Aileme göre bir kız doğar, büyür, evlenir, çocuk yapar ve ölür.

Merhaba, ben 13 yaşında kapandım. Bir gün regl oldum ve “Kapanma zamanın geldi, artık saçının her teli 10.000 günah!” dendi. Bir günde kapandım. Bir günde genç kız oldum. Ülkemizde de öyle değil mi zaten? Bir günde genç kız oluruz, bir günde kadın oluruz, bir günde anne oluruz biz! Öncesi de sonrası da yoktur.

Kapandım ve üzerimdeki baskı gitti. Misafirliğe gidince bile başörtüsü getirip “Çok günah” diye kafama örten insanlar vardı. Oysa daha 13 yaşında bir çocuktum. Onlara göre erkeklerin bir çocuğa şehvet duyması gayet normal bir durumdu ama bir çocuğun kapanmak istememesi dünyanın en anormal şeyiydi. O yaşta bile yollu muamelesi yapılırdı. Saçlarımı hiç salmadım ben mesela, saçlarını salıp okula gitmek ne demekti? Kul hakkı yemek de diğer her şey de normaldi ama ben normal değildim.

Annem, babam beni hiç sevmez. Hakaret ederler sürekli, beni dinlemezler, çok inatçıdırlar. Beni belki severler diye istedikleri her şeyi yaptım, başlarını bir kere olsun yere indirmedim, her zaman başarılı bir çocuktum, kapalıydım yani bir kızdan beklenen her şey bende vardı. Ama onlara yaranamadım… Beni hiç sevmediler…

Ailemle kafa yapımız asla uyuşmuyor. Onlara göre bir kız doğar, büyür, evlenir, çocuk yapar, ömrünü kocasına ve çocuklarına harcar ve sonra da ölür. Bir kadından beklenen budur. Yaşamaması… Ama ben bu değilim, böyle değilim. Kardeşlerim de aynı, bağnazlar. Üniversite okumuşlar ama kafaları kapalı, hiçbir şeyi anlamıyorlar. Aslında benim kafam değil onların kafası kapalı. Benden büyük kardeşlerim, annem, babam; hepsi beni elleriyle şekillendirmeye çalıştı ve başardılar da. Onların istediği şekildeyim ama kendim değilim. Saçlarımı tamamen kazıdım ben, kafamdaki düşüncelere engel olmak için ama olmadı, engel olamadım. Saçlarım uzadıkça geleceğe dair umutlarım da artıyor ama sonra karanlık dünyama geri dönüyorum. “Belki üniversitede” diyorum kendi kendime. Gerçi hepimiz böyle harcamadık mı hayatımızı? “Lisede çok güzel olacak, üniversite şöyle olacak” derken yaşamadan öleceğiz.

Korkuyorum, herkesten korkuyorum, ben böyle bir karar alırsam bütün ailem silecek beni. Onlar beni sevmese de ben onları seviyordum. Kapanmadan önce abim “Kapanmazsan seni silerim, ben yokum” demişti. Kaç kez “Keşke” dedim biliyor musunuz? “Olmazsan, olma” demediğim için, kendim olmadığım için. Kaç kez pişman oldum, korktuğum için. Başkaları uğruna kendimden vazgeçtiğim için. Saçlarım rüzgarda uçuşsun istediğim için günahkar oldum ben. Anlatmak istemiyorum onlara çünkü anlamayacaklar. Onlar halimden memnunum zannediyor. Henüz kimseye söylemedim bunları. Beni günahlarımla, hatalarımla sevmelerini isterdim. Olmadı… Çok yalnızım… Fazlasıyla yalnız…

(Görsel: Nikephoros Lytras)

Comments (2)

  1. Saclarim rüzgarda uçussun istedigim icin günahkar oldum ben.. Tek cümleyle icimi anlatmissiniz. Ne kadar anormal bi istek aslinda degil mi. Sac ya bu sac erkeklerde de olan onlarinda uzattigi kestirdigi. Ne olabilir ki bu sacta. Dar giyinmenin acik giyinmenin gunahini anliyorum ama saci anlayamiyorum artik.. 28 yasindayim Cocuklardan once boyle bi dusuncsm yoktu ya da farkinda degildim tam olarak. Simdi esim engel bana aslinda anliyo beni biliyorum ama etrafa karsi kucuk dusmekten korkusu baska bisey degil. Önceden niye yapmadin falan diyo. Cocuklarim söz konusu oldugu icin birsey yapamiyorum. Katlaniyorum simdilik yapicak bisey yok gibi..

  2. Konuşmak istersen yazabilirsin instagram hesabım Ummu3037

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.