Namaz kılarken kafamdan sürekli bunu ne kadar yapmak istemediğimi düşünüyordum.

Selamlar! Bir gün bir ikilemde kalırsanız benim de başörtüsüne ilişkin tecrübemi okumak istersiniz diye düşünerek yazıyorum, umarım size minicik de olsa bir çözüm olabilirim.

Nasıl nitelendirsem daha yumuşak olur diye epey düşündüm ama olmuyor, hayli baskıcı bir aileyle büyüdüm. Kapanmam konusunda, namaz kılmam konusunda, oruç tutmam konusunda herkes aşırı baskıcıydı. Asla kapanmadım, asla içimden gelmedi, kapandığım zaman kendimi çok kötü hissettim. Namaz kılarken kafamdan sürekli bunu ne kadar yapmak istemediğimi düşünüyordum. En son noktayı, okuldan çıkmış eve dönerken uzaktan tanıdık bir dayının “Başını kapatsana sen de, günaha giriyorsun” demesiyle yaşadım. Bu ne hadsizlik, bu sanki benim hayatım değil, arkadaş bu nedir, köle miyiz yoksa esir mi diye düşündüm. Kimse yanlış anlamasın, bende aşırı baskı yüzünden İslamofobi oluştu; insan psikolojisi de bir yere kadar dayanabiliyor. Yazarken bile sinirleniyorum. Hiçbir zaman başımı kapatmadım ve ruhani arayışlar içinde olduğum bir dönem dışında namaz da kılmadım. Pişman değilim; bu, beni kendimi, ne istediklerimi, neye inandığımı daha iyi tanımaya itti.

Lütfen kendi rızanız dışında böyle şeyler size dayatıldığında elinizden gelen mücadeleyi verin. Siz ibadet edip kapanmak istiyorsanız ve aileniz veya çevreniz tarafından bunun tersine zorlanıyorsanız da kendi mücadelenizi verin. Bu hayatı siz yaşıyorsunuz ve 20 sene sonra bu yine sizin hayatınız olacak, onların değil. Hepinizi seviyorum ve saygı duyuyorum. Kendi gücünüzün mutlaka farkında olun ve daha güçlü olmak için her zaman kendinizi geliştirin.

Not: Hala kapanmadım ve hala namaz kılmıyorum ama bir gün bunları yaparsam başkaları istediği için değil, ben istediğim için yapacağım.

(Görsel: Amedeo Modigliani)

Comment (1)

  1. Anonimbiri

    Çok haklısın, ne diyeceğimi bilmiyorum bir bakıma. Ben kapalıyım, sözde kendi isteğimle kapandım. O zamanlar namaz da kılıyordum çünkü içimden geliyordu. Namaz vakti kaçırınca üzülüp dert ediniyordum, düşün. Fakat değiştim, hâlâ da değişiyorum. Şu an içimde öyle bir istek yok ve buna bir nevi zorlanmak istemiyorum. Dile getiriyorum, “Biz senin ahiretini düşünüyoruz. ” denilip kenara atılıyor düşüncelerim. Tekrar tekrar deneyeceğim elbette. Umarım bir gün buraya tekrar geldiğimde kendi istediğim hayatı yaşıyorum diyebilirim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.