Çocukluğumdan beri bir kadın gibi büyütüldüm

Merhaba, ben 21 yaşındayım. Küçüklüğümden beri kendim olmak için savaşıyorum ve bu yolda aklımı yitirmek üzereyim. Hikâyem sizinkilerden biraz farklı ama onlarla aynı kapıya çıkıyor.

6. sınıftayken kendi isteğimle kapandım çünkü öyle olması gerekiyordu. Babam taktığım tokaya bile karışan birisiydi. Ailemin kısıtlamaları dahilinde benim için uygun gördükleri şeyler arasında seçim yapma özgürlüğüm vardı. Bana, uzun etekler ve kendimi hiçbir zaman ait hissetmediğim saçma sapan şeyler giydirdiler. Aslında bir nevi beni kapanmaya mecbur bıraktılar. Okulda ve dershanede çok kez dalga konusu oldum, “Bu kız neden ninem gibi giyiniyor?” dediler. İçime kapandım, kimseyle konuşmadım; ‘Bu kız biraz cins’ dediler. Ben de başım açık ama uzun etekler giyiyorum, en azından kapanıyım da görüntüm bütün olsun, dedim. Hem belki uzun şeyler giyersem babam altına pantolon giymeme izin verir, dedim. Bu yükün bana ağır geleceğini nereden bilebilirdim? Tam 5 yıl boyunca her gün ‘Ne olur baba, bana izin ver, kadınlık yerlerimi kapatacağım, izin ver de pantolon giyeyim’ diye ağlayarak yalvardım; izin vermedi.

Hayalim hemşire olmaktı. Sağlık lisesini kazandım, göndermedi. Uzak, dedi ve beni İmam Hatip lisesine gönderdi. Ölüm gibiydi; benim İslam inancım bile yok, ben sadece Allah’a inanıyorum. 10. sınıfta okulu bırakma kararı aldım. Sınıfta kalacaktım ve ben hala pantolon giyme konusunda ısrarcıydım, ne pahasına olursa olsun giymek istiyordum. Babam bir kâğıda ’Eğer okuluna devam edersen, sınıfta kalmazsan ve vücudunu belli etmeyen şeyler giyersen izin vereceğim’ yazmış. Bu kâğıdı bana da imzalattırdı, anlaşmaya uymazsam bunun sonuçlarının ağır olacağını söyledi. Düşünebiliyor musunuz, bana bunun için anlaşma imzalattı. Tabii bir de akraba faktörü var; amcalarım da bir yerde babam sayılırdı ve onlar da beni dövüp bana hakaret etme hakkına sahiplerdi. Babam onlardan da izin aldı. Benim babam sen değil misin, ne diye o kadar kişi birleşip benim hakkımda karar veriyorsunuz? Babam da ilerleyen günlerde her akşam ‘Sen o kadar dersi düzeltemezsin, düzelteceğini bilsem sana bu anlaşmayla gelmezdim’ dedi. Neyse, ben kâğıdı imzaladım ve 9 dersimi düzeltip sınıfı geçtim. Karne günü geldi ve gösterdim. Bak, dedim. ‘Sözüm söz’ dedi; ‘Lanet olsun, git giy’ dedi.

Çocukluğumdan beri bir kadın gibi büyütüldüm, hiç çocuk olmadım. Arkadaş edinemez, sokağa çıkıp oyun oynayamaz ve gezmeye gidemezdim. Günahmış. Arkadaşlarımla bile oturup vakit geçiremezdim. Hayatım tutsaktı, her gün kendi halime ağlıyordum. ‘Ben lanetli miyim, neden bu kadar canım yanıyor? Ben sizin köleniz değilim’ diyordum. ‘Aynada gördüğüm kişi ben değilim’ diyordum.

