Özgürlük bir kere kanına girince hiçbir parmaklık seni tutsak edemiyormuş.

Merhaba, kafamın içinde deli dana gibi koşturan düşüncelerle birlikte kendi hikayemi anlatmak istiyorum.

Aslında burada okuduğum bazı hikayelerin aksine normal bir aileye, normal bir dünyaya gelmiştim. İlk çocuktum, gerçekten istediğim her şey vardı ve tabii her ailede olan bazı sıkıntılar da… Her neyse, ne olduysa annemin babasının vefat etmesiyle başladı. Annem sürekli bunalımdaydı, boşluğa düşmüş gibiydi. Ben de o zamanlar daha 12 yaşındaydım. Olanların farkında bile değildim. Annem, bu boşluğu doldurmak için çeşitli insanlarla görüşmeye başladı. Sonra birdenbire çarşafa girdi ve bir cemaate dahil oldu. Ardından ben de ondan etkilenip ilk olarak kapandım ve sonrasında zaten başarılı olmayan eğitim hayatımı noktalayıp, cemaate dahil oldum.

Pantolon giymemiz yasaktı. Yatarken bile elbise giymemiz gerekiyordu. Zorunda kalmadıkça erkeklerle konuşmamız da yasaktı. Cemaatte birçok olayla karşılaştım ve bunlar gözümü açmama sebep oldu. Tekrardan eğitim hayatıma devam etmek istedim, ne ailem izin verdi ne de cemaatteki hocalarım… Ben de böyle olmayacağını anlayarak cemaatten kaçtım, koşarken içimde sanki bir şeyler kanat çırpıyordu. O kadar koşmuştum ki çorabım yırtıldı, ayakkabım aşındı…

Üstümdeki ferace beni olduğumdan daha yaşlı gösteriyordu. Yardıma muhtaç bir halim vardı, insanlar da zaten bana acır gibi bakıyorlardı. Anneanneme sığınmıştım o zamanlar, annemgille bir ay kadar görüşmedik, beni geri döndürmeye çalıştılar ama vazgeçmedim. Hala daha bana dayatılan görüşler var ama ben onlarla da mücadele ediyorum.

Şu anda bir öğretmen adayıyım ve gerçekten buraya gelebilmek için çok mücadele verdim. Özgürlük bir kere kanına girince hiçbir parmaklık seni tutsak edemiyormuş. Dinlediğin için teşekkür ederim, bol mavili özgür günler…

(Görsel: Remedios Varo)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.