Askılı ya da şort giymek istediğimde suçluluk duyuyordum.

Dindar bir ailenin kızıyım. Kapalı değilim ama arada annem imasını yapar. Askılı, şort vesaire giymeme izin vermezler. Liseyi yurtta okudum ve onlar yanımda değilken bile onların kurallarının dışına çıkmadım. Çünkü yokmuş gibi gözükse de aslında bir baskı vardı ve askılı ya da şort giymek istediğimde suçluluk duyuyordum. 12. sınıfın 2. döneminde pandemi nedeniyle evdeydim ve o kadar bunalmıştım ki… Annemin namaz kılmadığımda “Sen çok değiştin” demesi. Babamdan izin almadan denize gidemiyordum ve onlar bunu normal buluyorlar. Bir keresinde 15-20 dakikalık bir otobüs yolculuğuyla bir arkadaşımın yanına gidecektim ve babama sabah gideceğimi söylediğimde “Gidemezsin, benden izin aldın mı?” dedi. 19 yaşındayım ve yetişkin bir bireyim ama bana, kararlarıma saygı duyulmadığını hissettiriyorlar. Yetişkin olduğumu, kararlarımı kendim alabileceğimi söylediğimde ise “Biz çevreye güvenmiyoruz” diyorlar.

Aklıma geldikçe hâlâ ağlayacak gibi olduğum bir konu daha var. Ben bir gün babamın işyerine gitmiştim. Orada suratı beş karış asıktı. O gün de üstümde tişört, altımda eşofman var. Bana “Dön arkanı” dedi. Ne olduğunu anlamadım, otomatik olarak döndüm. Sonra şunları ekledi: “Biri arayıp kıyafetine laf etti de ona sinirlendim”. O kadar üzüldüm ki aklıma geldikçe hâlâ ağlarım. Sonrasında babam durumu toparlamaya çalıştı ama babama karşı güvenim biraz daha kırıldı.

Son olarak şunu söylemek istiyorum. Ben ilk defa regl olduğumda birkaç gün ne olduğunu anlamamıştım. Sonra annem fark edince bana durumu açıklamak yerine anlamadığım için kızmıştı. Gece uyurken çarşafa leke geçebiliyordu. Annem her seferinde “Pedini düzgün koyamıyor musun? Niye her seferinde çarşafta leke oluyor?” diye kızardı. Bir süre sonra çarşafa leke çıkmasın diye hiç hijyenik olmadığı halde pedin üstüne peçete de koymaya başladım. 3-4 sene böyle devam etti. Annem o zamanlara nazaran bu konularda artık daha bilgili ama bu ona kırgın olduğum gerçeğini değiştirmiyor. Şimdi üniversitedeyim ve evden gittiğimde üstümde öyle bir rahatlama oldu ki… Kararlarımı onlara söylemek isterdim ama cesaret edemiyorum.

(Görsel: Karl Hofer)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.