Bu süreç, babamın pantolon giymeme karışmasıyla başladı.

Buradaki hikayeleri okuyup ben de yazmalıyım, dedim. Çünkü öncesinde bu sorunları yaşayan insanlara nasıl ulaşabilirim, diyordum. Artık benzer şeyleri yaşayanlarla daha yakınım. 24 yaşındayım, yaklaşık 8 yıldır kapalıyım. Lise dönemlerinde henüz kapanmadan önce babamın pantolon giymeme karışmasıyla başladı bu süreç. Kısa kollu giydirmeme vesaire… Bu süreçte hiç başörtüsü konusu açılmamıştı. Bu tarz baskılarla beraber din üzerine daha çok düşünmeye başladım. Doğru olan hangisiydi, bilmiyordum. Ama bildiğim şey, inançlı insanların iki yüzlü olduğuydu. O dönemde bu baskılar hafiflemişti. Babamın beni serbest bıraktığı süreçte yakın arkadaşımın kapanmasından etkilenmiştim. Lise öğrencisiydim ve arkadaşımdan etkilenip özenerek ve biraz da babamla aramın daha iyi olacağını düşünerek kapandım. O sıra bu durum kendi düşüncem ve irademmiş gibi görünse de şu an onun bile aslında aileden onay alma çabası olduğunu düşünüyorum.

Sonrasında din hakkında sorgularım devam etti çünkü kalben inanıyordum ve inandığım din, o yobaz söylemler içerisinde olamaz diye hep araştırdım. Bilgi sahibi insanlar aradım. Üniversite sürecinde felsefe bölümünü yazdım ve pişman değilim. Okurken hep dine kılıf aradım, örtüme kılıf aradım. Müslüman feminizm, İslami feminizm ilgimi çekti. Dediğim gibi, hem ailemle aramın iyi olması hem de düşüncelerimi mantık çerçevesine koymam gerekiyordu. Ne yazık ki bu uğraşlar başarısız oldu. Hiçbir şey içimdeki şüpheyi yıkamadı. Başımdaki örtüden rahatsızlık duymaya başladım. Her neye inanıyorsam, bu sadece beni ilgilendirmeliydi. Bir etiket ve sembol olmamalıydım. İnançlar değişip dönüşebilir. Bu sürece neden herkes ortak olsun ki? Neden bilsinler? Hem ibadetin gizli olanı makbul değil miydi zaten? Kendime ve bedenime yabancılaştım. Artık tahammül edemiyorum, ancak ailemin sevgisizliğiyle yüzleşecek cesarete sahip değilim. Açılmayı istediğimi söylersem başıma ne gelir, kestiremiyorum. Yoğun bulantı yaşıyorum. Benim gibi olanların varlığından dolayı üzülüyorum. Mücadelemiz gerçekten pantolon giyip saçlarımızı rüzgârın serinliğine bırakmak için.

(Görsel: Jan De Maesschalck)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.