Liseyi bir şekilde bitirip üniversite sınavına girdim. Hayalim 2 yıllık bir bölüme başlamak ve sonra onu yükseltmekti. Tabii babam göndermedi, ‘2 yıllık olmaz’ dedi. Mezuna kaldım, çalışmaya başladım. BESYO sınavlarına hazırlanıyordum, spor salonunda eğitim alıp pilates eğitmenliği yapmaya başladım. Her şey güzeldi; arkadaşlarım, ortamım… Fakat ailem orada çalışmamı hiçbir zaman istemedi. Yine her şey kötüye gidiyordu; patronum dolandırıcı çıktı, belgemi vermedi. Ben de BESYO okuyamadım, üniversite de yalan olmuştu. Sınava 1 ay kalmıştı; kimseyle konuşmadım, telefonum aylarca kapalı durdu, saçlarımı tamamen kestim, intihara kalkıştım. Yaşadığım hayat beni gerçekten boğuyordu.

Sınava girdim, yine 2 yıllık bir bölüm tuttu. Bu sefer aileme kafa tutup ‘Ben gideceğim’ dedim ve gittim. Farklı bir şehirde onlardan uzak olmak… O kadar özgürüm ki anlatamam. Beni anlayan insanlar var, değer görüyorum, insanlar beni takdir ediyor, seviliyorum; bu mükemmel bir duygu. Tabii tatillerde eve gelince çöküyorum; evden kovmalar, küfür etmeler, tehditler… ‘Artık susmayacağım’ dedim, bana karışmamalarını söyledim. Fakat babamdan çok korkuyorum, annemin o çenesiyle babama her şeyi abartarak anlatması beni korkutuyor. İslam’ı bu denli yanlış bilmeleri beni çileden çıkarıyorlar, onlara göre neredeyse her şey günahtır. Herkese laf söylerler. Bütün kuzenlerim babama yaklaşmaya korkar, ‘Bu adam herkese niye bu kadar karışıyor?’ derler. Bir de beni düşünün… Bu ahlak memurları beni bütün duygulardan uzaklaştırdılar, bende sevgi bırakmadılar, onlardan nefret ediyorum.

Şimdi açılacağımı söyledim. Annem her gün ‘Oranı buranı açınca çok iyi mi olacak? Açılırsan hakkımı helal etmem’ diyerek babamın yanında ağlıyor. Tabii babam da ondan etkileniyor, ‘Erkekler senin bir yerini görünce mutlu mu olacaksın?’ diyor. ‘O sizin zihniyetiniz’ dedim. ‘Seni ben doğurdum, sen bana nasıl edepsiz dersin?’ diyerek ağlamaya başladı. Her akşam aynı kavgalar ve hakaretler devam ediyor. Bu durumdan bıktım, boğuluyorum ve ben artık özgür olmak istiyorum. İstiyorum ama çok da korkuyorum, çok fazla üstüme geliyorlar. Benim nelerle başa çıktığımı, nelerle uğraştığımı bilmiyorlar. Mesela babam, kendi kardeşinin beni taciz ettiğini bilmiyor. Sorsanız küçüktüm, evet ama bana yaptıklarını unutamıyorum. Sözde hepsi Müslüman…

Her gün okulda, sokakta başörtüsü takmak ve yaşadıklarımı tekrar tekrar hatırlamak beni öldürüyor.

(Görsel: Vittorio Zecchin)

Comments (4)

  1. Lütfen bana dm den mesaj at instagramım _betul_nurr lütfen yaz bana

  2. Güzel kalbinden öpüyorum. Bitmek bilmeyen umudun kadar sonsuz ve güzel bir geleceğin olsun ❤️

  3. _busraoran instagramım istersen konuşabiliriz

  4. Pandemi süreci biter bitmez bir iş bul ve örtünü çıkarma düşünceni faaliyete geçir lütfen. Şimdilik direnmekten başka elinden bir şey gelmez.. Yalnız yürümeyeceksin, olmak istediğin gibi göründüğün yarınlara!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir