlarımda dine sallayıp duruyordum. En sonunda din düşmanı ilan edildim.

10. sınıfın yazında bir sevgilim oldu, uzun zaman aileme fark ettirmeden devam edebildik, tam okullar açılmadan bir önceki gün telefonla konuşurken anneme yakalandım, varın gerisini siz düşünün; cehennem başladı! Annem sinir krizi geçirdi, ölecek sandım, telefonuma el koydu, bir hafta konuşmadık, annem babama da söylemedi, söyleseydi şimdi ne halde olurdum gerçekten bilmiyorum. Bir haftanın sonunda, okuldan döndüğüm bir sırada annem benimle konuşmaya karar verdi ve konuşma şu şekilde sonuçlandı; sevgilim olduğu için benim psikolojik problemlerim vardı! Nasıl ya?

Neyse, 11. sınıf ortalarında bir alt dönemim olan çok samimi bir erkek arkadaşımla eve doğru yürürken, babam yolda bizi görmüş ama çocuğu bir görseniz benim yarım kadar bir şey, hani bayağı bayağı çocuk. Ben fark etmedim babamı, arkadaşımla ayrıldıktan sonra arkamdan seslendi, ben de güle oynaya gittim yanına, kötü bir tepki beklemiyorum tabii, bana “O kim” diye sordu, “Arkadaşım” dedim, burnundan soludu, konuşmadı, öylece eve doğru yürüdük. Evde yine kıyamet koptu, inanılmaz bir şiddet gördüm, her yerim mosmor oldu. Ertesi gün okuldan da dershaneden de alacaklarını söylediler, neyse ki öğretmenlerim bir şekilde ikna ettiler. Ben bunları sırf karşı cinsten bir arkadaşım olduğu için yaşamıştım.

Bundan kısa bir süre sonra ailem kütüphaneme bakma gereksinimi duymuş, bilmem neden? Marx’ın kitaplarını, Che Guevara’dan alıntıları, Nietzsche ve Stalin görünce deliye döndüler ama bunu çok sessiz atlattım neyse ki. Dışarı çıkarken pantolonum kısa ve bileklerim görünüyor diye sürekli inanılmaz kavgalara maruz kalıyorum mesela, okuduğum kitaplardan dolayı kavga ediyoruz, karşı cinsle konuştum diye kötü kadın oluyorum. Yani diyorum ki her türlü baskıya maruz kalıyorum ve aldığım yegane tehdit eğitimim oluyor! Şimdi ben nasıl diyeyim “Başımı açmak istiyorum” diye, üniversiteyi kazandım kazandım yoksa özgürlük adı altında hapis yatmaya devam edeceğim. Ha bir de üniversiteye gidebilmem için şartım var, tıp kazanmak! Ben şimdi nefes alacağım günü bekliyorum, tek dileğim o güne kadar boğulmamak.

4 yorum

  1. Beyza

    [gizlendi] insta hesabıma bekliyorum dm den yaz canım dertleşmek istersen ben her zaman müsaitim yaşlarımda yaşadıklarımızda aynı sayılır 😘

  2. Ceycey

    Ben bu sene tıp kazandım ailem tam dediğin gibiydi açılacağımı söyledim babam buraya gelip alacağını annem kahrolduğunu ölüm haberimi alsa bu kadar üzülmeyeceğini ve daha bir sürü şey söylediler ve hepsi tehditti onlara kendimi anlatamadığımı fark edince şuan burada tüm ailemden gizli istediğim gibi yaşıyorum düşündüğüm kadar huzurlu hissedemesem de eskiye göre çok daha iyiyim umarım sende tıp kazanıp istediklerini yaparsınnn

  3. ayşenur

    merhaba sevgili çocuk! sakın ümidini kaybetme elbet bir gün gerçekten özgür bir birey olup sadece ne giyeceğin gibi küçük kararlarında değil her anlamda kendi kararlarını verebileceksin. bunu ben bile başardıysam 11 yaşında bu düşüncelere sahip olan sen kesinlikle başaracaksın. ümidini kaybetme.

  4. Merve

    Lütfen üniversiteyi hallet ve orada bitir şu işi, pes etme sakın. Şans seninle olsun