Bana “Kapanacak mısın” demediler, “Ne zaman kapanacaksın” dediler.

16 yaşındayım. Kapanalı yaklaşık bir sene oldu ama kapalı olmak gittikçe daha zor geliyor bana. Bir süre boyunca sevdiğimi sandım ama aslında hiç sevmemişim. Ailem bana sürekli “Kapan” demedi, ara ara söylediler bunu ama o baskıyı üzerimde hep hissettim. Zaten bu evde doğduysam bir gün mutlaka kapanacaktım. Tüm akrabalarım kapalı. Açık insanlara, özellikle açılan insanlara farklı bakıyorlar. Bana “Kapanacak mısın kızım” demediler, “Ne zaman kapanacaksın” dediler. Bu iki soru size aynı gelebilir ama dikkatlice okursanız o kadar farklı sorular ki…

Kapanmadan önceki son zamanlarımda çok fazla üstüme gelmeye başladılar, sürekli “Artık kapan” dediler. Ben kapanmama ihtimalini bile düşünmedim, düşünemedim. O kadar ağır geldi ki ilk taktığım gün. Bir de bilerek kalabalık yerlere götürdüler alışayım diye, kıyafetler aldılar üzülmeyeyim diye ama onlar da içten içe bunu hiç istemediğimi biliyorlardı. Her gün çok ağır geldi şal yapmak. Şalımı yapmadan önce hep saçımı tarardım, ne kadar güzel olduklarına bakardım. Ama son 2-3 aydır neredeyse hiç taramıyorum çünkü ne kadar güzel olduklarını gördükçe ve o şekilde daha çok kendim gibi hissettiğimi anladıkça açılma düşüncem kat kat artıyor. Hatta saçlarımı çok kısa kesmeyi düşünüyorum, açılma isteğim gitsin diye.

Her geçen gün soğudum şal yapmaktan, kendimden… Uzun şeyler giymek çok zor geliyor, kaldıramıyorum. Şu son dönemde daha çok düşünmeye başladım. 2-3 aydır her gün saatlerce düşünüyorum. Rüzgar saçlarımı savursun istiyorum. Üstelik daha 16 yaşındayım. Bu ben değilim. Yaşamak istediğim hayat bu değil ama yaşamaya mecbur bırakıldığım hayat bu. Beni daha dindar biri yapmaya çalışırlarken, dini inancımın zedelendiğinin farkında bile değiller. Hiçbir şeyden zevk alamıyorum. Rahatça hareket edemiyorum. Saçlarımı çok seviyorum. Tüm bunları düşünürken kendimi çok yıpratıyorum. Bunu da dindarlık olarak görmüyorum, ki dindarlık bile olsa herkesin din seçme özgürlüğü var ve zorlamamalılar. Çok farklı bir boyut bu zorlamalar.

Anneme bir defasında “Kendimi bu şekilde beğenmiyorum” dediğimde “Saçmalama” tarzı şeyler söyleyip bana bir süre soğuk davrandı. Anneme tekrar söylemeye çok korkuyorum. Annem ikna olsa bile babam asla olmaz. Çok değişik insanlar, fazla muhafazakarlar. Ben açılmak istediğimi söylediğim zaman buna kesinlikle olumlu bakmayacaklar ama istemiyorum ya, istemiyorum! Bir insan kendi evladını neden üzmek ister ki?

Akrabalarımın bana sürekli nasihat vermesini istemiyorum. Her gün sofrada babamın iğrenir gözlerle bana baktığını görmek istemiyorum. Annemin kinayeli sözlerini duymak istemiyorum. Bazı insanların benim ağzıma dahi alamayacağım sözleri arkamdan söylemelerini istemiyorum. Bazı arkadaşlarımın beni garipsemelerinden korkuyorum. Çok şey mi istiyorum ben? Sadece saçlarımı açmak istiyorum ve bunda da bir gariplik göremiyorum.

Çok doğal bir olayın hayal haline dönüşmesi gerçekten üzücü. Ve sanırım hep hayal olarak kalacak benim için. Mesela ben şu an neden bunu yazmak zorunda bırakılıyorum? Neden her gün aklıma geldikçe ağlıyorum? Artık geceleri düşünmekten uyuyamıyorum ben, gözlerim acıyor. Sizin yanınızda doğdum diye illa sizin gibi olacak değilim ya. Herkesin kendi hayatı var. Başkalarının hayatına karışamazsınız. Bırakın da istediğim gibi yaşayayım.

Dolu gözlerle yazdığım bu mektup, keşke beni bu sıkıntıdan kurtarsa. Sanki içime bir damla zehir olarak düştü de şimdi her yere yayılıyormuş gibi. Okuyanlara çok teşekkürler. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Lütfen yardım edin. Yorumlarınızı ve önerilerinizi bekliyorum.

(Görsel: Edvard Munch)

Comments (5)

  1. Lütfen pes etme bu durumda olan o kadar çok insan var ki hatta daha kötüleri bile var daha yaşımız küçük bende 17 yaşındayım daha yaşayacağımız çok sene var ömrümüz uzun olursa inşallah lütfen bana instagramın varsa yaz konuşmayı çok isterim bende böyle bir çıkmazın içerisindeyim
    İnstagram : @elifsaydannn

  2. eğer olacak gibi değilse sana söyleyeceğim şey dayan olacak. biraz daha sabret. onların tersine gittikçe gözlerinden daha da düşüp belki de daha fazla dayak yiyeceksin. dayan. belki ilerde artık büyüdüğünü anladıklarında sen açılırsın. onlara her şeyin kapanmaktan ibaret olmadığını göster. senin de duygularının olduğunu.

    yüzlerce kişiyiz. hepimizin sorunları o kadar aynı ki. arkandayız. asla pes etme.

    semi seviyorum, sen olduğun için.

  3. Ölene kadar değiştirebileceğin o kadar şey var ki inan, hayallerine daha sıkı tutun. Başaracaksın bunu kimse durduramaz, kendine inandığın sürece başarırsın.

  4. başaracaksın ailen muhafazakar değil bunun adı bencillik ve başka bir insanın hayatını çalmak aynı durumda olduğumuz için biliyorum yardım etmemi istersen instagram hesabıma yaz kendini tanıtırsan seni tanırım instagram hesabım Ummu3037

  5. Sınırlar-Henri Cloud, John Townsend ve Rollo May- Kendini Arayan bu kitaplara bi bakmanı tavsiye ederim. Eğer fiziki olarak kitapları bulundurman sıkıntı olacak gibiyse internetten de araştırıp edinebilirsin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir