“Kurtuluşun yok.”

Merhabalar.

12 yaşındayım ve henüz kapalı değilim. Bu, siteye yazdığım 4. mektup. Mektupların hiçbiri paylaşılmadı, ya size ulaşmadı ya da çok fazla yoğunluk var.

Her neyse, muhafazakâr denilecek bir ailenin kızıyım. Anne tarafım çok dindar, baba tarafım ise Doğulu olsa bile o kadar dindar ve insanların hayatlarına karışacak insanlar değiller. Bu yaz denize gittik, her şey orada başladı. Önceden bugünün geleceğini biliyordum fakat bu kadar erken değil. Yemek yerken kapanma konusu açıldı ve birden annem savunmaya geçti, babam her zamanki gibi anlayışlıydı, sen bilirsin, gibi sözler söyledi. Sonrasında denize gittik. Denize girmeyecektim çünkü açık halimle bile kendimden utanıyorum. Hiçbir zaman ben, ben olamadım. Denize bakmayı severdim; buralarda bulamadığım huzuru denizde bulurdum sanki ama o gün denize küstüm ben. Annemle şezlongda oturmuş ağlayarak istemediğimi söylemeye çalışıyordum, sürekli kendimden utanmamı, arkadaşlarım gibi olamayacağımı vb. acı gerçekleri yüzüme vuruyordu. Son söylediği cümle hala kulaklarımda yankılanıyor sanki; “Kurtuluşun yok.” Bu cümleden sonra bütün çocukluğum o kumun altına gömüldü, gerçi ne zaman çocuk olmuştum ki, koca bir kadındım ben, koca bir kadın..

Ablam da kapalı, zorla kapanmadı, isteyerek de. Annem bir kere, kapan, demiş, kapanmış 11 yaşında. Ablam liseye kadar açık kalmam için annemi ikna etti. Ben de bir ablam (19) var diye seviniyordum. Benimki de saflık işte. Geçenlerde ablamı, anneme ne derken duydum biliyor musunuz? “Anne, bu kız ne kadar açık kalacak? Ben onun yaşındayken kapalıydım, hala kapanmamak için ısrar ediyor. Keşke bana yaptığın şeylerin aynısını da ona yapsan.” Evet, doğru duydunuz, bunu ablam söylemişti… Artık hiç umudum kalmadı biliyor musunuz? Babam da gitgide anneme dönüşüyor.

Ben boğuluyorum sanki. Önümde bir sınav var ve ben düşüncelerde boğuluyorum, ders çalışamıyorum. Belki güzel bir lise kazanırsam her şey daha farklı olabilir. Hala bir umudum var sanırım. Bunların hepsini ablam gibi olmak istemediğimden yapıyorum. Evet o mutlu, kendini seviyor, güzel, hayat dolu fakat hala evden çıkarken izin alıyor ve eve geç gelemiyor, kısacası bir şey alırken bile izin alıyor. Peki abim ondan 1 yaş büyük olmasına rağmen neden onun yaptıklarının gramını bile yapmıyor? Neden bu düzen böyle? Ben bu düzeni değiştirmek istiyorum. Ve galiba burada gördüğüm başarmış, başarmaya çalışan genç kadınlar sayesinde bu düzeni yıkacağım, yıkacağız!

(Görsel: Alice Neel)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.