En güzel yıllarım keşkelerle geçip gidiyor

Merhaba, ben bundan yaklaşık 6-7 yıl önce çok da kendi iradem dışında kapandım. Ailem muhafazakar kesimden. Annem çarşaflı, babam da dinini iyi şekilde yaşamaya çalışır. Kapandığım zaman daha ortaokulun başlarındaydım. Fakat bundan öncesinde de zaten annem tarafından bol pantolonlar, bileğime yaklaşan uzun tunikler giydiriliyordum. Ama daha o zamanlar bile istemediğim için elbise giydiğim zaman elbisemin eteğini altına giydiğim taytımın içine sokardım. Sürekli makyaj videoları izleyip, boyalarımla yüzüme bir şeyler çizerdim. Ortaokula imam hatipe geçtim. Babamla aram anneme nazaran daha iyidir. Annem beni okula bırakırken “Baban kafanı açık görünce çok üzülüyor, hep kafasına takıyor, sen böyle gezdikçe bizi de günaha sokuyorsun, cehenneme mi gidelim istiyorsun?” gibi şeyler söylerdi. Ben de bunları duyunca üzülürdüm. Sonra çevremin de kapalı olmasından heves mi ettim yoksa babamın etkisi var mı bilmiyorum ama bir bayram günü gayet mutlu bir şekilde kapadım. Ailemin mutluluğunu görünce ben de mutlu oldum. Uzun yıllar böyle devam etti. Daha sonra biraz daha kendi kararlarımı ve kendi isteklerimi vermeye başladığım zamanlara gelince kendi istediğim gibi giyinmeye başladım. Lisede sweat pantolon giyiyordum. Evden çıkarken uzun bir şey giyip okulda çıkartıyordum. Bu süreçte ailemdeki herkes her bir giydiğim kıyafet için beni aşağılamaya, iğrenerek bakmaya başlamışlardı. Ama ben yine kendi istediğimi giymeye devam ediyordum. Bu süreçte başörtü bana artık yük gibi gelmeye başlamıştı. Saçlarımı maviye boyamıştım. Kendimi her açık gördüğümde o kadar özeniyordum ki keşke böyle çıkabilsem, keşke beni böyle görse dışardakiler diye. Bir gün artık içimdekini tutamayıp annem ve babama dolaylı yoldan “Ben açılmak istesem tepkiniz ne olurdu?” diye sordum. Babam yüzüme karşı bir daha karşıma çıkamazsın, seni silerim yüzümü göremezsin dedi. Annem de “Sen dinsizlere mi özeniyorsun, hep o açık arkadaşların senin aklına giriyor. Hiçbirinin yanına gitmeyeceksin bir daha, büyüdükçe akıllanırsın dedikçe sen orospuluğa özeniyorsun, anca evlenirsen bizden çıkarsın, o zaman kocanın yanında ne yapıyorsan yap.” gibi şeyler söyledi. Ben bu konuyu uzun zaman hiç açmadım. O zamanlar yakın bir arkadaşım vardı. Onunla birlikte Kadıköy’e, adalara falan giderdik. Benim açılmak istediğimi de biliyordu. Bir gün yine adalara giderken, “Neden kendi istediğini yapmıyorsun, zaten kimse seni orda tanımayacak rahat olursun.” dediğinde ilk defa ailemden gizlice açıldım. Arkadaşım yanında benim için şort ve crop getirmişti. Bir apartmanda üstümü değiştirdim ve dışarıya çıktım. Hiç bu kadar kendim gibi eğlendiğimi, heyecanlandığımı hatırlamıyorum. Çok özgüvenliydim ve özgürlüğü iliklerime kadar hissediyordum. Ben yaklaşık iki sene boyunca böyle devam ettim. Evimden çok uzak yerlere gittiğimde yanıma kıyafet alıp oralarda değiştiriyor, eve döndüğümde şalımı takıyordum. Ben hala kapalıyım. Artık eskisi kadar açılma isteği olmasa da küçük benin içindeki o kendimi aynada açık gördüğümde hissettiğim üzüntüyü hala bazen hissediyorum. Ben hiçbir zaman tam olarak özgür olamadım. Hep gizlendim, hep saklandım. 18 yaşındayım şu an, en güzel yıllarım keşkelerle geçip gidiyor. Çok üzülüyorum, çok kırgınım. Ben açılsam mutlu olamayacağımı psikolojimin bozulacağını biliyorum. Ailem bana sırtını dönmekle kalmayacak, bir ton laf işitecekler. Onlar da yaşlandı artık ve benim onlara bunu yaşatmaya hakkım yok gibi. Sizlerin mutlu sonla biten hikayelerini okumak bana mutluluk veriyor. Bazılarınız açılmış, ailesinden ayrı yaşıyor, huzurlu hissettiğini ve istediği hayatı artık yaşadığını söylüyor, gurur duyuyorum hepinizle. Umarım benim sonum da sizinki gibi olur. Her şey dilediğimizce olsun. <3

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir