“Seneye denize haşemayla gireceksin”

Merhaba,

Ben de buradaki çoğu yazının benzerini hatta aynısını yaşamış yüzlerce genç kızdan biriyim. Olayları başına alacak olursak küçüklüğüme gidelim. İlkokula başladığımdan beri her yaz aralıksız Kur’an kurslarına gönderildik. Ben ve erkek kardeşim… Ben pek sorun etmiyordum, ama büyüdükçe sıkılmaya başladım. Her yaz Kur’anı öğrenip sonra unutuyordum ve sonraki yaz yeniden başlatılıyordum. Bütün yaz tatillerim farklı farklı Kur’an kurslarında geçti. 8. sınıfa kadar her yaz gittim. 9-10 yaşlarımda kıyafetlerim kısıtlanmaya başladı. Mesela yazları akşam parka giderdik. Aile dostlarımızla her gün buluşurduk. Benim şort giymem artık gözlerine batmaya başlamıştı, ama bana göre bir sorum yoktu. Çocuktum yani, herkes giyiyordu zaten. Hatta babam görmesin diye ondan önce arabaya inip saklandığım bile oluyordu. Ortaokul 2’de her şey daha da kesinleşmeye başladı. Kıyafetlerim zaten zamanla tayt yok, şort yok, etek yok, elbise yok, sıfır kol yok vb. şekilde kısıtlandı. Arkadaşlarıma o kadar özeniyordum ki… Okul törenlerinde çok güzel giyiniyorlardı. Ben neden giyinemiyordum ki? Aynı yaştaydık biz. Çocuktuk daha. Baba tarafım çok dindardır. Anne tarafım o kadar abartılı değildir ama, baba tarafım zaten büyüdükçe “Sen de kapanırsın yakında.” gibi söylemlerde bulunuyordu.

Annem den bahsetmesem olmaz zaten. Anne tarafıma zıt bir şekilde tamamen baba tarafıma benziyordu. Beraber alışverişe çıktığımızda beni kendiyle birlikte kadın reyonuna sürükleyip oradaki tesettür kıyafetlerini överdi. Ben de rengini falan beğendiklerimi söyleyip onu geçiştirirdim. Şort giyemiyorum demiştim ya, şort yerine kapri almışlardı bana. Sonra onu da dar oluyor deyip giydirmemişlerdi. Denize girerken mayo üzerine şort giyiyordum -ki bu benim için sorun değildi. Kapanmadan önceki yıl bana demişlerdi ki, “Seneye denize haşemayla gireceksin”, “Pantolonların bol ve uzun olacak”, “Kısa kol yok artık.”.

Hayır baksanız biçimli ya da ne bileyim dikkat çeken bir vücudum yok. Sıska bir şeyim. 13 yaşındayım o ara. Ben de dedim ki, kendi kendime böyle giyineceğime kapanayım, en azından istediğim gibi kıyafetler giyerim. Bu düşünceyle kapanayım dedim. Annem tabii çok mutlu oldu bir sürü kıyafet aldı bana. Ama o işler benim sandığım gibi olmuyormuş. O kadar zordu ki… Bir de 8. sınıftım. Sınav stresi ayrı vardı, üzerine sürekli başörtüm ile oynuyordum. “Bozuldu mu, saçım mı çıktı, topuzum mu kaydı?” Kafamı bile çevirmiyorum bozulacak diye.

Deli dolu bir kızdım ve bu tahmin edersiniz ki beni çok zorladı. Mental olarak çok kötü bir döneme girdim ve şu aralar anlıyorum ki ben annem için kapanmıştım. Annem belki bu sefer benimle gerçekten gurur duyar, hem sınavda da iyi yaparım diye düşünmüştüm. Sınavda iyi bir sonuç yaptım, fen lisesi kazandım, ama o zaman da biliyordum. Hatta anneme dedim ki “Ben ülkenin en iyi lisesini kazansam bile sana yetemeyeceğim.” O tabii olur mu öyle şey falan deyip beni geçiştirdi. Liseye geçtiğimde arkadaşlarıyla benim hakkımda konuşuyordu. Ben de yanlarındaydım. Dedi ki “O liseyi de şansa kazandı zaten.”

8. Sınıfın sonunda doğru -bakın altını çiziyorum- liseye geçmeden önce ben zaten açılmak istiyordum. Bunu ona 9. sınıfta iki kere söyledim. İkisinde de ortalığı ayağa kaldırdı. Açılırsam bir daha asla ona anne dememeliymişim, benim gibi bir çocuğu olmazmış falan. Babama söylemekle tehdit etti ve söyledi. Ama babam umduğunun aksine benim tarafımda oldu. Benim kararım olduğunu, beni buna zorlayamayacaklarını söyledi, ama iş eyleme geldiğinde annemin otoritesine sustu. Daha da bir şey demedi. 9. sınıfın sonunda açılmak istedim yeniden ve beni evlatlıktan reddetti ağlayarak hakaretler etti. Yıl sonu karnemi almaya da ben ağlayarak gittim. Okula gitmeden arkadaşıma uğradım. Başka bir arkadaşımın saçını düzleştiriyordu. Bir tur da orda ağladım. Benim saçımı da düzleştirdiler. Sonra ben kafamı kat kat sarıp okula gittim. O kadar zordu ki anlatamam size. 10. sınıfa da kapalı başladım. Yazın da bu arada “Okula açık başlayacağım” falan diyordum. Annem beni okulun ilk günü kontrol etti hatta. Ne yapacağımı bilmiyorum. Hayatım boyunca evde hep annemin sözü geçer. Ben de böyle devam edemem.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir