6 sene boyunca her günümü bu satırları yazmayı hayal ederek geçirdim.

Sanırım 6 sene boyunca her günümü bu satırları yazmayı hayal ederek geçirdim. Ve evet, başardım! 6 senelik esaretimden kurtuldum. Bu siteye daha öncesinde de yazmıştım, nasıl baskıcı bir ailede büyüdüğümü ve açılmamın imkânsız olduğunu söylemiştim. Oysa hayır kızlar, gerçekten imkânsız diye bir şey yokmuş. Saçlarımı özgürce savurmanın verdiği hissiyatı tarif edebilmem mümkün değil. Fikirlerimi özgürce dile getirebilmekten bahsetmiyorum bile… Pes etmeyin kızlar, bir gün siz de başaracaksınız.

İlham kaynağı olması açısından aileme nasıl açıldığımı da anlatmak istiyorum. Anneme açılmak istediğimi ilk kez 2 sene önce söyledim. Böyle bir şeyin mümkün olmadığını söyledi, “Şeytanın vesvesesi, gelir geçer” dedi. Sonra uzun bir süre bu konuyu açmadım. Annemle 2 sene içerisinde en fazla 5 kere bu konuyu konuşmuşumdur. Bu yaz babamla bir yolculuğa çıktık. Ben henüz ona bir şey söylemeden o benim açılmak istediğimi anlamış, “Açılmak istiyorsan sana mâni olamam” dedi. Ben ise sesimi çıkarmadım. Yolculuktan döndüğümüzde bu konuyu babama açtım fakat annem araya dahil olup hakaretler savurduğu için açılamadım. Asıl olaya gelecek olursak, geçen hafta anne ve babamla tekrar konuştum. Annem artık alışmışçasına “Git, babanla konuş bu konuyu” dedi. Babamla konuştuğumda ise yine aynı cümleleri duydum ve ertesi gün açıldım! Şu an annemle konuşmuyoruz fakat bunun sonsuza kadar sürmeyeceğini biliyorum. Zamanla alışacaktır. Sadece korkmamak ve yılmamak önemli. Hepimiz başaracağız…

(Görsel: Joaquín Sorolla y Bastida)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.