Ne olursa olsun özgürlüğe her şey değermiş

Bir gün burada okuduğum mektuplar gibi başarı hikayemi yazacağımı hiç tahmin edemiyordum. Bana çok uzak gelen bir hayattı. Buraya daha önce çok kez mektup yazmıştım, tıpkı diğerleri gibi zorla kapatıldığım, eğitim hayatımın bitirildiği, çevremin ve özgürlüğümün kısıtlandığı ve sonumun rızamın olmadığı bir evliliğe gidecek olan bir hayatım vardı. 13 yaşından (ergenliğe girdiğimden) beri zorla dayatılan dini baskılardan ve örtüden asla kurtulamamıştım. Sürekli ailemle tartıştım, intihar düşüncesine kadar sürüklendim ki artık durumlardan ve farklılıklarımızdan ötürü ebeveynlerim bile hayattan keyif almaz olmuştu. Akılları bende kaldığından, daha çok kafa yapımın değişeceği düşüncesinden üniversiteye gönderememişlerdi, ki yıllarca üniversiteye gidince yavaş yavaş açılıp kabullendirmeye çalışırım diye düşünüyordum, haklılardı.

Benim gibi bir kızı ne yapacaklarını tam olarak kestirememişlerdi. Çünkü 16 yaşından 18 yaşıma kadar ikili hayat yaşadım. Akrabalarımın yanında kapalı, arkadaşlarımın yanında açıktım. Haliyle birkaç kişi görmüş ve aileme söylemişlerdi. Üçüncüye böyle bir durum olmasına ve hala kabullenememelerinden dolayı beni eve kapattılar. Yaklaşık 5-6 ay civarı evden hiç çıkamadım. O süreçte geleceğimi düşündüm, bir şekilde okumalı mıydım yoksa ailemi başka şekilde ikna mı etmeliydim? Sonunda dayanamadım ve bir gün birkaç parça kıyafetle evden ayrıldım, başka bir şehre kaçtım. Aileme dönmeyeceğimi ve her şeyden bıktığımı, intihar dışında tek şansımın bu olduğunu belirtip telefon hattımı kapattım. İş buldum, apart tarzı yerlerde kaldım. Birkaç ay oldu ve o süreçte anlaşabildiğim biriyle çok uyguna ev ayarladım, daha rahat iş buldum ve hayatımı gerçekten yoluna koyduğum özgür bir yaşantım oldu.

Bu süreçte ailem ilk günlerde nasıl olsa geri döner düşüncesiyle kızgınlardı, ancak sonrasında başımın çaresine bakabildiğimi görünce pişman oldular. Her şeyimle beni kabulleneceklerini söylediler ancak bunu istemedim. Yıllarım elden gittikten sonra her şey normalmiş gibi davranmak nasıl mümkün olabilir ki? Genç yaşta hiç bilmediğim yerde hayatta kalma mücadelesi vermemi zorunlu kılan aileyi nasıl kolayca affedebilirim ki? Yine de bazen onlarla görüşüp her şeyi normalleştirmeye çalışıyorum ancak eve gelmeyeceğimi gördüklerinde o üzüntülerini görmek beni de üzüyor. Ama son mektubumda da yazmıştım, hayat cesurları sever ve eğer bir planın varsa vicdanını bir kenara bırakmalısın. Şimdi 20 yaşındayım, kendi ayakları üzerinde duran, istediğini yapıp giyen, akraba denen el alem denen dedikoduculardan apayrı şehirde yaşayan bir kızım. Hala garipsiyorum bazen, “Gece saat 10’da dışarı açık bir kız olarak çıkabiliyorum ve insanlar bana aranıyormuşum gibi davranmıyor.” diyorum kendi kendime. Çünkü bana hep “Kız dediğin akşam evine gelir.” diye öğretildi, “Açık saçık gezene bakarlar, o yüzden öyle giyiniyor.” derlerdi. Hala böyle bir zihniyetten kurtulduğum için, en basitinden iki dakikalığına markete gidecekken “Şimdi düzgünce örtü yapmazsam babam kızar.” demediğim için çok mutluyum.

Bu baskıları yaşayan arkadaşlarıma tekrardan seslenmek istiyorum, kimse sizi kurtarmayacak. Aileniz, akrabanız veya bir başkası gelip “Sen sanırım mutsuzsun, istediğin gibi yaşa o zaman.” demeyecek. Çoğumuz öyle bir çevreye sahip değiliz. Açık açık söylemelisiniz, kavga edeceksiniz, direteceksiniz. Özgürlük basit bir mevzu değil, söz konusu koca bir ömür. Ailemi kaybetme korkusunu çok yaşadım, ailem aşırı radikaldi, ancak onlar da benim kararlılığımı büyük bedeller ödesem de gördüler. Artık her şeye razılar, her akrabamın her tanıdığımın yanına doğal halimle gidebiliyorum, eğer hiçbir şeye cesaret etmeden boyun eğseydim asla böyle olmayacaktı, yine üstüme çıkacaklardı. Kısaca tavsiyem, anlık tartışmalardan kavgalardan hüzünlerden kaçmak için hiçbir şeyi içinize atmayın, kendinizi saklamayın. Önünde sonunda çıkacaksınız içinizden, en azından çevrenizdekilere en kısa sürede bunları kabullendirin, zaman geçtikçe daha zor oluyormuş. Yine de ne olursa olsun özgürlüğe her şey değermiş, bunu akşam vakti sahil kenarında saçlarım savrulurken, kollarım boynum rüzgarı hissederken yazmak her şeyden çok daha zevkli.

Comments (4)

  1. Mektubunu okudugum gibu yuzumde bir gulumseme belirdi ozgurlugune kavusmana kendi ayaklarin üzerinde durabilecek kadar cesur olusuna fazlasiyla imrendim umarım bir gun bende basarabilirim burdaki herkes senin kadar mucadele verip basarabilir cokk sevindim senin adina:))

    • Mektubu yazan kişiyim, yorumun için teşekkür ederim 🙂 ben gerçekten aşırı içine kapanık ve çekingen biri olarak bunu yaptıysam bunu senin ve diğer dostlarımızın da yapabileceğine gönülden inanıyorum, umarım sen de dilediğin gibi bi yaşama kavuşursun 💜

  2. Ben de çıkmak istiyorum aynı durumlar var bende de arkadaşlarıma bahsettiğimde yapamayacağımı söylediler her şey o kadar kolay değil bulurlar dediler bulmayacaklarını reşit olduğumu söyledim bende gitmek istiyorum mutlu olmak ve en önemlisi üniversitemi okumak istiyorum

  3. Ben de çıkmak istiyorum aynı durumlar var bende de arkadaşlarıma bahsettiğimde yapamayacağımı söylediler her şey o kadar kolay değil bulurlar dediler bulmayacaklarını reşit olduğumu söyledim bende gitmek istiyorum mutlu olmak ve en önemlisi üniversitemi okumak istiyorum artık gerçekten ya intihar edicem ya da gidicem

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir