Benim en büyük baskıcım bendim.

Merhaba. Ben 21 yaşında bir üniversite öğrencisiyim, lise 1’den beri kapalıyım. Bu siteyi bir süredir sessizce takip ediyorum. Uzunca bir yazı yazmak istiyordum hep ama bugün kısa ve cesaretlendirici bir yazı yazmak istiyorum.

Bu konuyu, 1 seneden uzun bir süredir ciddi olarak düşünüyorum. Henüz açılmadım ama geçen sene anneme genel olarak istemediğimden bahsetmiştim. Ciddi olduğumu belli etsem de annem pek üstünde durmadı ve konu kapandı gitti. Annem, dindar bir ailede yetişmiş bir kadın ama hurafelere inanan ekstrem bir dindar değil. Yargılayıcı ya da sert bir kadın hiç değil; oldukça genç ruhlu, eğlenceli bir kadın. Annem de babam da baskıcı insanlar olmadı hiçbir zaman. Ben de çılgınlık yapan, istediği gibi yaşayan biri değildim. Çevrem öyle değildi; hep uyumlu ve sakin bir kız olarak bilinirdim.

Babam oldukça rahat bir insan, benim hayatımda daha fazla etkiye sahip olan annem ve anne tarafından akrabalarımdı. Tüm kuzenlerim kapalıydı. İlkokuldayken bile arkadaşlarımla konuştuğumda ileride kapanacağımı söylerdim. Dediğim gibi uyumlu bir karakterim vardı, hiç sorun çıkarmazdım. Mükemmel olmalıydım; insanların eline beni sevmeyecekleri, yargılayacakları bir neden vermemeliydim. “Liseye başlayınca kapanacağım” demiştim. O sıralar, bu tarih çok ileri bir zaman gibi geliyordu bana ama o gün geldi çattı. Çalışkandım, iyi bir Anadolu lisesi kazandım ama kaydımı İmam Hatip’e aldılar. Orayı istemememin tek nedeni, puanıma göre düşük puanlı bir lise olmasıydı. Onların lisemi değiştirmesinin nedeni de o yıllarda liseye kapalı gitmenin yasak olmasıydı.

Tüm sınıfın kapalı olduğunu gördüm ve dedim ki “Zaten yapacaktım şimdi yapayım”. İlk günler kendimi çirkin hissettim çünkü saçlarımı çok beğeniyordum. Tanıdığım birkaç kişi de açıkken daha güzel olduğumu söylüyordu ve üzülüyordum. Servisle okula giderken ortaokulumdan birilerini görünce başımı eğiyordum, beni kapalı görmesinler diye. Sonrasında çevremle birlikte örtüme ve liseme alışmaya başladım, dediğim gibi uyumlu biriydim. Lisemi sevmiştim ve “İyi ki beni almışlar bu liseye” bile demiştim. Orada tanıştığım ve hala çok sevdiğim insanlar var ama farklı bir ortama girene kadar oradaki yanlışların farkına varamamıştım. Mesela serbest kıyafete geçtiğimiz dönemde, müdürümüz İstiklal Marşı okunduktan sonra uzun giymeyen kimseyi okula almazdı. Dizin altında olması bile yeterli değildi ve ben de gerçekten uzun tunikler giyerdim hep. Yine de bahçede kaldım o gün. Ailelerimize laf etmişti “Nasıl izin veriyorlar size?” diye.

Biz birer simgeydik ve kimseye koz vermemeliydik. Biz çok çalışmalıydık çünkü herkese İmam Hatipliler’in çok iyi yerlere geldiğini kanıtlamalıydık. Ben bu davayı sırtımdan hiç atamadım. Üniversitede daha rahat giyinmeye başladım ama kendimi örtüm sebebiyle sürekli kısıtladım. Hep “Sadece kendimi değil, bütün bu topluluğu temsil ediyorum; yapmamalıyım” dedim. Dediğim gibi, benim en büyük baskıcım bendim. Hiç sınırlarını aşmamış, “Ben ne istiyorum?” diye düşünmemiş bir kızdım. Başkalarının benden istediklerine o kadar odaklıydım ki üniversitede başka bir ortama girince afalladım.

