Yalnız Yürümeyeceksin

Bizim içimizde insanların öldüremeyeceği bir büyüklük var.

Merhaba. Ben şu an 17 yaşındayım. 2-3

ay sonra 18 olacağım. İlk önce şöyle, ortaokuldan liseye geçtiğim yaz tamamen

kendi isteğimle (!) kapandım. Etrafımdaki herkes dindardı, hatta o kadar güzel

dindarlardı ki, amcamın biri içkici, kumarbaz ve evli olduğu hâlde sevgilisi

var. Diğer iki amcamın gözü paradan başka bir şey görmüyor. Para için etraflarındaki

herkesi satabilirler. Dayımlar da aynı şekilde. Bunlar çok dindar ama lütfen.

Kapandıktan sonra herkesten çok güzel

tepkiler aldım. Çok güzel olmuşsun vs. Kuran kurslarına gittim her yaz. Hangi

lisede olduğumu bile Kuran kursunda öğrenmiştim.

Bir süre sonra, felsefe hocamız sağ

olsun, bir şeyleri sorgulamaya başladım. İlk başlarda ona çok kızıyordum. Hatta

ağlamıştım sinirden. O zaman bile bana çok iyi yaklaşıyordu. Sanki içimde

çıkmaya bilen beni biliyordu. Sınıfta her zaman istediği gibi konuştu, hakaret

etmeden, mantık çerçevesinde. Bir süre sonra farklı insanların da görüşlerini

okumaya, araştırmaya başladım. Bu tamamen yeni bir pencere açtı bana. Okuduğum

her insan bana “Neden?” diye

sordurdu. “Neden yaratıcıya tapmak zorundayız? Neden bize verilen hayatı

bir hiç uğruna yaşamak zorundayız? Neden erkeklerin bizden çok daha üstün

hakları var?”. Bu böyle devam etti. İnancım bir şekilde yıprandı ve artık

böyle düşünmediğimi anladım. Bu zaten benim düşüncem değilmiş.

Anneme elbette dinlere inanmıyorum

gibi bir şey söyleyemezdim. Açılmak istediğimi söyledim. Her sene birer defa.

Ta ki bu senenin yazına kadar. Ramazan bayramında erkek arkadaşımla buluştum.

Peşinden eve gittikten sonra 182’yi aradım. İntihar etmek istediğimi söyledim.

Dışarıya çıkmak istemiyordum. Bu şekilde dışarıya adım atmak dahi istemiyordum.

Yolda başını açık gördüğüm küçük kızlara bile imreniyordum. Keşke böyle

olsaydım, diye tekrarlıyordum. Çok kötü olduğumu anlattım, telefondaki kişi

bana yurda gelmek isteyip istemediğimi sordu. O an o kadar fazla cazip geldi ki

bu, evet dedim. Polisler beni aldı, evde kimse yoktu. Oturdular benimle, ne

oldu diye sordular. Ailemin ara sıra şiddet uyguladığını söyledim. Bana

ailendir yaparlar dediler, anladım ki ülkemin polisi bile sen öldürülmeden ya

da tecavüze uğramadan seninle ilgilenmiyor. Babamı arayıp eve gönderdiler.

Zindan hayatım başladı. Telefonum elimden alındı, yatılı kursa gönderildim.

Hayatımın her geçen saniyesi için ağlıyordum. Onları şikâyet etmiştim ve

cezasını çekiyordum.

Daha sonra daha kötü bir şeyle

karşılaştım, beni kapanmak için her şeyi yapan yoksa cehenneme gideceğini

söyleyen annemin başka bir insanla konuştuğunu gördüm Instagram üzerinden.

Zaman geçti ve aslında bunun tek kişi olmadığını dahi anladım. Değişik değişik

davranmaya, kendine bakmaya başlamıştı. Telefonuna şifre koydu, sürekli

sakladı. Benim bundan sonra hiç kimseye ne güvenim kaldı ne de bunu yapmaları

için bir sebep.

Üniversiteye geçince açılacağım, eğer

ki annem bir şey derse bu bildiğim şeylerle tehdit etmeyi düşünüyorum.

Biliyorum, hem acı verici hem de komik bir durum. Ama umurumda değil, kendimi

bu kadar zaman geri plana attım ve artık uğruna herkesi ateşe atabilirim. Erkek

arkadaşım beni destekliyor. Ben her zaman yanındayım diyor. Ona da yalan

söylemiştim en başta. Kapalı olduğumu bilmesini istememiştim ama o yine de bana

destek çıkıyor. Fakat korkuyorum babam bana küser diye. Abim de var ve çok

baskıcı o da.

Ne yapacağım bilmiyorum ama

üniversitede açılacağım. Burada yapamıyorum çünkü kafamı sadece geriye

bağladığımda bile okuldan alınmakla tehdit edildim.

Bunu okuyan ve aynı şeyleri yaşayan

kişilere bir kaç sözüm var. Lütfen hayatınızın berbat olmasına göz yummayın.

Lütfen. Ben eskiden bu durumun içinde olan ben varım yalnızca sanırdım. Öyle

değilmiş. Size tavsiyem lütfen istediğiniz gibi yaşayın hayatınızı. Gerekirse

tüm dünya karşınızda olsun ama lütfen yapın. Sadece vaktini bekleyin. En uygun

zamanı bekleyin ve öyle yapın.

Zamanında rehber öğretmene bile gittim. Kötü şeyler düşündüğümü söyledim. O da umursamadı. Kimse yanımda değildi erkek arkadaşımdan başka. O da olmayabilirdi, sorun değil. Bizim içimizde insanların öldüremeyeceği bir büyüklük var. Ben de sizin gibi doğru zamanı bekliyorum. Üniversiteye geçince ve bu işi yapınca anlatacağım tekrar. Lütfen boyun eğmeyin, çünkü siz yalnızca etten veya kemikten değilsiniz.

(Görsel: Bahar Sabzevari)

1 yorum

  1. Anonim

    Aynı şeyleri yaşıyoruz bir ufak detay dışında tıpatıp aynı desem yeridir.Eğer mümkünse konuşup birbirimize destek olabilir miyiz?