“Açılırsan bu eve gelemezsin, seni reddederiz” dedi.

Merhaba, içimdeki bazı şeyleri henüz kendime bile söylemekten korkuyorken buraya yazıyorum. Bu şey gibi hissettiriyor, içindeki kötü hisleri bir kağıda yazıp yakmak gibi.

23 yaşındayım, liseye geçiş sınavına girdikten sonra abim İstanbul’dan sürekli arayıp “Sana bir eşarp göndereceğim, artık kapanacaksın, kendine gel ve Allah’a yönel” gibi şeyler söylüyordu ve bu durum annem ve babamın çok hoşuna gidiyordu çünkü onlar da söylüyordu bunu ama dinlemiyordum. Onlara göre sonunda dinleyeceğim biri çıkmıştı!

Her neyse, ailem sınavdan sonra hangi okulların gelip gelmediğine bakmadan İmam Hatip diye tutturdu. Bir sene gittim sonra bıraktım onlarla inatlaşmak için. “Ya başka okul ya da hiç” dedim. Onlar da aynısını söyledi. El mecbur okuyabilmek için tekrar başladım. Okulda; örtüsüz insanların, pantolon giyenlerin vs. lanetlendiği söyleniyordu. Çok etkileniyordum ama içimde çok fazla şüphe vardı. Neyse, üniversiteyi kazanana kadar bu duruma sabrettim. Üniversite tercihlerimde de ilahiyat okumam için baskı yaptılar ama bu defa dinlemedim, bilerek gelmeyen yerleri yazdım ilahiyat çıkmasın diye. Bir sene de bu yüzden gitmedim okula. İkinci sene artık kimseyi dinlemiyordum. İstanbul’da bir üniversite kazandım. Orada İmam Hatip’ten bir arkadaşım vardı ve o da çok zor koşullarda açılmıştı. Onunla konuştum bana moral ve cesaret verdi. Annemi aradım “Açılmak istiyorum, zaten açık gibiyim, anne sadece saçlarım dışarıda olacak, lütfen artık anla” dedim. “Açılırsan bu eve gelemezsin seni reddederiz” dedi. Cesaretim kırıldı çünkü onları seviyordum ve kaybetmek istemiyordum. Şimdi ise bu hayatta yaptıklarımı düşünüp “Bunu yaptığım için kim mutlu” diye soruyorum. Çoğunda ailem mutlu ama ben mutsuzum. O zaman neden yaşıyorum ki?

Din hakkında görüşlerimi açtım onlara, aslında “Başımdaki örtüye uygun davranmıyorsam (!) ne mantığı var ki” dedim. “Deist mi oldun defol git, evlen artık, ne yaparsan yap” dediler. Şimdi hiçbiriyle konuşmuyorum. Bu hayatta öfkemle birlikte yalnız yürüyorum. Tüm dünyaya öfkeliyim. Dinlere, tanrıya, kendime, hatta masamdaki kahve bardağına bile. Ben bir uçurtmaydım. İpini koparmış ve boşlukta süzülen bir uçurtma. Ama bir ağacın dalına takıldım, kurtaran yok.

(Görsel: Bo Bartlett)

Comment (1)

  1. Merhaba konuşmak ister misin? instagramını yaz konuşalım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.