Her şeyi ve herkesi geride bırakıp gider okurum.

18 yaşımda ve yeni hayatımın 3. gününde yazıyorum bu yazıyı. Ben de baskıyla büyütülen kadınlardan bir tanesiyim.

İlk önce ailemi anlatmak istiyorum. Büyükbabam, babaannem, halam, annem, babam ve 3 kardeşimle 2 katlı bir evde yaşıyoruz. Büyükbabam “Herkes benim dediğim gibi yaşayacak, ben ne dersem o olur” diye düşünen klasik bir şark erkeği. Babaannem, babam ve halam da hep büyükbabam ne derse onu yapan, onun isteklerine göre yaşayan, bir dediğini ikiletmeyen kişilerdir. Annem babamla evlendikten sonra o da büyükbabamın bir dediğini ikiletmeden yaşamış. Yani kısacası evdeki herkes kendisinden korkar ve onun kurallarına göre yaşar. Ben hariç!

Ben küçüklüğümden beri hep “O etek kısa giyemezsin”, “Onun kolu kısa olmaz”, “Otelde mezuniyet mi olur, orası fuhuş yuvası gidemezsin” gibi cümlelerle büyütüldüm, çok büyük heveslerle aldığım etekleri hevesimi kursağımda bıraktırarak giydirmediklerini asla unutmayacağım.

Annem aslında asla onlar gibi düşünmeyen, özgürlükçü ve kültürlü biri fakat hayatı boyunca karşısındaki insanlar için yaşamış, hep edilgen ve hep pasif konumda olmuş. Annemin bizim üzerimizdeki söz hakkı herkesten sonra geliyordu, böyle olmasından nefret etti hep ama hiç direnmedi, hiç mücadele etmedi.

Ben liseye başlarken kapanmam gerektiği düşüncesiyle büyütüldüm, bunun aksi bir seçenek dahi olamazdı yoksa okutulmazdım. Zaten o sıralar annem gibiydim, hiç istemeden “Allah’ım öleyim ama kapanmayayım.” diyerek ağladığım geceleri asla unutamıyorum. Bu şekilde kapatıldım. Böylece kapalı başladım liseye.

Lise 2. sınıfta aşırı derecede kitap okumaya başladım. Yaptığım tek şey odama kapanıp saatlerce kitap okumaktı. Okudukça öğreniyor, öğrendikçe özgürleşiyordum. Ve her şeyden, herkesten, bu saçma düzenden nefret etmeye başladım. 3 yıl boyunca hep okudum, araştırdım ve sonunda ibadetlerin insanın iradesiyle yapılmadığı takdirde bir değeri olmadığını anladım.

Artık gözüm açılmıştı, yani en çok korktukları şey olmuştu.

Her geçen gün fikirlerim biraz daha değişti. Artık bana öğretilen her şeyi reddediyorum. Küçücük yaşta zorla kapatılmayı, çocuklara öğrenmeyi öğretmeden kendi doğrularını dikte etmeyi, insan olmayı öğretmekten önce ibadetleri zorla yaptırmayı, daha kendini tanımayan ergenlerin üzerinde psikolojik baskıyla dini tanıtmalarını, Allah’ı sadece cezalandıran bir güç olarak göstermelerini, kadınları ikinci sınıf görmelerini, her şeyi ve herkesin doğrularını reddediyorum.

Lise son sınıfta açılma düşüncesinden başka bir şey düşünemez oldum ve lisenin bitmesine 2 ay kala bir öfke patlamasıyla beraber açılacağımı söyledim. Hiç beklemediğim şekilde en büyük tepkiyi annemden aldım. “Bana bir daha anne diyemezsin” dedi.

Sadece hissettiğim gibi yaşamak istediğim için beni reddetmeye hazırlardı ama ben de hazırdım resti çekmeye. Açıldım. Sınavdan bir gün sonra birden bire açık çıktım. Dayımgile gittim, akşam orada kaldım, büyükbabam aradı “Seni perişan ederim, seni mahvederim, seni okutmam” gibi tehditler savurdu. Ertesi gece gittiğimde biraz yumuşamıştı. Annem ve babamla konuşmuyorduk, beni onlarla barıştırdı, sonra da eğer kapanmazsam beni okutmayacağını söyledi. Ben her şeyi göze almıştım, git deseler gidecektim. Polise giderdim, 6284’den yararlanmak istediğimi söyleyip üniversiteye başlayana kadar kadın sığınma evinde kalmaya hazırdım.

Üniversiteye başlamama 3 ay varken hala kapanmazsam okutmayacağını söylüyor ama benim hayatımın ve tercihlerimin onun iki dudağı arasında olmadığını hala anlayamadı! Ama üç ay sonra anlayacak. Her şeyi ve herkesi geride bırakıp gider okurum. Bunu da kimseye soracak değilim.

Siz siz olun hayatınızı hiç kimsenin iki dudağı arasında bırakmayın. Cesur olun. Ne olur mücadele edin, hiçbir şeyi mücadele etmeden başaramayız. Karşınızdaki insanlara ne kadar kararlı olduğunuzu gösterin, gerekirse polise gitmekle tehdit edin.

Ben özgürleştim. Açıldığım için değil, istediğim gibi yaşadığım için özgürüm artık. Ve eğer bir gün kapanacaksam kimseden korktuğum için değil, kimseyi üzmemek için değil, Allah için kapanırım!

Siz de istediğiniz gibi yaşayın. Hiç kimseden ve hiçbir şeyden korkmayın. Başka türlüsü yaşamak olmaz, nefes almak olur.

(Görsel: Ravshaniya)

Paylaş:

Comments (7)

  1. Deist Eleman

    Yazdıklarından belli oluyor okuduğun. Muhtemelen bir ay kadar sonra kurtulacaksın oralardan. İstediğin bir şehir ve/veya bölüm gelmiştir umarım. Kararlılığın ve özgürleştiğin için kutlarım. Yolun açık ve yanında hep aydın insanlar olsun.

    • Öncelikle teşekkür ederim. Ailem şuanda durumu kabullendiler. İstanbul’da hukuk fakültesi yada siyaset bilimi okumak istiyorum o yüzden bir sene daha hazırlanacağım sınava.

  2. Canım seni çok tebrik ederim bravo yaptığının arkasında ol ibadet Allah iicn isteyerek yapılır başkası için değil umarım bizde bir gün acildik deriz bu baskıdan kopup

  3. Lütfen e posta adresini alabilir miyim bir konuda soru sormak istiyorum

  4. Ne kadar harika birisisin sen! Azmine, cesaretine hayran olmamak ne mümkün? Lütfen bizi sonuçlardan haberdar et. Okulların açılmasına çok az kaldı. Her şey yolunda mı? Umarım öyledir. Sevgilerimle.

    • Ailem durumu kabullendiler. Artık hiçbiri eskisi gibi değil. Herkes çok değişti iyi yönde. Bende sınava bir sene daha hazırlanmaya karar verdim. İyi dilekleriniz ve övgüleriniz için çok teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir