Babam sanırım kendisi gibi insanlar bana bakmasın diye kapanmamı istiyor.

Muhafazakar bir ailede doğdum. Annem ve ablam başörtülü ve benim de üniversiteye geçince başımı örteceğime kesin gözüyle bakıyorlar. Doğduğumdan beri evde sürekli kavga var. Annem sinir krizleri geçirip kendinden geçer, babam sadece canı sıkıldığı için bizimle kavga eder. Ailemle konuşmak istemiyorum çünkü ağzımdan çıkan tek bir kelime onların eline geçen bir koz oluyor. Bir keresinde babam bir soruyu onun istediği gibi çözmediğim için üstüme yürümüştü.

Şu zamana kadar fiziksel şiddet görmedim ancak doğduğumdan beri psikolojik şiddet görüyorum. Babamdan çok korkuyorum çünkü abaza birisi. Onunla sokağa çıktığımızda tüm kadınlara bakar, sonra da ‘cık cık’ yapıp “Nasıl böyle gezerler!” diye onlara hakaret eder. Babam sanırım bu yüzden kapanmamı istiyor, kendisi gibi insanlar bana bakmasın diye. Bazen hiç ailem olmasaydı ve yetiştirme yurdunda büyüseydim daha mutlu bir hayatım olur muydu diye düşünüyorum.

Yazın kısa kollu bir tişört giydiğimde bana “Sen bizim kızımızsın, kapanmaya alıştır kendini yavaş yavaş” diyor. Ben çok hayal kuran biriyim ancak liseden sonraki hayatımı hayal edemiyorum. Sadece bir karanlık görüyorum. Kapanmak istemeyeceğim ve çok fazla sorun çıkacak. Şu an 15 yaşındayım ve artık bünyemin böyle şeyleri kaldıracağını sanmıyorum. Yaşamak artık bana zevk vermiyor. Hiçbir şeyi isteyerek yapmıyorum. Daha fazla çabalayacak gücüm kalmadı. Birinin bana yol göstermesi lazım, lütfen bana yardım edin.

(Görsel: Celia Daskopoulou)

Comments (3)

  1. Hikayemiz birebir aynı olmasa da yazdıklarında bana tanıdık gelen yerler var. Ben 20li yaşlarımın ortalarındayım ve lisenin son yılında dini daha fazla araştırarak başörtüsü takmaya karar verdim. Öncesinde çok “açık” giyinen birisi hiç olmamıştım ama birkaç kez babamın gömleğimin üst düğmesini kapatmam için beni uyardığını hatırlıyorum. Bu beni çok rahatsız edersiz Her neyse üniversitenin son senesi başörtüsünü çıkarmaya karar verdim. Ailemden olumsuz tepki veren oldu diyemem, senin kararın dediler.
    İşin hikaye kısmını geçersek sana söylemek istediğim şey şu: geleceğinde sadece karanlık yok, çok daha fazlası var. Ben de senin yaşlarında geleceğimi hayal edemez, yurt dışında yaşayan insanların özgürlüklerine özenirdim. Ne tür imkanlara sahip olduğumu hiç bilmiyordum, depresif bir haldeydim. Geleceğim yok gibi hissediyordum. Dini yaşadığım yıllarda da pasif bir yaşam sürdüm. Ama sana diyeceğim o ki, birçok imkanın var. Bir süre ailene “dayanman” gerekebilir ama sonrasında kendi hayatına sahip olabilirsin. Eğer farklı kültürler, ülkeler ilgini çekiyorsa hem lisans hem lisansüstü düzeyde veyahut iş için birçok imkan olduğunu bil. Bunların hiçbirisi için zengin olman gerekmiyor. Sanki hayatta her şey yolundaymışçasına ders çalış. İngilizce öğren. Enerjini bu şeylere harca. Düşünme. Her duygunun bir ömrü vardır ve her zaman gerçekleri yansıtmazlar. Ayrıca ailen geleceğini seçme şansını elinden alamaz. Yalnızca biraz dişini sıkman gerekecek ama seçeneklerin olduğunu, seçme hakkın olduğunu ve istediğin hayatı yaşayabileceğini ASLA unutma. Sana sevgilerimi gönderiyorum, bu günlerin geride kalacağını unutma.

  2. Yardım veya sadece konuşmak istersen bana yazabilirsin instagram hesabım Ummu3037 yazının başlığını yazıp mesaj atman yeterli

  3. Merhaba kardeşim. E-posta adresin var ise çekinmeden yazabilirsin.
    puarq1@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir