İnsanlardan nefret ediyorum çünkü herkes “Aile içine karışılmaz” diye kimseyi korumuyor.

İçim yavaşça çöküyor. Geceleri nefes almakta zorlanıyorum. Ölüyor muyum? Bazen ölmek istiyorum, daha çok yaşamak ama mutlu ve özgür bir şekilde.

Ben inanıyorum Allah’a, evet ama ondan umudum kesiliyor yavaş yavaş. Ben çöküyorum, açılmayı çok istiyorum ama onun dışında bir şey daha var. Annem… Çok korkuyorum ona bir şey olursa diye. Babam olacak o şey, onu çok üzüyor. Hem dünyada hem ahirette cehennemi yaşamasını istediğim tek hiçlik. O ne bir insan ne bir varlık ne de bir baba.

İnsanlardan nefret ediyorum çünkü herkes “Aile içine karışılmaz” diye kimseyi korumuyor. Herkes susuyor. Eğer erkek kardeşim büyüdüğünde birini öldürürse (umarım olmaz) annem ve hiçlik biraz da suçlular çünkü onlar onu hep şımarttılar. Allah’ın sesimi duyup da bize yardım etmesi için ne yapmam lazım bilmiyorum. O hiçten; bizi, annemi kurtarsın. Ama annem yaşasın mutlu bir şekilde, o iki yerde de cenneti hak ediyor. O hiçe nasıl hala bir şey olmadı, nerede adalet?

O hiçin ölmesi için dua edip katil olmalı mıyım? Herkes “Sabret” diyor, “ilerde mutlu olursun.” Peki bugünlerim neden var? Hiç mi kıymeti yok? En üzücüsü de ne biliyor musunuz? Ben hala bu hayatı yaşıyorum ve yaşamaya devam edeceğim. Yaşadıklarımı yazdığım tek yerse defterim…

(Görsel: Egon Schiele)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.