Annem, “Artık konuyu ölene kadar kapat çünkü sen ölsen de o başörtü sende kalacak” dedi.

Merhaba, ben de buradaki çoğu kişi gibiyim, ama sanırım bu sefer çok yaklaştım. Ben 9-10 yaşındayken kapandım. İnsanlar kendi rızam olduğunu sanıyordu, ama çevremdeki herkes kapalıydı. O zamanlar zor gelmiyordu, daha sonra büyüdüğümde aslında bunun bir manipülasyonla olduğunu anlamış oldum. Her neyse… LGS sınavından sonra yaz tatilinde ilk defa anneme açılma konusunu açtım. O zamana kadar ne anneme ne de babama hiçbir konuda ters düşmezdim. Ders çalışır, ne isterlerse yapardım. Onların gözünde her zaman akıllı ve söz dinleyen bir kızdım. Neyse…

8. sınıfın yaz tatilinde bir gün çok düşündüm, anneme söyledim. Başta şaka yaptığımı sandı, sonra çok büyük bir tepki verdi. Elindeki bıçağı atmaya falan çalıştı. Bağırdı, çağırdı derken odama geldi. Kolumu sertçe sıktı, “O saçma düşünceleri beyninden at” falan dedi. Olay 1 günde yaşandı ve bitti. Bir daha konuyu açmadım. Bu sırada çok sorguladım her şeyi. Dini inancımı, Allah’ı, peygamberleri… Kısacası 9. sınıfımı din üstünde araştırma yaparak geçirdim. Hâlâ Müslümanım, ama dindar olmadığımı kendime söyledim. Çünkü Müslümanlıkla bazı düşüncelerim uymuyor. Ama yine de kendime Müslüman değilim, demem asla. Neyse.

Gel zaman git zaman 9. sınıfta tekrar söyledim. Bu sefer biraz daha az tepki aldım, çünkü “Kapat artık konuyu, bıktık” vesaire dendi bana. Ağladım, hatta çok ağladım, ama asla beni ciddiye almadılar. 9. sınıfım iğrenç geçti. Ailemden kimse bana destek çıkmıyordu. 2 tane ablam var ve hiçbiri benim arkamda değildi. Geldi, beni dinledi, “Biraz zaman geçsin, biraz daha düşün” gibisinden laflar etti. Ben de bu sırada Kur’an’a başladım, namaz kıldım. 10. sınıfa geçtim ve asla bitmedi bu isteğim.

2 hafta önce yine bıkmadan anneme söyledim. “Artık konuyu ölene kadar kapat, çünkü sen ölsen de o başörtü sende kalacak” dedi. Çok ağladım, hatta çok çok ağladım. Okulda arkadaşlarıma anlatıp ağlama krizine giriyordum, ama onlar bunu görmüyordu.

Geçen günlerde babamla kavga ettim, başka bir konudan dolayı. Odama ablam geldi, “Bu evde mutsuz musun, nasıl hissediyorsun?” gibi şeyler söyledi. Her şeyi anlattım, içimdeki her şeyi boşalttım ve artık yanımda olduğunu, kabullendiğini söyledi.

Bu sömestrde tekrar konusunu açacağım. Bu sefer kararlıyım. Umarım başarırım, başarabiliriz.

(Görsel: Charles Clos Olsommer)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.