İmam Hatip ortaokuluna gidiyordum ve başımızı kapatmamız zorunluydu.

Merhaba. Ben küçük bir şehirde yaşayan 17 yaşında bir kızım. Herkesinki gibi benim ailem de çok dindardır. Eskiden babam pek öyle değildi ama annem zamanla onu da kendisine benzetti. 7 yaşımdan itibaren yazları Kur’an kurslarına gönderildim. Mahalledeki en yakın arkadaşım İmam Hatip ortaokuluna gidiyor diye ben de oraya gitmek istedim ve ailemin canına minnet oldu. 4. sınıfın yaz tatilinde ise ilk kez regl oldum. Annemin o zamanlar bana ne söylediğini hatırlamıyorum ama teyzemin eşi “Ne zaman kapanacaksın?” deyip duruyordu. Açıkçası ben bunu hiç düşünmüyordum. Ta ki o benden 2 yaş büyük en yakın arkadaşım kapanana kadar… Evet, 5. sınıfta arkadaşım kapandı diye ben de kapandım. Kimse de beni uyarmadı, bilgi vermedi. Sadece annem, “Emin misin, bir daha başını açamazsın” demişti. O zamanlar pek sıkıntı değildi çünkü sonuçta bir İmam Hatip ortaokuluna gidiyordum ve başımızı kapatmamız zorunluydu.

Çok değil, 1 sene sonra açmak istedim. Babam beni okula göndermemekle tehdit etti. O zamandan beri şalımı yapmadan önce aynaya bakıp “Çok güzelim” diyor ve sonrasında somurtarak başımı kapatıyorum, hiç şaşmıyor. Ortaokul bu şekilde geçtikten sonra puanım Fen lisesini tutmasına rağmen ailem tarafından bu sefer zorla İmam Hatip’e gönderildim. Annemin sebebi “başka lisede olursam sınırlarımı aşacağım” idi. Günlerce ağladım, umurlarında bile olmadı. Yıllar yılı her şey içimde birikti. Zaten küçüklükten beri dini önemseyen bir insan değilim. Daha çok sorguladım, bir şeylerin yanlış olduğunu zaten biliyordum.

11. sınıfın 2. dönemi anneme başımı açmak istediğimi söyledim. Ağladı, hiçbir şey demedi. Bu konu aramızda 2 kez daha konuşuldu. Yaz tatilinde ise bütün arkadaşlarım tek tek başını açmaya başladı. 3 ayda başını açan arkadaşlarımın sayısı 4 oldu. Ben iyice baskıda hissettim ve tekrar anneme söyledim. O gün annem de babama söyledi. Babamın dediği ilk şey “Açamaz” oldu. Çok ağladım, çok tartıştık. Orospu iması yapıldı, dayak yedim. Ben odamda sessizce ağlamaya çalışırken babam gelip “Boşuna ağlama, açamazsın başını” deyip gitti. Kendisinin ablası da daha önce kapalı değildi, kuzenlerinin hiçbiri değil ama bana kapalı olmamanın orospuluk olduğunu söylüyor. Cevap verirsem “Sus” diyor, vermesem “Konuş” diyor.

Bir gün ben odamdaydım. Annem, babama “Açsın” gibi bir şeyler söyledi. Babamın cevabı da “Yarın bir gün üniversiteye gidecek” oldu. Daha sonra beni yanına çağırıp “Başını açamazsın, açarsan hakkımı helal etmem” dedi. Açıkçası benim pek umurumda değil çünkü parası dışında üzerimde başka bir hakkı olduğunu düşünmüyorum. Tek korkum, üniversitede açılırsam maddi desteği kesmesi ya da gittiğim şehre gelip beni eve getirmesi. Öyle bir durum olursa sonum belli. Çünkü kendisi birkaç ay önce sırf dershaneden erkek bir arkadaşımla fotoğraf paylaştığım için beni yerlerde sürükleyerek şiddet uygulayan ve öldürmekle tehdit eden biri. Bilmiyorum, en fazla birkaç yıl daha dayanırım. Maddi bağımsızlığımı kazanırım ve sonra herkesle olan bağımı keserim. Buraya içimi dökebildiğim için şanslı hissediyorum. Umarım bir gün bizim gibi olan herkesin saçları yağmurlara, rüzgarlara kavuşur.

(Görsel: Pierre Mornet)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.