Kendi isteğimle kapandığımı söylüyordum, bana başka bir seçeneğin sunulmadığını büyüdüğümde fark ettim.

Merhaba, yazılanları okuyunca farklı yerlerde aynı şeyleri yaşadığımız yüzlerce kişinin olması beni inanılmaz sarstı. Ben de kendi hikayemi anlatmak istiyorum.

13 yaşımda, 8. sınıfa başlamadan bir hafta önce en yakın arkadaşımla verdiğimiz ani bir karar sonucu başımızı örttük. Aslında o zamanlar kendi isteğimle başımı örttüğümü sanıyordum. İnsanlar bana “Kendi isteğinle mi kapandın, yoksa ailen mi zorladı?” diye sorduklarında çok şaşırıyordum ve tabii ki kendi isteğimle kapandığımı söylüyordum. Bana başka bir seçeneğin sunulmadığını büyüdüğümde fark ettim. Annem belki bana “Başını kapat!” demedi ama “Zaten başını kapatacaksın… Başını kapattığında…” gibi cümlelerle aslında bunun bir zorunluluk olduğunu, mutlaka başımı kapatmam gerektiğini düşündürdü. Ben de ‘Zaten başımı örteceğim, ha şimdi ha sonra’ diyerek başımı kapattım.

Aradan 6 sene geçti; 19 yaşındayım, üniversiteye başladım. Son 1 yıldır aklımda başörtüsü hakkında sorular var. ‘Neden başımı örtüyorum?’ diye hep kendimi sorguladım. Allah neden bizden böyle bir şey istiyor? Bütün mesele saçlarım mı? Saçlarımı kapatınca mükemmel bir Müslüman mı oluyorum? Akrabalarımın gözünde öyle. Zaten pantolon giyiyorum, başı açık kızlardan tek farkım üzerime giydiğim şeylerin diz kapağıma yakın olması ve saçlarımı örtmem. Tam anlamıyla tesettüre uymuyorum.

Bu arada başımı kapatmamda babam çok büyük bir etkendi. İstanbul’a taşındığımızda 11 yaşındaydım. Neredeyse 15 yaşıma kadar büyük bir baskı altındaydım. Babam bırakın arkadaşlarımı; kuzenlerimle bile gezmeye göndermez, onlarda kalmama izin vermez, etek giydiğimde kıyametleri kopartır, giydiğim kıyafetlerden dolayı insanların içinde bana hakaret edip beni küçük düşürürdü. Bir gün bu davranışlarına dayanamayıp bağıra bağıra ağlayıp “Yeter artık, insanların içinde bana böyle davranma” diye haykırdığım günü hiç unutmuyorum. Babam gerçekten her anlamda geri kalmış bir insan. Mesela onunla asla regl hakkında konuşamam, eve gelirken marketten ped almasını rica edemem, babamın yanında askılı tişörtle şortla oturamam. Çünkü bunlar ona göre çok ayıp şeylermiş! Hâlâ bazen yaşadıklarımı hatırlayıp gözyaşlarına boğuluyorum.

Annem ise ev hanımı. Dinine bağlı bir kadın. Kız kardeşim birkaç ay önce başını açmak istediğini söylediğinde ona “Saçının bir telini bile erkekler gördüğünde cehennemde cayır cayır yanacaksın” dedi. Ben dünyada bu denli kötülükler yaşanıyorken benim başımdaki saç için cehenneme gideceğimi düşünmüyorum. Kadını toplumdan soyutlamaya çalışan, erkeği kadından üstün gören zihniyetten ve kadın sadece evinde otursun, çocuklarına yemek yapsın, kocasıyla ilgilensin düşüncesinden nefret ediyorum. Siyasetle ilgilenmeye başladıktan, siyasal İslam’ı gördükten sonra dinimden de uzaklaştığımı ve soğuduğumu hissediyorum. Dedikleri gibi dindar bir nesil yetiştirmeye çalışırken insanları dinden soğuttular. Saçlarımın arasında rüzgârı hissetmek. Artık tek istediğim bu. Başımı açmaya karar verdim ve sanırım son zamanlarda verdiğim en doğru karar bu.

(Görsel: Paula Rego)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.