Aile yönünden şanslıyım; hiç tepki göstermediler, ‘Senin hayatın’ dediler.

Nereden ve nasıl başlayacağımı bilemiyorum, yazım ve noktalama hatalarım olursa şimdiden kusura bakmayın.

Benim hikayem, buradaki birçok arkadaşımın hikayesine göre sıradan… Muhafazakar bir ailede büyüdüm. Küçükken sabahları camiye Kur’an eğitimi almaya giderdik; öğlen de eve gelip üstümüzü değiştirir, mayolarımızı alır ve yüzme dersine giderdik. Yani ailem baskıcı bir aile değildi, dini eğitimi de vererek bizi rahat yetiştirdiler.

Tesettürün her zaman engel olduğunu, insanın yaşamını kısıtladığını düşünürdüm; bu yüzden karşıydım. 16 yaşıma geldiğimde, sadece bir gecede detaylı araştırmalar yaparak (yaptığımı sanarak), Kur’an’ın Türkçe mealinde tesettürle ilgili ayetleri okuyarak ve Youtube’da dini ve tesettürü anlatan videoları izleyerek kapanmaya karar verdim. Çok cahilce, çok aniden verilmiş bir karardı. Ertesi gün kapandım, ailem “İyi düşün” dedi ama ben emindim. Çevremde, akrabalarımda bu kararıma tepki gösteren, eleştiren, benimle iletişimini ve arkadaşlığını kesen birçok insan oldu; umursamadım ve yoluma baktım.

İlk zamanlar kendimi çok huzurlu ve iyi hissediyordum. Sonra özgüvenim azaldı, kendimi güzel hissetmemeye başladım, açılsam mı diye düşündüm. Kendimi hep ‘Şeytan vesvesesine uyma, böyle de güzelsin’ diyerek kandırdım. Öldüğümde cehenneme gitmek istemiyordum çünkü…

Öyle böyle derken tam 3 sene geçti. Artık başörtüsünün dinde ve toplumda verdiği baskıyı kaldıramıyordum. Kapalı makyaj yapmaz, kapalının sevgilisi olmaz, kapalı kahkaha atarak gülmez, kapalı dans edemez… Bunlar bana ağır geliyordu. Geçtiğimiz yaz tatile gittiğimde kendime şunu sordum; “Erkekler istediği gibi giyiniyorken ve sen bu sıcakta uzun kollu giyinirken, başörtüsü ve bir de o yetmiyormuş gibi ‘Aman saçım gözükmesin’ diyerek bone de takıyorken kendine haksızlık etmiyor musun?”. Bu soruyu kendime uzun uzun sordum, hiçbir mantıklı açıklaması yoktu. Sonunda açılmaya karar verdim. Aile yönünden şanslıyım; hiç tepki göstermediler, ‘Senin hayatın’ dediler.

Bu sene İstanbul’un hatta Türkiye’nin en iyi özel üniversitelerinden birini kazandım. Çevremdekilerin çoğu o okula gittiğim için ya da kendimi beğendirmek için açıldığımı düşündüler, demedikleri kalmadı; yine hiç kimseyi önemsemedim. Kapandığımda arkadaşlığını kesenler kadar açılınca kesenler de oldu. Kimseyi memnun edemezsiniz, kimseyi önemsemeyin, gerçek arkadaşlarınız her kararınızda yanınızda olandır. Hayat bizim hayatımız, bu dünyaya bir kere geliyoruz, nasıl mutlu olacaksak öyle yaşayalım. İnancım devam ediyor ama Müslümanlığı kullanarak o kadar çok kötülük, zulüm, kul hakkı yiyen var ki bizler başımızı açtık diye cehenneme gitmeyiz arkadaşlar. Aile konusunda benim kadar şanslı olamayanlar vardır ama emin olun ki bir şekilde alışacaklar, siz yeter ki kararınızın arkasında durun.

(Görsel: Charles Blackman)

Comments (2)

  1. merhaba ailene bu konuyu nasıl açtın acaba ben bi türlü bahsedemiyorum 🙁

  2. Merhaba, yazdıklarınıza kendimi buldum adeta. Ben de lise sondan beri kapalıyım 9 sene olmuş neredeyse. Baskı ile kapanmadım isteyerek kapandım ama sanırım tam olarak anlamını bilmeden, zaten olacaktı kafasıyla sınav dönemi depresyonundayken sizin de yaşadığınız gibi bir anda kapandım. Kendi eski halimi düşünüyorum eskiye özlem mi acaba diye sanki hep böyleymişim sanki öncesi yokmuş sanki insanlar hep beni böyle tanımışlar gibi geliyor. Halbuki lisede bile saçıma sabahları maşa yapıp çıkardım evden öyle severdim kendimle ilgilenmeyi, bakmayı. Hala da seviyorum, kendimi de beğeniyorum. Ama istediğim tam olarak ne, yani açılma konusunda emin olamıyorum. Ailemde kuzenlerimde tek kapalı benim, benden sonra bir kuzenim kapanmıştı geçenlerde açıldı. Kapanmamda yanımda olan arkadaşım açıldı. Yakın arkadaşlarım hep açık ve ister istemez özeniyorum bazen. Mesela açık bir arkadaşımdan daha geniş pencereden bakarım hayata, daha sosyalimdir, arkadaş çevrem vardır, o arkadaşım erkeklerle samimi olmaz ama ben Bi yerde oturup kahve içelim desem herkes farklı Bi şekilde bakıyor gibi hissediyorum, kendimi çevremdekilere karşı çok kapatıp çok sınır koyuyorum, başım kapalı nasıl böyle konuşurum, nasıl böyle takılabilirim oluyorum ve bu baskı beni çok boğuyor. Açılınca acaba sonra pişmanlık duyar mıyım, bu muydu ya der miyim, siz açılınca neler hissettiniz bunları merak ettim. Şu an Bi tarafım dini boyutunu Bi tarafım yukarıdaki hissettiklerimi düşünüyor ve arafta kalmış gibi hissediyorum. Annem ile de konuştuk ne kadar üzüleceğini bilsem de bana senin kararın ben bişey diyemem dedi. Bir baskı ile de devam etmiyorum ama kendimden emin olmak istiyorum.
    Elif

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir