Bu bedenle ilgili neden en az söz hakkına ben sahibim?

Merhabalar herkese, buraya kaç defa geldim, kaç defa yazdıklarınızı okudum bilemiyorum. Kendimi ne zaman çıkmazda hissetsem kendimi burada bulur oldum. İyi mi kötü mü bilmiyorum sizinle empati yapmak. Yaşadıklarımı başka insanların da yaşadığını görmek beni bir yandan daha iyi hissettirirken, bir yandan da çok üzüyor. Bunları yaşamamıza çok üzülüyorum. Her bir kız kardeşimin elinden tutmak ve bugünlerin geçeceğini, dayanabileceğimizi söylemek istiyorum.

Görüyorum ki buraya gelip çok güzel şeyler yazanların sayısı da yadsınamaz. Bana umut olduğunuz için teşekkür ederim. Yaşım ilerliyor. Artık küçük bir çocuk değilim. 25’ime girmek üzereyim. Ama hala üzerimde öyle büyük korkularla yaşıyorum ki. Güç bulamıyorum çoğu zaman. Çocukluğum, gençliğim.. Gözlerimin önünde yok olmuş gibi. Ben daha ben olamadan hayatım bitiyormuş gibi. Kendimi tanıyamadan, sevemeden yok olacakmışım gibi.

Sürekli insanların beklentilerine göre yaşarken kendimi görmezden geldim. Şimdi de görmeye, kendimle yüzleşmeye çok korkuyorum. Kimseyi üzmek, kırmak istemiyorum. Açılmak.. Benim kararım olmalı değil mi? Kapanmak benim kararım olabiliyorsa, açılmak neden benim kararım olamıyor? Bu bedenle ilgili neden en az söz hakkına ben sahibim?

Korkuyorum. Ailemi üzmemek adına, kendimi üzdüğüm bunca yıl.. Yakında sona erecek biliyorum. Ama bu sefer de onları üzeceğim için korkuyorum. Hastalanacaklar mı, günlerce ağlayacaklar mı, beni görmek isteyecekler mi?..

Kafamda sürekli cirit atan bir dolu soru. Ben bunu en az hasarla nasıl atlatırım, bunun yolunu bulmaya çalışıyorum. 1 sene sonra evden ayrıldığımda ve bunu gerçekleştirdiğimde, direkt karşılarına bu şekilde mi çıkmalıyım? Nasıl kendimi ifade etmeliyim?

Farklı düşüncelere asla açık olmayan, ve beni de anlamayacaklarına hatta dinlemeye bile tenezzül etmeyeceklerine eminim aslında. Ama zamanla ben de kendimi ifade edemez bir hale geldim. Neden istiyorum bunu, neden yapıyorum.. Kelimeleri bir araya bile getiremez oldum.

Dini çok uçlarda yaşayan aileleriniz varsa eğer ve de açıldıysanız, bunu hangi şartlarda yaptığınızı ve de ailenize bu durumu nasıl açıkladığınızı ve de onlardan gelen tepkilerden biraz bahsedebilir misiniz lütfen.. Sanırım bunları duymaya ihtiyacım var. Çok fazla psikolojik baskı altında yaşıyorum senelerdir, artık yerimde duramıyorum.

Bir şeyler olmalı, bu hayattaki mutluluk bir bana mı fazla geldi diye düşünüyorum sürekli? Bir ben miyim fazlalık? Başkalarının kolayca elde ettiklerine ben delicesine uğraşsam bile neden ulaşamıyorum? Ben neden yaşayamadım bu hayatı? Yaşatmadılar belki de. Ama bir şeylerin düzelmesine, anlaşılmaya çok ihtiyacım var. Umarım hepimiz için aydınlık bir yol vardır.

“Bu bedenle ilgili neden en az söz hakkına ben sahibim?” için 7 yanıt

  1. Yıllardır kimseyi ve kendimi üzmeden en hasarla orta yolu nasıl bulabilirim diye düşünüyorum ama ne yazık ki işin içinden çıkamıyorum. İki seçenek görüyorum sadece. Ya susup kabullenerek bu düzende yaşamaya devam edeceğiz ya da her şeyi söyleyip tüm riskleri göze alarak gemileri yakacağız. Ben ilk güruhtanım ve 26 yaşındayım. Zaman akıp giderken bu döngü nerede kırılacak hiç bilmiyorum. Umarım senin için daha iyi bir seçenek olur..

