Onların gözünde namus objesinden farksızım

5. sınıfa giderken Kur’an kursuna gittiğim için kapanmıştım ve ailem bir kez kapanınca tekrar açılmamam gerektiğini söyledi. 10 yaşında hiçbir şeyden haberi olmayan bir çocuktum. 12 yaşında zorla hafızlığa verdiler. En güzel yıllarımı dayakçı hocaların önünde dizlerim titreyerek geçirdim. İmam hatip lisesini dışarıdan verdim ve üniversiteyi örgün okumak istediğimi söyleyip zoraki sınavlara çalışmaya başladım. Okul hayatımda başarılı bir çocuktum. Doğru düzgün gidemediğim ortaokulda TEOG’da yüksek başarı elde etmiştim. Hayallerim vardı. Hep psikoloji okumak istedim. Yabancı dilimi ilerletmek, yurt dışında yüksek lisans yapmak… Yatılı kursta kaldığım zamanlarda bunun hayalini kurar, sonra da asla ulaşamayacağım için ağlardım.

Ulaşamadım da. İlahiyat olmazsa okuyamazsın, dediler. Sırf evden kaçmak için bütün tercihlerime ilahiyat yazdım. Sırf aramız bozulmasın diye ilahiyata başladım, ancak 2 yıl dayanabildim. Bulunduğum yerden o kadar uzaktım ki, her günüm işkenceydi benim için. Asla dindar biri olmadım. Hiçbir zaman kendimi aileme yakın hissetmedim. Benim için seçtikleri yolda ilerlerken neden kendime bunu yaptığımı sordum. Başımdaki örtü alışkanlıktan, yanlarındayken zorla kıldığım namaz taklitten ve okuduğum bölüm sadece kaçış yolundan ibaretti. Bu hayat bana aitken neden bütün bunlara katlandığımı düşündüm. Balkona başım açık çıktım diye, kargoya kapıyı tişörtle açtım diye yediğim azarı hak etmediğimi düşündüm.

Onlar için başıma taktığım örtü, okuduğum bölüm ya da insanların ne söyleyecekleri benden çok daha önemli olduğunu anladığımda sırf aramız kötü olmasın diye hayatımdan bir sürü fedakarlık yaptığım için zavallı olduğumu hissettim.

20 yaşımdayım ve bu yıl açıldım. Dışarı ilk açık çıktığımda anksiyetem beni çok kötü etkiledi, ama sonra ne kadar iyi hissettirdiğini fark attım. Rüzgarda dalgalanan saçlarımı gördüğümde yürüdüğüm kaldırıma çöküp ağladığımı hatırlıyorum. Suçluluk duygusu uzun süre peşimi bırakmayacak olsa da o rüzgarı ilk kez saçlarımda hissettiğimde ne denli mutlu olduğumu hep hatırlayacağım. Dışarı saçlarım açık çıkabilmeyi bile benim için çaba gerektiren bir şey haline getirdikleri için aileme hep kızgın kalacağım.

Ve okuduğum bölüm konusu… Senaryo yazarlığına ve sinematografiye ilgim olduğu için yatay geçişle radyo televizyon ve sinema bölümüne geçiş yaptım. Yarın okula kaydımı yaptırmaya gideceğim, ama tabii ki geçiş yaptığım bölüm konusunda aileme dürüst olmadım. Önüme engel koymalarını istemediğimden sosyal hizmetler okuyacağımı söyledim. Başımı açtığımdan da haberleri yok. Hala onlardan maddi destek alırken böyle bir şey yapmamın akılsızlık olacağını düşünüyorum. Çünkü her şekilde benden desteklerini keseceklerini ve hayatı bana zindan edeceklerini biliyorum.

Hislerim ya da ne istediğim onlar için asla önemli olmadı. Onların gözünde namus objesinden farksızım. Binbir zorlukla örgün gittiğim üniversite ve zorla giydirdikleri tesettür bunun en büyük kanıtı, ama hiçbir zaman yılmayacağım. Belki psikoloji okumuyorum şu an, ama ilgi alanım olduğu başka bir bölüme geçiyorum. Haberleri olmasa da bir yerlerde başım açık dolaşabiliyorum. İleride, hayatım rayına oturduğunda belki onlara gerçek beni gösteririm. Bilmiyorum. Ne kadar hissiz davransam da daha fazla kırılmaktan korkuyorum. Şimdiden çok yorulmuş olsam da istediğim hayatı yaşamak ve kardeşlerime de istedikleri hayatı yaşatmak için elimden geleni yapacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir