Açıldım, onların deyimiyle saçıldım.

Merhaba. Bu platformu yeni keşfettim ve yazılan mektupları okuduktan sonra verdiğim kararın ne kadar doğru bir karar olduğunu tekrar tekrar anladım. 13-14 yaşlarındayken, yaşadığım yerin ve toplum baskısının etkisinde kalarak kapanma kararı almıştım. Açıkçası annem bu fikrimi desteklememişti ilk başlarda. Ailem muhafazakar bir aile olmasına rağmen yaşımın daha küçük olduğunu söyleyerek, kapanmamı istemediklerini dile getirmişlerdi. Ancak köyde yaşadığım için ve giydiğim kıyafetler yüzünden aşağılayıcı bakışlara maruz kaldığım için bu durum canımı çok sıkmaya başlamıştı, keza okulumdaki başı açık birkaç kızdan bir tanesi de bendim. Arkadaş baskısı, çevrenin baskısı derken kapanma kararı aldım. Oysa daha 13-14 yaşlarındaki küçücük bir kızdım. İlk başlarda herkesin övgüsü çok hoşuma gitmişti ve rahatsız olmuyordum, etrafımdakiler de benim gibi giyinip kuşandığı için kötü hissetmiyordum. Kapanmayı; dinen zorunlu olduğu için istememiştim, çevremin baskısı yüzündendi her şey.

Liseye geçeceğim sıralarda annem 2. evliliğini gerçekleştirdi ve hayatımda görüp görebileceğim en yobaz insan olan üvey babam hayatıma girdi. Tam da o sıralar açılma fikri aklımdan geçiyordu çünkü başörtüsünü takma gibi bir isteğim kalmamıştı, artık boğulmaya başlamıştım ve aynanın karşında ağlaya ağlaya geçirdiğim saatlerin haddi hesabı yoktu. Açılmak istediğimi aileme söylediğimde karşı çıktılar sanki birkaç ay önce kapanmamı istemeyen onlar değilmiş gibi. Ağlaya ağlaya başörtüsünü taktığım günleri biliyorum. O kadar ağır bir yüktü ki benim için, boğuluyordum. Ne kadar ağlasam da dil de döksem, ikna edemedim annemi. Dedim ya, üvey babam çok yobaz bir insan diye. Onlarla birlikte yaşamama tehditleri ve akla gelemeyecek kadar iğrenç davranışlar yüzünden açılmayı göze alamadım. Annem, benim için özgürlüğümden daha önemliydi. 4-5 yıl boyunca bu baskılarla uğraştım, ağlama krizi geçirdiğim günler oluyordu. Dışarıda istedikleri gibi giyinip kuşananları gördükçe deliriyordum.

Tek derdim, başımın kapalı olması olsaydı; belki o kadar zorlanmazdım ama giydiğim kıyafetin uzunluğuna, yaptığım makyaja, sıktığım parfüme, topuzumun yüksekliğine kadar karışılınca dayanamadım. Liseyi bitirdiğim gibi annemi bırakma pahasına oradan ayrıldım. Şu an 18 yaşındayım, yaklaşık 5 aydır istediğime yakın bir hayat yaşıyorum. Açıldım, onların deyimiyle saçıldım, canımın istediği her şeyi giyiyorum, istediğim her yere gidiyorum. Zorlandığım zamanlar oluyor tabii ki, annemi özlüyorum ancak benim 5 dakikamın bile garantisi yokken, istemediğim bir hayatı yaşamayı göze alamadım. Arkadaşlar sizi hayatınızdan çıkmakla tehdit edip özgürlüğünüzü kısıtlayan herkesten uzaklaşın. Bu ister anneniz ister babanız ister kendinizden çok sevdiğiniz bir kadın, bir adam olsun… Dediğim gibi 5 dakikamızın bile garantisi yok, istediğiniz hayatı yaşayın. Pişman mı oluyorsunuz? Yapmadıklarınızdan değil biraz da yaptıklarınızdan pişman olun. Hayat sizin hayatınız, karar sizin kararınız. Kimsenin sizi etkilemesine izin vermeyin. Zor olduğunu biliyorum ama umarım bu durumda olan her kadın karşısındaki zorlukları aşar ve özgür bir hayat yaşar. Bunu hak ediyoruz.

(Görsel: Philip Pearlstein)

Comments (2)

  1. Şu an nerde yaşıyosun 18 den sonra nereye gittinki geçimini nasıl sağlıyosun bende 18 den sonra gitmek zorunda kalıcam

    • Corcordium

      Şu an onlardan uzağım başka bir şehirde akrabalarımda kalıyorum geçimim de hem kaldığım akrabalarım hem de annem sayesinde gerçekleşiyor tamamen iletişimi kesmedik arada görüşüyoruz fırsat buldukça

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.