    • Kimseyi üzmek ya da orta yolu bulmak diye bir şey yoktur. Bu hayat sizin ve siz bir bireysiniz hayatınızdaki kararları kendiniz almalısınız. Ailenizin manipülasyonlarına aldanmayın, kendinize sürekli bir birey olduğunuzu ve yaptıklarınızdan yalnızca sizin sorumlu tutulacağınızı hatırlatın. Sadece biraz cesaret gerek, emin olun gerisi bir şekilde gelecektir. Şuan 26 yaşındasınız bu saaten sonra da yapmazsanız gelecekte asla o özgüvene sahip olmayabilirsiniz. Ailenize ya da çevrenize bunu kabul ettirmeyin, onları bunu kabullenmeye zorlayın. Saçlarınızdaki örtüyü bir kez çıkarırsanız bir daha esareti altında kalmayacaksınız. İşte o kısımdan sonra mücadele gerek. Pes etmeyin ve direnin ben inanıyorum bir gün başaracağınıza.

      • 36 yasindayim, 3 cocugum var, 12 yasinda kapandim guya kendi istegimle oldu. simdi burdan bakinca aslinda toplumsal, sosyal yaptirimlarin o cocuk aklim uzerindeki baskisini rahatlikla gorebiliyorum, bu konuda hic kimseyi de suclayamiyorum, yanlis anlasilmasin. 30 yasinda acildim. ve kararimdan zerre pismanlik duymadim su gune kadar. esim de destekcim oldugu icin bu konuda daha rahat etmis olabilirim. sadece sunlari soylemek istiyorum, kendinize sizi mutlu edecek, destekleyecek guzel insanlardan olusan bi cevre edinin, bunun icin calisin hep. zamani ve yeri geldigini hissedeceksiniz boyle insanlarla ve kendiniz olmaktan, kararlarinizi vermekten korkmayacaksiniz. Allah karsiniza dogru insanlar cikarsin.

        • Cümlelerinizi okurken bir şeyler hissettim ve sizinle paylaşmak istedim.
          Şimdi öncelikle kendini mutlu hissetmenin önemli olduğunu insanın kendi kararları ile hareket etmesi gerektiğinin farkında olan 29 yaşında bir insanım.Bu bütün mutsuzluk veya kendi kararını alabilme becerisi sadece açılmaya bağlı mıdır?diye sorulması gerektiğini düşünüyorum. İnsan hayatı boyunca ailesine her konuda hayır diyemedi ise bu konu ile onlara bir şeyler anlatılmak istiyor olabilirmi? özgür hissetmesine dair başka sınırlara da ihtiyaç duyuyor olabilir.Öncelikle kişinin bence yıllardır taşıdığı bu tesettürü bunca insanın sadece toplum için yapmadığını fark etmesi lazım.Tesettür bizim için ne anlama geliyor ? Buralara bir araştırılması gerekiyor . Özgür ruhlu olan bir kadın tesettürlü olabilir .Sadece aile muhafazakar diye tesettüre girmek asla doğru değil .Beni herşeyimle seven ve yaratan rabbim bana bunu niçin emretmiyorum olabilir diye sorabiliriz.Açılma kararı bir şeyleri ispat mı?Daha iyi bir hayat insanın ruhuna bir şeyler katmasından ileri gelmiyor mu?Yada açılma niyeti tam olarak hangi sebepten ötürü?

          Rabbim içimizden kendimiz için en doğru karar vermemizi nasip etsin .

  2. Ben 29 yaşında, evli, kendi ayakları üzerinde durabilen bir kadınım. Hissettiklerimiz, korkularımız aynı. Ben de kararımı verdim. Birkaç gün sonra onlar da görecekler. Babam kalp hastası ve bu kararımı ilk açtığımda, duyunca kalp krizi geçirecektim dedi bana. Korkup vazgeçmiştim. 6 ay sonra tekrar aynı noktada buldum kendimi. Mutlu değildim ve bu kararıma bir sebep bulmalı mıydım? HAYIR!

    Ben onları bu kadar düşünürken, üzmekten korkarken, onlar benim mutsuzluğumu, isteklerimi önemsemiyor bile. Beni üzmekten korkmuyorlar. Her şeye evet diyen, uyum gösteren, görünmez biri olmam işlerine geliyordu. Ama ben böyle biri olmak istemiyorum artık.

