Akraba binasıydı; bazen oluyordu, dayım “Başını kapatmadan gelmesin” diyordu.

Merhaba, ben 15 yaşına yeni basmış bir kız çocuğuyum. Size 10 yaşımdan beri yaşadığım olayları anlatmak ya da daha doğrusu içimi dökmek istiyorum.

Ben 7. sınıftayken anne ve babam tarafından tesettüre zorlandım. Regl olmuştum, belki o yüzden zorladılar fakat içimden gelmeyen bir şeydi ve bunun kalpten gelmesi gerektiğini biliyordum. Defalarca söyledim, defalarca konuştum, milyon kez ağladım. Kafamı duvarlara vurdum, “O beni boğar, yapmayın” dedim. Bunu isteyen sadece onlar değildi, anne tarafı da istiyordu… ‘En çok baba tarafı baskı yapar’ derlerdi ama babam haricinde bizde öyle bir durum yoktu; benim amcam bile kızı kapandı diye açılması için onu zorladı, erkenmiş yaşına göre. Her neyse, anne tarafında hep güzellikle anlatırlardı. Akraba binasıydı; bazen oluyordu, dayım “Başını kapatmadan gelmesin” diyordu.

Bir gün annem bana daha önce hiç olmadığı kadar kötü davranmaya başladı. Ben ağlıyordum, o vuruyor ya da çimdikliyordu. Bu ilk değil; ben 6 yaşlarındayken akrabaların yanına gitmiştik, orada şort giyiyorum ve morluklarım vardı. Hani bilirsiniz ya, çimdiklendiğinde morluklar oluşur, tıpatıp onlardan vardı. Görmüşlerdi, “Bunlar ne?” diye sorduklarında “Annem yaptı” demiştim. Annem de şaşırmıştı, “Ben nerede yaptım, yalan atma, düştün” demişti. Annem ben küçükken hıncını hep benden çıkarırmış, sen ne hakla bana vurursun ya? Ben sadece sizin bir saniyelik beceriksizliğinizdim. Benim dilim yok, ağzım yok, küçücüğüm, maviş maviş gözlerim var; sen bana nasıl kıyarsın, anlamış değilim.

Neyse, bu kapanma konusu uzadıkça uzadı ve ben dayanamadım, ertelemeye başladım. 8. sınıf mezuniyetinde kapanacağım diyerek erteledikçe erteledim. Tabii ki bunun da bir sonu oldu, “Hani verdiğin söz?” dediler. Bununla birlikte Kurban Bayramı gelip çattı, annem “Hadi gel, sana kıyafet alalım, başörtü alalım, bayramda kapan, herkese sürpriz olsun, dedelerle babanlar çok sevinir” dedi. Neyse, “Tamam gidelim” dedim, iki üç bir şey aldırırım diye. Gittik, diz altında sweat bakmaya başladı. Abartmıyorum, vajina üstündeki boyda bir kıyafete bile izin yoktu. Ben kısa sweat’ler gösterdiğimde annemin korkunç bakışları beni takip ederdi. Mağazalara girdi çıkarttı, girdi çıkarttı, ben usanmıştım çünkü hiçbir şey aldırmamıştım. Çok güzel kıyafetler vardı, çok içimde kalmıştı. Annemle parkta boş boş oturduk, ben kulaklığı aldım, şarkı açtım. Mutlu olmaya ve gülmeye çalıştıkça hıçkırıklarım hüngür hüngür geliyordu ve ağlamaya başlıyordum. Bu Yalnız Yürümeyeceksin sitesinde bir sürü yazı okudum; hepsi çok acınasıydı, benimki gibi.

Aylar önce yemek masasında babam konuşmaya başladı, “Telefonunu alıyorum, hattını çıkartıyorum, başını kapatmadan hiçbir yere çıkmayacak, okula gitmeyeceksin” diye. Ben de tutamayıp ağlamaya başladım, artık ağlamak istemiyordum, ayağa kalktım. O mavi masum bakan tatlı gözlerim, öldürecekmiş gibi alev fışkırtıyor ve dehşetle bakıyordu. “Kapanmak istemiyorum” diye bağırmaya başladım, çığlığımı belki de 2 mahalle duymuştur. Babam bir anda “Kaybol gözümün önünden” dedi ve odama gidip hüngür hüngür ağlamaya başladım. Kafamı artık nereye vuracağımı şaşırmıştım, istediğim hayat bu değildi, hiçbir şekilde bu değildi…

Uzun zaman geçti, anneme “Ya beni anlayışla karşılarsınız ya da siktir olup giderim, ne o dindar babam ne de sen beni tutabilirsiniz, siz beni sadece büyüttünüz, sizin bu bencil dindarlığınız benim hayallerime karşı tutamaz” diye tavrımı koydum ve artık bu konuşulmaya başlandı. Demem o ki buradaki zorla kapatılmaya mahkûm kızlar; siz siz olun, karşı çıkın, tavrınızı koyun. Biz kızız, onların gözünde cinsel tacize uğrayabilen varlıklarız, korkuyorlar ama bizim de bu korkuya karşı gitmemiz gerekiyor. Güçlü olduğumuzu, zayıf ve güçsüz kız olmadığımızı göstermeliyiz ki yaşımız geçtikçe zaten bir diyecek, iki diyecek, üç diyecekler ve son mutlu son. Yine de keşke buraya yazmak kadar kolay olsaydı… Benim geçirdiğim süreç zordu, sizin geçirdiğiniz süreç daha zor. Dediğim gibi; tavrınızı koyun, gerisini onlar düşünsün. Çok uzun bir yazı oldu, umarım okursunuz. Sağlıkla, güçle kalın!

(Görsel: Júlıa Sardà)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.