Ben 10 yaşındayken kapatılmış, imam-hatipte okutulmuş bir kızım. Babam imam, tüm akrabalarım aşırı dindar ve hatta bir kısmı çarşaflı. Böyle bir ailede büyüyünce kendini onlar gibi olmak zorunda hissediyor insan. Ben de senelerce içinde olduğum buhranın farkına varamadım. Kendimi sevemeyişimi hep başka şeylere bağladım. 18 yaşına geldiğimde artık böyle olmak istemediğimi net bir şekilde biliyordum. Ama ailem buna asla izin vermezdi.
Şimdi yazacaklarım benim gibi olan kız kardeşlerime biraz olsun iyi hissettirmek ve umudun hep var olduğunu göstermek için. Açılmayı ilk istediğimde ablamdan çok kötü tepkiler aldım. “Kendini erkeklere beğendirmek mi istiyorsun?” dedi. “Açıkken güzel göründüğünü mü sanıyorsun?” dedi. Amacım kimseye güzel görünmek değildi, sadece kendim olmak istiyordum ama ablamdan duyduklarım zaten kırık olan özgüvenimi yerle bir etmişti. Aynı ailenin içinde büyüyen iki kadın olarak birbirimizi anlarız sanmıştım.
Bana renkli şallar, tunikler alıp kapalılığı sevdirmeye çalıştı ama nafileydi. Aylar sonra bir gün cesaretimi topladım. Babama açılmaya karar verdiğimi söyledim. Ama çok korkuyordum. Dövülmeyi de reddedilmeyi de göze almıştım. Babam başta neden böyle bir şey istediğimi sordu, beni anlamaya çalışacak sandım. Ama sonra ancak o ölürse bunu yapabileceğimi söyledi. “Sen bizim neslimizi bozacaksın” dedi. Bir anda çıldırdı. “Git evlen, dini sorumluluğun kocanın üstüne geçince o izin verirse açılırsın ama benim evime o halde giremezsin.” dedi.
Bir baba kendi çocuğuna nasıl “mal” muamelesi yapar anlamıyorum. Benim sorumluluğum neden bir erkekte olmak zorunda? Ben kendim kararlar verip sorumluluğunu alamaz mıyım? O dönem çocukluk aklıyla bir arkadaşımla ya da anlaşmalı olarak biriyle evlenmeyi bile düşündüm.
Bir erkeğin baskısından kurtulmak için yine bir erkeğe muhtaç olmak. Bunu asla kendime yediremiyordum. Ama o evden başka türlü çıkamayacağımı da düşünüyordum. Neyse ki arkadaşlarım sayesinde bu saçma fikirden kurtulabildim. O günden sonra babamla konuşmadık. Oysa ben açılmayı ilk düşündüğümde “Ya babam açılınca beni eskisi kadar sevmezse, benimle konuşmazsa?” diye düşünüp günlerce ağlamıştım. Ama o söyledikleri içimde bir şeyleri koparttı, ondan uzaklaştım.
Mezuna kaldım ve sınava evde hazırlandım. Psikolojik olarak çok zorlanıyordum. Başörtüsünü taktığım her an boğuluyordum. Aynada kendime bakamıyordum bile. Kendimi derslere de veremiyordum. Tek düşündüğüm şehir dışında herhangi bir bölüm kazanıp evden kurtulmaktı. Bir sene öyle ya da böyle geçti. Asla açılmaya çalışmadım, kimseye bu konuyu bir daha açmadım bile. Onlar benim bunu unuttuğumu düşündü, bir anlık heves sandılar.
Üniversite tercih döneminde babam şehir dışına gitmemi istemedi. Bir arkadaşını bana akıl versin diye evimize davet etti ve arkadaşı bana kadın fıtratının sadece bir-iki mesleğe uygun olduğunu, dini açıdan da sadece onların uygun olacağını söyledi. Öğretmenlik yazmamı istediler. Annem anlayış gösterip babamı ikna etmeye çalıştı. Nihayetinde babama sahte bir tercih listesi gösterdim, son gece de girip listeyi değiştirdim. Babam sadece 1 tane tercihi benim yapmama izin vermişti, onu da istemediğim halde gelmesi kesin olan bir bölümü Ankara’da yazarak kullandım. Ve yerleştim.
Başta beni göndermeyeceğini, boşa hayal kurmamamı söyledi. Sıkıntılı bir süreçti, biraz annemin biraz da abimin “Biz ona güveniyoruz.” demeleri sayesinde zor da olsa ikna oldu. Yurda yerleştiğim ilk gün, babam gider gitmez örtüyü çıkardım ve dolabın derinliklerine attım. Hem çok rahatlamış hem de korkmuş hissediyordum. Babam yaşadığımız şehre hemen dönmeyip yurdun önünde benim çıkmamı bekleyecek ve öyle görünce zorla eve geri götürecek sanıyordum. O yüzden erkek kardeşimi sürekli arayıp babamın dönüp dönmediğini sormuştum. Babamın eve geldiğini söylediğinde kendimi dışarı attım.
O günü asla unutmuyorum. Bir tane video çektim, gülüp durmuşum, güneşe yüzümü dönüp öylece beklemişim yolun ortasında. Sonraki günler benim için hem gerici hem güzeldi. Sonunda istediğim gibiydim. Ama babamın Ankara’ya gelmesinin imkansız olduğunu düşünsem bile her köşe başından o çıkacak gibi korkuyordum. Bir-iki ay bu şekilde yaşadım. Sonra beni dışarıdayken görüntülü aradılar. Telefonumu kapattım, hemen yurda gittim ve şarjım bitmişti diye yalan söyledim ama anladılar. Babam ses kaydı atıp “Beni oraya getirtme, gelirsem Ankara’yı son görüşün olur.” dedi.
