Beni seccade ile bir odaya kapatıp zorla tövbe ettirdiler.

Merhaba, uzun süredir içimde tuttuğum hikayemi sizinle paylaşmak istedim. Aslında bu da, aldığınız diğer hikayelerden pek farklı değil. Tüm mektuplarınıza baktığımda hep temel bir sorun görüyorum, ön yargı.

Çok dindar bir ailede büyüdüm. En büyük hayalleri erken yaşta evlenmem, evinde oturup işine gücüne bakan ahlâklı bir kadın olmamdı. Ama zaman ilerledikçe bir şeyler değişti ve ben kadınlara da ilgi duyduğumu fark ettim. Bunu kabullenmek çok zor oldu, evet ama sonrasında bunun aslında utanılacak bir şey olmadığını anladım.

Günün birinde ailem öğrendi. O gün hayatımın en büyük travmalarından biriydi. Beni eve kitlediler, annem “Şimdi babanın yapacakları yüzünden çok üzülme” dedi. Dayaktan bahsediyordu. Akşamında beni seccade ile bir odaya kapatıp zorla tövbe ettirdiler. Sabaha kadar ağladığımı hatırlıyorum, kendimi iğrenç hissettim.

O günden beri kendi evimde yabancı gibi yaşıyorum. Eve kız arkadaşlarımı çağıramıyorum, rahat hareket edemiyorum, bir arkadaşım yatıya gelirse annem uyurken başımızda bekliyor. Bir erkek ile birlikte olmam, erken evlenmem için psikolojik baskılar görüyorum.

Burası benim evim ama dışarıda kendimi daha rahat hissediyorum. Yine de yapacak bir şeyim yok, onların istediği gibi yaşamaya devam edeceğim. Çünkü başka çarem yok, ölmek-eziyet görmek istemiyorum. Tek dileğim bir gün, bu ön yargının kırılması ve rahat bir nefes vermektir. Çünkü bu benim suçum değil, böyle olmayı ben istemedim. Böyle doğdum.

(Görsel: Henri Matisse)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir