Saçımı açmayı günah olarak değil, tanrının bana bir hediyesi olarak gördüm.

Merhaba herkese. Saçımı açma fikri aklıma düştüğünden beri; bunu konuşacak, paylaşacak birilerini aradım ve bu sitedeki güçlü kadınların hikayelerini okudukça yapabileceğime olan inancım arttı. Belki birilerinin yoluna ışık olur diye ben de yazmak istiyorum.

Çok dindar olmamakla beraber toplumun değerlerini önemseyen bir babanın hakim olduğu bir evde büyüdüm. Kimse bana başörtüyü zorla taktırmadı ama böyle bir ortamda büyüyünce saçını kapatmamak gibi bir ihtimali düşünmüyorsun bile. Kendi içinde düşündüğün tek konu, bunun ne zaman olacağı. 15 yaşında saçımı kapattım ve 6 yıl boyunca da hiç sorgulamadan, tereddüt dahi etmeden başörtüsü taktım. Ta ki dinin ve tanrının, aslında bize öğretilen şey olmadığını düşünmeye başlayana kadar. Bize öğretilen tanrı; astığım astık, kestiğim kestik, hataya asla tahammülü olmayan bir baba gibiydi ama ben, tanrımın böyle birisi olmasını istemiyordum. Ondan korkmak değil onu sevmek istiyordum. Tüm bu düşünceler arasında debelenirken; abim sayesinde okumuş olduğum istediğini yapmış bir kadının hikayesindeki bir cümle benim tanrımın özetiydi: Tanrı rüzgarı benim saçlarımdan esirgemez.

İki türü de o yaratmışken ve her ikisinde de bulunan aynı kılken, saçını kapatmasını sadece kadından isteyen; erkeği tahrik olan, kadını tahrik olunan varlık olarak yaratan değil; saçımdan rüzgarı, kolumdan güneşi esirgemeyen, herkesin aklını kullanmasını ve iyilikle güzelliği isteyen kendi tanrıma inanmaya başladım. Bu başlangıç hayatım için bir milat oldu diyebilirim. Artık saçımı açmayı günah olarak değil, tanrının bana bir hediyesi olarak gördüm ve hediyemi kabul ettim.

Bu kararı 21 yaşında verdim ama saçımı açmam 2 yılı buldu. Karar verdikten sonra her şey bir anda olsun istedim aslında, bir gün bile beklemek istemedim ama şartların olgunlaşması için beklemem gerekti. Demem o ki hiçbir şey için acele etmeyin. İçinize sindiği gibi, sizin için en az zor olacak şekilde olması için beklemeniz gerekiyorsa; bekleyin. Yeter ki kararlı olun. Toplumdan, aileden, çevreden çok çekindim; bazen korktum ama siz kendinizi olduğunuz gibi, istediğiniz gibi kabul ettikten ve kararlı olduğunuzu gösterdikten sonra aşılmayacak hiç kimse yok. Ne zaman yapamayacağımı düşündüm veya “Yapmasam mı acaba” diye geçirsem, bu hayatın her saniyesini sadece bir kere yaşayacağımı hatırlattım kendime ve bunun, benim hayatım olduğunu.

Eğer bunu istiyorsanız; rüzgarı ve yağmuru saçınızdan, güneşi kolunuzdan eksik etmeyin, etmemek için savaşın. İnanın sonu çok güzel. Sezen Aksu-Firuze dinleyin benim için. Kocaman sarıldım size kız kardeşlerim!

(Görsel: Artem Tolstukhin)

Comments (6)

  1. Şeyda Serin

    Tanrı saçlarımdan rüzgarı esirgemez… yapacağım, tepkilerden korkmuyorum. Bu hayatı ben ölene dek yaşayacağım tepki verenler ise en fazla on beş dakika konuşacak.

  2. çok güzel yazmışsın umarım yüzün hep güler iyi dileklerim hep seninle yolun açık olsun güzel kız <3

  3. Daima burada o inandığınız tanrının gerçek olmadığınızı anlamanız beni şüphelendiriyor neden burda birçoğunuz benim tanrım bu olamaz diyorsunuz siz neye inanıyorsunuz ki toplumdan gördüğünüz yanlışları burda doğru kabul ediyor sonra fikriniz değişiyor ki ben buna anlam veremiyorum. Benim Allahım sizin tanımladığınız gibi bir tanrı değil. Daima bu dini yalan demeniz hiç hoş değil. Tamam açılın umurumda değil. Toplumu eleştirin tamam ama bildiklerinizden daha fazlası olan tanrımı eleştirmeyin lütfen. Tebrikler kendine değer vermen çok güzel. Umarım mutlusundur.

    • Durumu biraz yanlış anlamışsın sanırım, ben zorba bir tanrı anlayışından merhametli bir tanrıya geçişimi anlattım. Yanlış olan buysa bu senin zorbada olarak tanimlansa toplumun sana dayatilani sorgulamadigini gösterir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir