Tesettürlüyken de yaptığım şeyler şimdi onlara ‘yoldan çıkmışlık’ olarak geliyor.

Merhaba. Ben A., 15 yaşındayım. Küçüklüğümden beri hep baskıyla büyütülen, muhafazakâr aileye sahip bir kızım. İlk regl olduğumda annem ve babam tarafından kapanmaya zorlandım ve daha 11 yaşındaydım. Bir çocuktum sadece, nasıl kendi düşüncelerim ve kararlarım olabilirdi ki? Bundan 2 yıl sonra genç bir kız olmaya başladığımda içimde bir şeylerin eksik, yarım kaldığını fark ettim. Saçlarımda rüzgârı hissetmeyi, ojemi sürmeyi, istediğim gibi giyinebilmeyi özlemiştim. Kendim gibi hissetmiyordum, yaşadığım hayat kimindi? Benim hayatım değildi, kendimi bu aileye bu dünyaya ait hissetmiyordum; herkesten uzaklaşmıştım. Ailemle açılmak istediğim konusunda konuşmayı denemiştim onlarca kez. Her seferinde psikolojik ve fiziksel şiddete uğradım. Dayanamıyordum artık, 2021 yılının Nisan ayında tekrar konuşmayı denedim ve bu sefer beklemediğim bir tepki almıştım, istediğimin olmasına izin vermişlerdi ama ailemin her zaman “El alem ne der” kafasında olduklarının farkındaydım ve bunun etkisini de bir süre sonra üzerimde hissettirmeye başladılar. Kısa kollu giyemezsin, kırmızı oje süremezsin; orospu musun sen? Etek giyemezsin, elbise giyemezsin, dekolte giyemezsin, belini gösteremezsin, geç saatte dışarı çıkamazsın, taksiye binemezsin… Daha niceleri. Ne yaparsam yapayım her seferinde ailemden orospu muamelesi görmeye başladım. Sanki onların beni sevmesi için onların istediği gibi biri olmam gerekiyor. Dindar, tesettürlü, namazına özen gösteren ve sağcı düşünen biri… Böyle değilsem yoldan çıkmakta olan kızları oluyorum. Benden utanç duyuyorlar, gizlemek istiyorlar, sürekli psikolojik şiddet uyguluyorlar, yasaklıyorlar, kısıtlıyorlar. Odamın anahtarı bile yok. Evde bile istediğim gibi giyinemiyorum; gecelik, şort gibi şeyler giymem yasak (evde bile). Artık dayanamıyorum. Hiçbir başarımı önemsemiyorlar, yaptığım her şey gözlerine batıyor, yaptığım her hareket onları rahatsız ediyor. Tesettürlüyken de yaptığım şeyler şimdi onlara “yoldan çıkmışlık” olarak geliyor. Annemin yüzüme yüzüme “Kaşarsın sen” diye bağırmasına, benden utanç duymalarına, sevmemelerine, kısıtlamalara, zorlamalara, bedenime yaptıkları saygısızlıklara, kendilerinin kopyaları; düşünmeden, sorgulamadan inanan biri olmamı istemelerine, her yaptığımdan pişmanlık duymama neden olmalarına artık dayanamıyorum.

(Görsel: Maxfield Parrish)

Comment (1)

  1. Sabrina

    İnsan sevmediği birilerine karşı daha kolay savaşıyor. Ama aileye direnmek çok zor. Gözümle gördüğüm birçok örnek var. Daha önce döve döve kapatılmış ama ekonomik özgürlüğünü kanıtlayınca hiç karışılmayan kızlar. Ev kredisinin borcunu ödeyebilen, nebileyim babasının kredi kartı borcunu kapatabilince ne başörtüsü kalıyor ne başka bir soeun. Parayla saygı duyuyorlar. İki yüzlülük bu biliyorum menfaatcilik. Ailen de olsa para getiriyorsan saygı görüyorsun. Önce ekonomik bağımsızlık. Sonrası geliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.