Geniş, kızlı erkekli bir arkadaş grubum vardı. Kendimi aramaya başladım ama bunu istediğimi fark etmem 2 senemi aldı. Dediğim gibi, ilk olarak geçen sene anneme ve teyzeme belirttim bu isteğimi. Konuştuk, tartıştık ama asla yargılanmadım. Asla cesaretim yoktu o sıralar, okul başladı ve bu sırrım içimde gittikçe büyüyordu. Arkadaşlarım “Yapar mısın” dediğinde “Olabilir” diyordum ama ciddi bir şekilde istediğimi hiç belirtmemiştim. Yarıyıl tatilinden sonra en yakın arkadaşıma söyledim, bana destek oldu, cesaret verdi. 2. döneme açık başlamayı çok istedim, yapamadım ama o sıra o kadar kararlıydım ki, “Bir hafta sonunda yapabilir miyim” diye düşünüyordum. Okul varken yapmazsam yazın asla yapamazdım çünkü kafamı dağıtacak, her gün gideceğim bir yer olamayacaktı o süreçte. Sonra, Mart’ta okullar kapandı. Ben kendimi şartlamıştım, 3 hafta sonra okula açık gidecektim ama o 3 hafta, bildiğiniz gibi 7 ay oldu. Şu an okulumun açılmasına 1 buçuk hafta var ve ben birkaç gündür stresten ölecek gibiyim. Çünkü tam zamanı, şu an yapmalıyım.

Sonunda asıl yazma sebebime geldim. İlk söylediğim arkadaşımın cesaretlendirmesiyle açılacağımı anneme ciddi bir şekilde söyledim. Nasıl sancılar çektim, bilemezsiniz. Evet, kızmayacaktı belki ama ben kendimle savaşıyordum, söyleyeceklerimi prova ettim, kaç kez salona gidip geri döndüm. Bir kere tam söyleyecekken sustum. En sonunda, dün gece, muhabbet ederken gözümü kararttım ve söyledim. Asla beklediğim gibi olmadı, annem gayet sakindi; “Öff yine mi bu konu” demedi, “olmaz” demedi. Sonuçlarını tartıştık, nedenlerini tartıştık, annem şakalar yaptı. Ve ben anladım ki çevremdeki duvarları hep ben örmüşüm. O duvarlar sadece benim inandığım kadar gerçeklerdi ve bir adım attığımda yok oluyorlardı.

Biliyorum; bazılarınız gerçekten hapsedilmiş, kıstırılmış hissediyor. Belki çoğunuza göre şanslıyım ama demek istediğim şu; engeller siz var olduklarını düşündüğünüz sürece varlar. Hala annemden başka kimseye söylemedim ve sürem azalıyor. Her ne kadar endişelenmem gereken kişiler yalnızca annem ve babam da olsa, ben tüm hayatını herkes tarafından onaylanacak şekilde yaşamış bir kız olarak en önemsiz insanın düşüncesini bile kafama takıyorum. Ama yine de bu sıralar hiç olmadığım kadar cesur hissediyorum. Nedenlerimden bahsetmedim ama zaten yeterince uzun yazdım.

Bugün okuduklarımdan sonra şu anı paylaşmam gerektiğini düşündüm çünkü bu yazılarda beni çeken şeyin, verdiği umut olduğunu fark ettim. O sebeple yaşadığım bu ufak zaferi, size umut olsun diye yazdım. Umarım 1 hafta sonra size saçlarımın havaya değişini anlatırım. Hiç kafamda kurduğum gibi olmadığını, boş yere kendimi bu kapana kıstırdığımı söylerim. Umarım çevrenizde sizi olduğunuz gibi kabul eden insanlar olur ve hayallerinize ulaşıp kendi isteklerinizi dinlemeye başlarsınız.

(Görsel: Francesco Clemente)

Comments (3)

  1. Adına sevindim hikayenin devamını lütfen yaz olur mu ve eğer konuşmayı istersen instagramdan konuşabiliriz
    @elifsaydannn

  2. Çok zor süreç bence açıl yani şimdi böyle diyorum ama senin için diyorum ki illaki açılıcaksın utanmanda normal tabi cevre etkileri böyle şeylerde çok kendini nasıl mutlu hissediyorsan öyle hayatın olur inş ben henüs açılmadım ama sen şanslısın en asından annen büyük tepki vermemiş sana tavsiyem geç açılmak yerine şimdi açılmak umarım gelişenolauları yazarsın kendine iyi bak

  3. Yaz lütfen… @tuggbaa006

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir