Arkadaşımın açıldığını gördüm. Onun için mutlu olmam lazımdı ama kıskanmıştım.

Nereden başlasam bilmiyorum. Ailem hep çok dindar insanlardı. Annem din ile kafayı bozmuştu. Babam ise annem ne derse onu yapardı. Kreşte Kuran okumayı öğrendim. Çok seviyordum dinle alakalı şeyleri. İlkokulda karar almıştım; 5. sınıfta kapanacaktım. Tabii sonradan sınıfımda tek İmam Hatip’e giden ben olunca garip hissettim. Arkadaşlarımla olmak istiyordum. Ama kimse bana fikrimi sormadı. 5. sınıfa geçtim ama kapanmadım. Annem “Daha küçüksün.” dedi. Ama bazı sınıf arkadaşlarım sürekli yanıma gelip kapanıp kapanmayacağımı soruyordu. Ben de 6. sınıfa geçerken kapandım. Annemin bu konularda anlayışlı olduğunu düşünüyordum o zamanlar.

Küçüklüğümden beri online oyunlar oynamayı, oradan insanlarla tanışmayı çok severim. Bir süre sonra bir şey fark ettim. Onlara kapalı olduğumu söylemek istemiyordum. Beni rahatsız ediyordu. Zaten bir süre sonra onlara açık fotoğraflarımı atmaya da başladım. Sanki hiç kapanmamış gibi hissediyordum. 7. sınıfta anneme açılmak istediğimi söylemeyi düşündüm. Ama sonradan sınıfımdaki insanların beni yargılamasından korktum. Çünkü görmüştüm. Kapanıp açılan arkadaşlarıma garip bir şekilde bakıyorlardı.

Bir gün abim internetteki arkadaşlarıma açık fotoğraflar attığımı gördü. Ama hiçbir şey demedi. Nedense çok mutlu olmuştum. O günden beri hep abimle bir şeylerimi paylaşırım. 7. sınıfta bir arkadaş grubu edindim. Ama içlerinden biriyle daha yakındım. İlgi alanlarımız ortaktı. Çok iyi anlaşıyorduk. Ve en önemlisi, o da açılmak istiyordu. 8. sınıfa geçtiğimde annemle konuşmayı düşündüm. Arkadaşlarım bunu öğrendi. Bana neden açılmak istediğimi sordular. Ben cevap veremedim ve ağlamaya başladım. O arkadaşım da beni desteklemişti, “Zorla yapılan şeyden sevap mı kazanılır?” diye. O gün onlara “Bir sebep mi gerekir, canım öyle istiyor.” demediğim için pişmanım. Sadece ağladım. Arkadaşlarım bile üstüme geldiyse ailem ne yapardı. O gün anneme sordum. Annemin anlayışlı olduğunu düşündüğüm için kabul edeceğini sandım. Ama o, tehditkar cümleler kullandı. “Baban öğrenirse çok kötü olur.” dedi; “Bu konuyu burada kapa. Bir kere kapandın mı açılamazsın” dedi. Ve bu olaydan sonra sürekli beni dini şeylere zorlamaya başladı. Durumu arkadaşıma anlattım. Onu çok seviyordum; beni yargılamıyordu ve o her zaman yanımdaydı.

Güzel Sanatlara gitmek istiyordum. Ama annem oraya sorunlu çocukların gittiğini, iş bulamayacağımı söyleyip duruyordu. Fen lisesini kazanmayı denedim, fazla olmasa da yüksek bir puan aldım. Tercihlerimi yaparken ilk 4 tercihime Fen Liselerini yazdım, 5’e ise Sosyal Bilimler. Tercih yaptığımız gün din hocam bizi kapıda durdurdu ve “En azından son tercihe İmam Hatip lisesi yaz.” dedi. Hocamı çok seviyordum ve kırmak istemedim, zaten puanım Fen Liselerinden birine yetiyordu. Ama çok büyük bir hata yapmıştım. Liselerin puanları yükseldi ve İmam Hatip’e düştüm. Yaz boyu ağladım. Nakil dönemlerinin birinde Fen Lisesine almayı denediler, olmadı. İkinci nakil döneminde Sosyal Bilimlere almalarını söyledim. Bana “Aldık.” dediler. Ama fark ettim ki nakil hakkımı kullanmamışlar bile. Sürekli ağlıyordum. Annem bana “Senin için hayırlısı oymuş. Allah erkeklerle kırıştırmanı istemedi demek ki.” dedi.

Liseye de İmam Hatip’te başladım. Neyse ki o arkadaşım da benimle aynı okuldaydı ama farklı sınıflardaydık. Ortaokuldan birkaç arkadaşım da vardı. Çoğu açılmıştı. Demek ki böyle düşünen tek biz değildik. Okul başladıktan 1 hafta sonra arkadaşımın sınıfına gittim ve onun açıldığını gördüm. O sırada onun için mutlu olmam, onu tebrik etmem lazımdı. Ama kıskanmıştım. Beni yalnız bıraktığını hissetmiştim. Saçma şeyler söyledim. Sanırım o zamanlarda benden soğumaya başladı. Ben de anneme sordum o gün; “Yine mi bunu düşünüyorsun?” deyip çok kızdı. Daha çok üstüme geldiler. Onlar üstüme geldikçe asileşiyordum. Zaten ergenliğin de etkisiyle saçma şeyler yapıyordum. Arkadaşım iyice benden soğudu ve bana küstü.

Lise 1 benim için çok kötü geçti. Arkadaşım kalmadı. İstediğim okula nakil alamadım. Meslek dersleri yüzünden notlarım düştü. Şimdi 10. sınıfa geçtim. Yazın gizlice yetenek sınavına girdim ve kazandım. Ama ailem göndermedi. Bazen bana şiddet uyguluyorlar, bazen okuldan almakla tehdit ediyorlar, bazen de evlendirmekle. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bir kafesin içinde sıkışmış gibi hissediyorum. Artık arkadaşım da olmadığından doldum taştım. Sanırım son çarem 18 yaşına gelene kadar beklemek. Umarım sizi sıkmamışımdır. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler.

(Görsel: Heidi Hahn)

Comments (2)

  1. Gülsüm

    Konuşmak istersen yaz instagram hesabım Ummu3037

  2. Gerçekten aynısını yaşıyorum arkadaşlarım açıldığında tek kaldığımı hissediyorum ailem bi kere kapandın açılmazsın diyor bu yıl 17 yaşıma giricem ama hala ayni sorunla boguşuyorum umarım bir gün başarırız yazmak istersen kendini asla yalnız hissetme @kelebekhissi13 bu hesaba yazabilirsin instagramdan sen çok değerlisin kendini üzme

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.