Bize göre hayat artık günahlarla
Selam. Ben ve benim gibi hayatlar yaşadığından emin olduğum kızlar… Hatta gençler desem daha doğru olur. Biz kimiz ve nasıl hayatlar yaşıyoruz? Biz, muhafazakar olduğu zannedilen ama sadece at gözlüklerini kafalarına çivilemiş ailelerin çocuklarıyız. Ben, farzların sadece kızlar için olduğunu düşünen bir babanın kızlarından sadece biriyim; babasının yüzüne söyleyemediklerini yazma cesaretinde bulunabilen kızlardan biriyim sadece.
Babama göre farzlar nasıl, biliyor musunuz? Tesettür sadece kızlarına; namaz, Kur’an, farz olan her şey sadece kızlarına… Biz karşı cinsle zorunda kalmadıkça sohbet edemeyiz ama babamızın hayatında senelerdir hangi vasıfla bulunduğunu dahi bilmediğimiz bir kadın olabilir. Biz saat sekizden sonra eve gelmeyi hayal bile edemeyiz; eğer sekizden sonra eve girersek annemiz bize yanlış bir şey yapmışız gibi nutuk çekip azarlar ama babamız haber dahi vermeden şehir değiştirebilir. Biz namaz kılmazsak sıkıntı var demektir ama babamız sadece cumadan cumaya, bayram zamanı geldiğinde namaz kılar; onun namaza gittiğini görenler şaşırıp kalır.
Biz hayatımızı dini kurallara göre değil de “Babamız neye kızar, neye kızmaz?” diyerek yaşarız. Bize göre hayat artık günahlarla, sevaplarla hareket edilmesi gereken değil; babamıza göre ne doğru, ne yanlış diyerek hareket edilmesi gereken bir yerdir. Mesela tesettüre gireceğimizi bile bilmeyiz, sorma zahmetinde bile bulunmazlar, hayır deme hakkımız yoktur. Ansızın bir bayram arifesinde, daha 11 yaşında olan ve bayram alışverişi için heyecanla bekleyen o küçük kızı AVM’nin ortasında arayıp, “Kapanacaksın, şal al,” deyip telefonu kapatırlar. Sonra bir bakarsın, o kız 6 senedir kapalı.
Şu an istediği hayatı yaşamanın hayalini kurmak bile onun için lükstür; çünkü istediği hayatı dile getirince bile aldığı tek cevap, “Dinimize aykırı, kimde gördün, bizden kim yapmış bunu?” olur. Bu arada hayal edilen hayat derken şunu kastediyorum: Burnuna hızma takmak, tiyatro yapmak… Aslında dahası da var ancak bunlar sadece “belki izin alabilirim” düşüncesiyle dile getirilmiş şeyler. Bunlar hayatımızın ’u bile değil, sadece yazıya dökecek kadar aklıma gelenler.
Ben; kızlarının hayatını birer kukla gibi kullanmaya çalışan bir babanın, hastalığıyla mücadele ederken her şeye göğüs germeye çalışan bir annenin, sorun çıkarmaya yemin etmiş bir ablanın ve hassas olduğu için her şeyden korumaya çalıştığım kardeşimin kızı, kardeşi ve ablasıyım. Ben, tek ümidi şehir dışında okumak olan, toplumun temel değeri olarak görülen o aileden kaçmaya çalışan bir kızım sadece.