Youtube’dan şal bağlama videoları izleyerek ağladığım günleri hatırlıyorum.

Koca ellerini ağzımızın üzerine kapatıp bizi susmaya ve özgürlüğümüzü elimizden alan her bireye bu sitede yazılan tüm yazılar. Daha yeni yeni keşfediyorum, çoğu insanın hikayesine burada ortak oldum. Özgürlüğünü bir kafese kapatan insanlara baş kaldıran kişilerin hikayelerinde başrol hep benim.

Babam tarafından baskı görerek kapanmak zorunda bırakıldım. Her şeye başkaldıran annem o gün dilsiz olmuştu. Bizim baba tarafı bağnaz bir kafa yapısına sahip. Halamın kızını döve döve kapanmaya mecbur bıraktı ve bunu övünülecek bir şey gibi anlatmıştı bana. Kuzenime sorsanız şu an çok mutlu.

Okulumla tehdit edildim, eğer kapanmazsam eve mahkûm olacaktım. Yapmak zorunda kaldım. Başka çarem yoktu, fakat aynaya her baktığımda bir yabancı görmek acı vermenin ötesinde bir şeydi artık. Youtube’dan şal bağlama videoları izleyerek ağladığım günleri hatırlıyorum. “Bastırdığın duygunun esiri olursun diye bir söz vardır” öyle de oldu.

Çocukluğumdan beri hiç istediğim kıyafeti giyemedim. İçimde hep burukluk olarak kalmıştır bu. Okulda açılıp giyinmeyi deli gibi istediğim kıyafetleri bir yandan korkarak, bir diğer yandan da sevinçle giyiyordum. Ailem okulda açıldığımı öğrenince okuldan aldılar. Bir yıl boyunca eve tıkılı kaldım. Arkadaşlarımla 3 ayda bir buluşuyor ve her dakika aranıyordum. O günleri nasıl kendime zehrettiğimi düşünüyorum. Okula giden kızları pencere kenarından hüzünle izlerdim. İçimden hep “Ben de bir zamanlar okula gidiyordum.” derdim. Yalvar yakar ailemden izin alıp tekrar okula başladım.

Açık lisede okuyordum. Babam her hafta sonu kendi alır, kendi bırakırdı. İçine kapanık, kendine güveni ve saygısı olmayan bir kızdım. Kendimi sevmek için çok şey yaptım. Bilmem kaç defa saçlarımı kestirdim, boyadım, kendimi değiştirmeye çalışıp o beni sevmeyi denedim ama başarılı olamadım. Lisenin son yılı üniversitesi sınavına hazırlanıyordum. İçimde hep bir umut vardı, buradan kaçıp özgür olabilmek için.

O umudum da yandı ve bana sadece bir avuç kül bıraktı. Sınava dakikalar kala geç kalmıştım. Günlerce ağladım, ama ağlama sebebim çöpe giden emeğim değil, buraya mahkûm olmamdı. Şu an tekrar hazırlanıyorum, ara ara anneme açılma mevzusunu açtığımda “Sen hâlâ o rüyada mısın?” diyor. Ne yapacağımı bilmiyorum.

Bir gün tekrar bu siteye girip bu sefer mutluluk göz yaşlarımı dökerek “Ben başardım!” diyebilmeyi istiyorum.

(Görsel: Charles Clos Olsommer)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.