Hemen anneme yazdım. Babamın çok sinirli olduğunu ve bir şeylerden şüphelendiğini söyledi. Ben de itiraf ettim. Annem başta kabul etmedi, “Sen benim tanıdığım kızım değilsin, şeytan seni parmağında oynatıyor, biz seni oraya okumaya yolladık.” gibi bir sürü şey sıraladı.
Anneme ilk kez söylüyordum ama babam zamanında ona anlatmış zaten. Annem açılacağıma inanmadığı için içi rahatmış. O gece ona ses kaydı atıp ne kadar zorlandığımı anlattım. Ama annem en yakın arkadaşıma suç atıp “Onun yüzünden oldu, Allah onun da belasını versin.” şeklinde konuştu. “Baban gelecek, seni okuldan alacak, kendine gel.” dedi.
O gece abim de ablam da bana uzun uzun mesajlar attılar. İkisi de bana değil de babama üzülüyordu, açılarak babama ihanet ettiğimi söylediler. Ablam kendini de suçlamıştı çünkü mesleği gereği çok fazla gence dokunan biri olsa da bana yetişemediğini söyledi. Sonraki birkaç gün babamın beni almaya gelmesinden korktuğum için okula gidemedim. Yurtta güvenlikler var, beni zorla çıkartamaz diye düşündüm. Güvendiğim bir iki arkadaşıma ev adresimi verip babam beni zorla götürürse polise haber verin dedim. Sonra annem bana yazdı, “Baban artık yok, ne istiyorsan onu yap.” dedi.
Babam beni engellemişti ve aile grubumuzdan çıkarmıştı. Günlerce aileden kimseyle konuşmadım. Maddi ve manevi yalnızdım. Bir şekilde devam ettim, arkadaşlarıma tutundum. Özgür hissedişime tutundum. Bu şekilde 1,5 sene geçti. Annemle olan ilişkimiz biraz olsun düzeldi. Hala benim bir gün kapanacağıma inanıyor. Abim ve ablamla da iyi sayılırız ama babamla hiç iyi olmadık.
Ben açıldıktan sonra ciddi bir hastalık geçirdi ve bana “Ölürsem sebebi sensin.” dedi. Bu cümleyi abimden ve annemden de duydum. “Baban ölürse senin yüzünden.” dediler. Bu cümlenin ağırlığını hala kaldıramıyorum. Açıldığım için bu kadar ağır bir yükün altında bırakılmayı hak etmiyorum.
Bu 1,5 senede babamla toplasak 4 kez falan konuşmuşuzdur ve hepsinde beni parayla ikna etmeye çalıştı. “Kapanırsan her ay sana şu kadar para yollarım.” dedi. Mirastan men etmekle tehdit etti, ben de ona mirasını istemediğimi söyledim. Beni eve kapatmakla tehdit etti, “Kendimi ö*dürürüm.” dedim. “Ben seni hastaneye yetiştiririm bir şey olmaz.” dedi.
Gerçekten umrunda değilim, tek düşündüğü saçımın görünüp görünmediği. Bu süreçte burs için bir yerlere başvurdum, küçük çaplı işlerde çalıştım. Şu an 21 yaşındayım. Hala tam olarak kendimi gerçekleştirmiş sayılmam. Bölümüm iki senelikti, bu sene okulum bitiyor. İsteyerek okuduğum bir bölüm değildi bu yüzden sınava yeniden hazırlanacağım. Babam eve döndüğümde kapanacağımı, bu iki senede hevesimi aldığımı söyledi geçenlerde.
Eve dönmek istemiyorum ama mecburum. Babama yeniden kapanmayacağımı söyledim. 17-18 yaşlarındayken odasına sindirdiği kız değilim artık. O zamanlar o kapıdan açık çıkmaya cesaretim yoktu ama bu saatten sonra bana zorla hiçbir şey yaptırmasına izin vermeyeceğim.
3-4 senelik bir süreci olabildiğince kısa anlatmaya çalıştım. Eminim çoğu kız kardeşim benzer sözleri işitti, aynı senaryolara mahkum kaldı. Ben o zamanlar hep buraya yazılanları okuyarak güç buluyordum, umarım birileri de benim öykümü okuyarak iyi hissedebilir.
“Sadece kendim olmak istiyordum” için 2 yanıt
Merhaba,
Ben yüksek lisans öğrencisiyim. Tezimde dini şüphe yaşadığı hâlde başörtüsünü takmaya devam eden kadınların deneyimlerini araştırıyorum.
Bu konuda, gönüllü olarak deneyimlerini paylaşmak isteyen kadınlarla mülakat yapmam gerekiyor. Konunun oldukça özel ve kişisel olduğunun farkındayım; bu nedenle tüm görüşmeler gizlilik esasına göre yürütülecek ve katılımcıların kimlik bilgileri kesinlikle paylaşılmayacaktır.
Araştırmama katkı sunmak isterseniz, e-posta yoluyla benimle iletişime geçebilirsiniz. Mülakat sorularını ve detaylı bilgileri size e-posta aracılığıyla iletebilirim.
e-posta adresim: [email protected]
Katkı ve desteğiniz için şimdiden teşekkür ederim.
Seninle aynıyız ya yaş aile okurken benim hikayem dedim. Ben de üniversiteye gelip ilk gün yurtta valizlerimle yukarı çıkarken asansörde çıkardım örtüyü 😀 ama daha itiraf etmedim. 4 gün sonra memlekete gidicem. Anneme anlatmak istiyorum senin yaşadıklarını yaşayacağım büyük ihtimalle. Seninle konuşmak isterim şu an ne yaptığını okul bitince yazları eve gidip gitmediğini falan merak ediyorum. Umarım iyisindir konuşmak istersen instagram @gatafara4