Üniversite okuyan birini saat 6’da arayıp “Neredesin sen!” diye bağırmasına katlanamıyorum.

Merhaba, ben de buradakiler gibi geleneksel, dinsel, eril baskılara uğruyorum. Öncelikle 20 yaşıma yeni girdim. Ailem aslen doğulu, ama başka şehirde yaşıyoruz. Ben üniversite için şehir dışına gidemedim. Babam normalde üniversite kazanacağımı düşünmezdi. Ortalama bir puan alınca rehberliğe üniversite seçimine gittik. Babam maalesef zorla geldi, “Şehir dışı yazdırmayayım.” diye. Onun gelmesini istemediğimi biliyordu, ama onun için önemli değil tabii. Zaten geçen sene de “Üniversiteyi burada annenin dizinin dibinde okursun” demişti. Bana örtünme baskısı yapılmadı, çünkü ben hep tepkiliydim böyle şeylere. Dindar takılmadım hiç, dinlere de inanmıyorum hatta tiksiniyorum. Ama kıyafetime hiç çekinmeden karışıp yorum yaparlar, o ayrı. Halihazırda üniversite 3. sınıfım, ama ben hiç genç olamadım sanırım. Hiçbir gece dışarı çıkmadım, hiç konsere gitmedim. Anneme tiyatro düzeni oluşturmak istediğimi söylemiştim. Tiyatrolar 8 gibi başlıyor diye izin vermemeye getirmişti. Üniversite hayatına dair bir hayatım yok. 7’de evde olurum. O da hafta içi zaten.

Şöyle ki istediklerimi, erkek arkadaşımla buluşmamı ‘Okula gidiyorum’ bahanesiyle yapıyorum. Yani okul varsa rahat sayılırım. Mesela pandemide 1,5 yıl boyunca bir kere kız arkadaşımla buluştum. Bunları sakince anlattığıma bakmayın, aşırı rahatsızım, Aile baskısı beni hep rahatsız etmiştir, şimdi çok üzgün, kaygılı ve mutsuzum. Pek iyi bir bölüm okumuyorum. Şehir dışında iş bulur giderim diyemiyorum o yüzden. Zaten gitmek istesem iş bulmuş olsam bile göndermezler belki . Çok korkuyorum arkadaşlar, okulun bitmesine kalmış 1 yıl, ne yapacağımı bilmiyorum. Bu saçma hayatı baştan aşağı değiştirmek istiyorum. Üniversite okuyan birini saat 6’da arayıp “Neredesin sen” diye bağırmasına katlanamıyorum. Annemin “Sen kızsın, o erkek” ayrımı yapmasına katlanamıyorum. Ben şu zamana kadar anneme erkek arkadaşımı hiç anlatmadım, çünkü sormadı ve zaten kabul etmezdi. Bir kere erkek arkadaşım olduğu öğrenildi. Babam beni takip etmişti ve baya rezillik çıkmıştı o gün. Altı üstü erkek arkadaşımla buluştuk, ama hâlâ kaç yıl önceki olayla suçlanıyorum. Annem bana o olaydan sonra ‘orospu’ demişti, ama erkek kardeşlerim sürekli erkek-kız karışık gezer. Onlara bir sorun yok. Annem, iş bulunca evlenmemi bekliyor, ama ben hiç bağımsız olmamışken başka bir erkeğin benden ona bağlı olmamı beklemesini de istemiyorum. Ben artık aileden tamamen kurtulmak, biraz da kendime yetmek istiyorum. Bu şartlarda bu durumun zorluğunu anlatamam. Onlara olan nefretimi ve sevgisizliğimi de anlatamam. Ot gibi olan hayatım üniversite de bitince iyice ot olacak. Sürekli aklımda bu konu var, çok korkunç. Sanırım iş de bulamazsam evden kaçacağım. Bu kötü bir senaryo, ama artık katlanmak istemiyorum. Bilmiyorum, siz ne düşünürsünüz, yorumlarını bekliyorum. Oldukça yüzeysel anlattım, belki bir kere daha yazar, detaylandırırım. Sevgilerimle.

(Görsel: Karl Hofer)

Comments (3)

  1. Ben de senin gibi dışarıda okuyamadım ama abim yüzümden şimdi de millete bakıp iç geçiriyorum. Biz üniversite hayatından anlayamadığımızı inşallah iş hayatında görürüz

  2. ”…ama ben hiç genç olamadım sanırım.” Cümlesini okuduktan sonra göz yaşlarımı tutamadım. Tek düşünebildiğim umarım bir an önce okulunu bitirir şehir dışına gider ve kendi hayatını yaşamaya başlarsın düşüncesi oldu. Bu düzen böyle gitmeyecek, devran dönecek bundan emin olabilirsin. Kadınlar hep yanındalar, bunu sakın unutma. Okuduğun bölümün işini yapmak zorunda değilsin, iki tane ev arkadaşı bulup kendi evine çıkabilirsin. Ben de 20 yaşındayım, benim de okulum bitiyor ve işsiz kalıp memlekete dönmek zorunda kalmaktan çok korkuyorum. Ama böyle olması gerekmiyor, biz birbirimiz için varız bunu sakın unutma. Hayat inanılmaz sürprizlerle dolu sakın ümidini kaybetme. Bu 8 Mart’ta senin için de yürüyor olacağım, kim olduğunu, nerede olduğunu bilmesem de yanında olduğumu bilmeni istiyorum. Asla yalnız yürümeyeceksin! <3

  3. Lütfen asla umudunu kaybetme. Ot gibi yaşarım zaten iş bulamam gibi şeyler söyleme. Sen yeter ki kendine inan. Her şeyi yoluna soktuktan sonra çevrendeki toksik insanları hayatından çıkar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.