Annem ne zaman birinin açıldığını duysa benim için “Ben asla izin vermem açılmasına” diyor.

Merhaba, ben 18 yaşında genç bir kızım. Başörtü yasağının kalktığı dönemlerde (ben 4. sınıftaydım) 11-12 yaşlarındayken sınıftaki herkes bir anda kapanmaya başlamıştı. Ben de daha başörtünün anlamını bilmediğim yaşta kendi isteğimle heveslendim ve kapanmak istedim. Annem de kapalı bir kadın, anneme ne kadar ısrar ettiğime inanamazsınız. Annem, “Yaşın küçük” falan dediği halde kabul etti ama “Açılmayı sakın aklından geçirme” dedi. Babam okula bir dilekçe yazdı ve kapandım. İlk zamanlar o kadar mutluydum ki… Küçük bir şehirdeydik, kapanmak modaydı, dar pantolon giyerdim, annem kızmazdı tabii. Sonra yaşım büyüdükçe giyimime karışmaları arttı. Dar pantolon yasak, topuz yasak, makyaj yasak… Yüzüme azıcık BB krem sürsem “Hayalet olmuşsun, aşırı belli, iğrenç” gibi laflar söylerdi, “Hiç başındaki örtüye yakışıyor mu?” derdi. Ojeye kesinlikle karşı, sürsem burnumdan getirirdi. Sadece bir kez lise 2’de sırf heves için akşam sürüp sabah erkenden okula gitmiştim. Korkudan okulda asetonla silip eve öyle gelmiştim. Babam zaten hep karşıydı.

Kendimi o kadar çirkin hissediyorum ki aynaya bakmak istemiyorum. Başörtüden o kadar soğudum ki anlatamam. Annemin sülalesi de babamın sülalesi de kapalı, tek bir açık insan yok; aslında beni zorlayan da bu, açılsam tutunacak biri yok. Nasıl tepkiler alabileceğimi tahmin ediyorum. Annem ne zaman birinin açıldığını duysa benim için “Ben asla izin vermem açılmasına” diyor. Saçlarıma hiç önem vermiyorum. Eskiden güzel saçlarım vardı, şu an iyice seyrekleşti, üzüntüden hep döküldü. Açılsam ne olacak, diyorum kendi kendime; zaten saçların seyreldi iyice, diyorum. Kapalıyım ama namaz kılmıyorum. Zor geliyor, ne zaman başlasam bırakıyorum. Günümüzde de kapalılara çok baskı var; kapalısın, şunu yapamazsın… Sülaledeki kadınlar bir araya geldiği zaman ‘Yok şu günah yok bu günah…’ diye sayıyorlar. Ama dedikodu yapmakta nirvanalar! Yani herkes işine geldiği gibi Müslüman. Ben açılınca 1 saç telim için 100 sene yanacağım ama onlar dedikodudan yanmayacaklar mı? Dinden soğuttular. Ne söylesem o şöyle günah böyle günah… Ya benim piyanoya inanılmaz ilgim ve yeteneğim de vardı, annem sırf günah deyip istemedi. Resim çizimim de iyidir; kadın, erkek figürleri çizerdim. Sülalemdekiler yine günah dediler. Neye el atsam günah, tunik giysem dizden aşağı olacak… Ne anlamı kaldı ki tunik olmasının? Onun yerine çarşaf giyeyim yani, gerçekten hoş durmuyor. Zaten dar pantolon giydirmezler, geniş giyiyorum, bir de üstüne dizden aşağı tunik giyiyorum. Gerçekten bu ben değilim, sanki o tarz benim değil gibi… Kapalı olursam da güzel kapanmalıyım, doğru ama istemiyorum, içimden gelmiyor, açık olmak istiyorum. Açık olsam bile yine çok açık giyinmeyeceğim, sadece başım açık olsun, rahatça pantolon giymeyim istiyorum. Ne yapacağımı da bilmiyorum. Bu sene Allah nasip ederse üniversiteye gideceğim. Gitmeden açılmak, yeni bir sayfa açmak istiyorum. Ama ailemin üniversiteye göndermemesinden korkuyorum. Ne yapmalıyım, yardımcı olun lütfen…

(Görsel: E. Martin Hennings)

Comments (5)

  1. Hikayen yaşadıkların benimkine o kadar çok benziyor ki… @disfruto_ hesabına yazarsan konuşmayı çok isterim. Sadece sen değil bu yorumu gören ve ihtiyacı olan herkes yazabilir. Asla yalnız yürümeyeceksiniz 🤍

  2. Yalnızbiri

    Ben yazdım mihra bana dönebilir misin ?

  3. Ben yazdım mihra bana dönebilir misin ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.