    Senin için tavsiyem ve kendim için telkinim şu;
    Tek bir adım… Atması çok zor ama attıktan sonrası hızla gelecek. Yaşanacak ne varsa yaşanacak. Herkes kendi içinde yaşasın ve yansıtmasın. Buna izin vermemek elimizde. Seven, kıymet veren aile, her halinle sever seni. Belki kızarlar, üzülürler ama sevgi değişmez. Çünkü sevgi koşula bağlanmamalı. Sevgi sevgidir.

    Hayatımda ilk defa başkaları için değil, kendim için yapacağım. Sen de kendin için bir şeyler yapmaktan korkma. Çünkü en çok kendimizden sorumluyuz bu hayatta.

    Sevgiler ve kolaylıklar dilerim.

  3. Bu yorumları okurken fark ettiğim şu ki yıllarca tesettürlüymüşsünüz. İçinizde bir bunaltı olmasına rağmen bu sürmüş. Kendime baktığımda ise 12 yaşımda tesettüre girdim ve bir sene içerisinde kendimle ilgili bambaşka fikirlere kapıldım. Sürekli yargılanmaktan bıktım ve içimdeki bu duvarları yıkmak istiyorum. Bakıyorumda bunu şimdi yapamazsam hiç yapamayacağım. Aynaya baktığımda gördüğüm kişi ben değilim ve kendim olmadığım bir tarzda yaşamak istemiyorum. Allaha inanıyorum, evet ama bu tesettürümden çıkamayacağım anlamına gelmiyor. İnsanların düşünceleri benim için hep önemliydi
    Ama artık birazda kendimi düşünmeliyim. Bu bencillik değil
    Belki ailem tesettürümden memnun ve arada bir bravo diyor. Ama ben…
    Ben kendimi tebrik etmediğimde onların tebriği bana bir şey ifade etmiyor. Kendimi kendim gibi hissetmek istiyorum. Keşke insanlar tesettürlü olduğumu unutsalar ve rahatça kendim olabilsem. Bu imkansız, biliyorum. Bu yüzden insanları beklemeyeceğim, kendi işimi kendim halledeceğim.

  4. Cümlelerinizi okurken bir şeyler hissettim ve sizinle paylaşmak istedim.
    Şimdi öncelikle kendini mutlu hissetmenin önemli olduğunu insanın kendi kararları ile hareket etmesi gerektiğinin farkında olan 29 yaşında bir insanım.Bu bütün mutsuzluk veya kendi kararını alabilme becerisi sadece açılmaya bağlı mıdır?diye sorulması gerektiğini düşünüyorum. İnsan hayatı boyunca ailesine her konuda hayır diyemedi ise bu konu ile onlara bir şeyler anlatılmak istiyor olabilirmi? özgür hissetmesine dair başka sınırlara da ihtiyaç duyuyor olabilir.Öncelikle kişinin bence yıllardır taşıdığı bu tesettürü bunca insanın sadece toplum için yapmadığını fark etmesi lazım.Tesettür bizim için ne anlama geliyor ? Buralara bir araştırılması gerekiyor . Özgür ruhlu olan bir kadın tesettürlü olabilir .Sadece aile muhafazakar diye tesettüre girmek asla doğru değil .Beni herşeyimle seven ve yaratan rabbim bana bunu niçin emretmiş olabilir diye sorabiliriz.Açılma kararı bir şeyleri ispat mı?Daha iyi bir hayat insanın ruhuna bir şeyler katmasından ileri gelmiyor mu?Yada açılma niyeti tam olarak hangi sebepten ötürü?
    Tesettürün bir çok faydalarını elbette sayabilirz.Ancak ilk etapta insan güvendiği bir doktora gittiğinde ilacı tedavinin şeyini sorgumaz .Tabi olur ve hayatındaki o ilaçla gelen güzellikleri görür.Ben dünyadaki herkesten daha fazla beni ,sevdiğim herşeyi,zamanımı ,isteklerimi yaratan Allah ‘a güveniyorum ve örtünün benim için doğru ve şifalı olduğuna inanıyorum
    Rabbim içimizden kendimiz için en doğru karar vermemizi nasip etsin .

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir