“Sen kafayı mı yedin? O zaman seni okutmayalım, git evlen, ne yapıyorsan yap.”

Merhaba. Bir de benim hikayemi okuyup yorum yapmanızı istedim. Çok farkı bir hikaye değil, bu yüzden hepinizin hayatlarına dokunabilir diye düşünüyorum.

Babam namazını kılan, bize çok değer veren birisi. Lise 1. sınıftayken bazı sebeplerden ve kaldığım bir yurt dolayısıyla dolayı kapandım. Ama kendim de heves ettim. 2 sene isteksizce kapalı kaldım, daha sonra hep aklımda açılma duygusu vardı. Lise sonda anneme söyledim ve bunun olmayacağını, arkadaşlarımdan etkilendiğimi, babama söylemem gerektiğini söyledi.

Üstünden 2 sene daha geçti, hep kendimi bastırdım. Sınava girdim, istediğim hedefe ulaşamadım. Biraz zaman geçti, ama hala cümleler boğazımda düğümleniyordu. Hiçbir şey düşünemiyordum, babama bir türlü söyleyemiyordum. Artık kafayı yemek üzere gibiydim. Sürekli aklımda bu düşünce. Yanlış bir dua bile olsa, dualarımda hep bu vardı.

Sonra annemle beraber babama söyledik. Asla cesaret edemediğim şeyi yaptım. Babamın tepkisi “Sen kafayı mı yedin? O zaman seni okutmayalım, git evlen, ne yapıyorsan yap” oldu. “Sen niye kapandığını bilmiyor musun” dedi. Hiçbir şey demedim, “Çünkü okumak istiyorum” sebebi o an için bana çok saçma geldi. Ben de sırf okumak için sustum, bu sene sınava hazırlanıyorum. Hep araştırdım, yazıyorlardı ya “Babam izin vermedi” diye, “Nasıl ya, zorla mı?” diyordum. “Benim babam yapmaz” dedim hep. Babamın beni zorla kapalı tutacağı aklıma gelmezdi. Kızar falan ama bana saygı duyar sanmıştım -ki tatile denize gittiğimizde de başımın açık olmasına karışmayan birisiydi.

Benim bağdaştıramadığım nokta, okumakla kapalılık ne alaka? Eminim ki etraftakilerden çekiniyordu. Ama ne yapacağımı bilmiyorum, böyle olmak istemiyorum. Sanki dinden çıkmışım gibi hareket ediyor. Oysa sadece açılmak istedim.

(Görsel: Georg Schrimpf)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.