Yaz geliyor ve o kıyafetleri giyeceğimi düşündükçe ağlıyorum.

Herkese merhaba, sizlerinki gibi benim hikayem de küçük yaşlarda başladı. Şu an 24 yaşındayım. Siteyi 2,5 ay önce keşfettim ve kararımdan emin olduktan sonra küçük abimle konuştum. Kendisi bana destek olacağını söylediğinde hep buraya başardığımı yazacağımı ve birilerine umut olacağımı hayal ettim. Şimdiyse bunu nasıl başaracağım diye kafayı yemek üzereyim ve buradayım. Hikayem biraz uzun olabilir…

Daha 9-10 yaşlarındayken annem sürekli uzun kollu ve etek giyinmem, pantolonu atmam için ısrar ediyordu hatta ortaokulda ve lisenin başlarında sadece bir tane pantolonum olduğu için çoğu zaman yıkamadan giyerdim. Lise 2’deyken annemin babası vefat etti. O cenazede kuzenimle beraber çocukluk aklıyla annemizi mutlu etmek için kapandık. Fakat okula açık gitmeye devam ediyordum. Sonra yaz tatili oldu; yarım yamalak kapalılığım daha fazla sürmedi ve açıldım.

Üniversite kaydına gitmeden önceki gece sabaha kadar anneme “Orada açık olayım, geldiğimde kapacağım” dedim. Nuh dedi, peygamber demedi ve ben ağlayarak o kayda gittim. Dönem başladığında ailem beni yurda kayıt ettirdi ve odama yerleşip onları yolcu ettikten 1 dakika sonra eşarbı çıkardım çünkü benim çözümüm buydu. Liseden arkadaşlarımla birlikteydim, onlardan güç aldım ve yaptım.

Derken 2 yıl bitti, yaz stajı için yaşadığım şehre döndüm. Evden çıktığımda gizli gizli açılmaya devam ediyordum. İki hayatım vardı. Dışarıda o eşarbı her çıkartıp taktığımda kendime lanet ediyordum. Bir şekilde yakalanmadığımı düşünüp kendimce bu hayata devam ederken bir gün tüm hayatımı etkileyen bir şey oldu. Kim olduğunu bilmediğim birisi abime “Kardeşinize dikkat edin, evden çıkıp açılıyor” demiş. Bizimkiler başta inanmamış ama ertesi gün ben her şeyden habersiz şekilde staja giderken annem beni takip etmiş. O gün kıyamet koptu. Bir sürü tartışma sonucunda yakalanmanın korkusuyla o an “Tamam, artık kapanıyorum” dedim. O günden beri kapalıyım.

Ah aptal kafam, kendime çok kızıyorum. Ne vardı, o gün her şey ortadayken öyle devam etseydim… Şimdi ise abimden desteği aldıktan sonra onun yurt dışından dönüp diğer abilerimle konuşmasını ve onları ikna etmesini umutla bekliyordum. Fakat bir erkek arkadaşım olduğu için ve aile tanışması olsun istediğimiz için her şey birbirine girdi. Hem ailem yüzünden sevdiğimle ayrılmak zorunda kaldım hem de annemin “Öyle bir şey yaparsan beni mezara koyarsın” demesi ve diğer 2 abimin “Seni sileriz, bir daha bu eve giremezsin, bu yaştan sonra öyle şey mi olurmuş, babamın kemiklerini mi sızlatacaksın” sözleriyle açılma konusu kapandı.

Artık delirmek üzereyim. Küçük abim de sesini çıkarmadı. Erkek arkadaşımdan etkilendiğim için artık herkes konunun kapandığını düşünüyor. Ama ben dayanamıyorum. Yaz geliyor ve o kıyafetleri giyeceğimi düşündükçe ağlıyorum, kendimden tiksiniyorum. Altı üstü dümdüz bir pantolon ve tişört giymek istiyorum, saçımı gönlümce salayım, güneşte buklelerimi izleyeyim istiyorum. Nasıl başarırım, bilmiyorum. Çözüm yolunuz varsa lütfen yazın, ben size ulaşırım. Umarım bir gün hepimiz istediğimiz hayata kavuşuruz. Benim artık umudum kalmadı, 24 yaşımda tükenmişliği yaşıyorum.

(Görsel: Dod Procter)

Comments (3)

  1. Bence bir çok şeyi atlatmışsın. Üniversiteye gitmişsin, staj bulmuşsun. Kaçıncı sınıfsın bilmiyorum ama yakında okulunun biteceği belli. En azından 1 2 yıl içinde. Ailenin tepkisi insanı tabiki korkutuyor, üzüyor. Ama bunları umursamadan değil de(bunu söylemesi kolay) biraz daha görmezden gelerek yaşayabilecek durumdasın bence. Dediğim gibi en azından 1 2 yıl içinde. Dişini sıkıp kariyerine, geleceğine odaklan bence. Ben de benzer durumdayım. Başımı açtım evet ama yazın tişört bile giymeme laf geleceğini biliyorum. Şuan bunlara değil de gelişmeye, kendi ayaklarımın üstünde sağlam durmak için odaklanmaya çalışıyorum. Diğer türlü işin içinden çıkamıyoruz çıkamayız da. Sürekli düşünce farklılıklarımıza tartışmalarımıza odaklandığımızda hayatımız gerçekten de bundan ibaretmiş gibi geliyor. Çıkmazdaymışız gibi ama aslında değiliz. Bu durum, yani yapmak istediklerimizin önündeki engel olan aile ya da çevrenin etkisini itici güç olarak kullanabiliriz. Mesela kendimi düşünüyorum. Tamamen ortak olsaydı ailemle tüm görüşlerim. Her istediğimi her an yapabiliyor olsaydım, kendimi yetiştirmek için bu kadar çabalamazdım herhalde. Maddi bağımsızlık küçümsenecek bir şey değil. Bu yüzden kendi ayaklarımızın üstünde durmak çokomelli. Eğer gerçekten dayanamıyorsan diret. Zamanla anlayacaklardır alışacaklardır. Bir çok aile göz korkutmak amaçlı yapacaklarından fazlasıyla tehdit ediyor. Bizimkiler de beni evlatlıktan reddetti 3 5 defa. Daha sonra dışarı ilk açık çıkacağım zaman annem ördü saçımı. Bu fikre alışmaları uzun sürdü ama alıştılar. Hem de pantolon giymem, makyaj yapmam yasakken. Aileni en iyi sen tanıdığın için şunu yap bunu yap dememiz doğru olmaz. Tepkilerini sen ölçüp tartabilirsin. Yalnızca dostça tavsiyeler verebilirim sana. Bu arada o kadar çok oetak yönümüz var ki. Benim ailem de erkek arkadaşımı biliyor ver hiç istemiyor yine bazı dini isteklerine uymayan bir insan olduğu için. Ara sıra konusu açılsa (annem onunla devam edersen hakkımı helal etmem diyor) ve delirsem de senin kararın diyebiliyorlar artık. Bence sevdiğin insanla ilişkini bu yüzden bitirme. Eğer sana gerçekten iyi gelen biriyse bitirme derim. Çook uzun oldu ben de dolmuşum:) Gözlerinden öpüp kocaman sarılıyorum.

  2. Merhaba bu mektup bana ait tesadüfen gördüm paylaşıldığından haberim yoktu ve yorumunu da okudum öncelikle teşekkür ederim yazdığın her şey için . Bunları yazdıktan sonra durum biraz daha karmaşıklaştı sığınacak bi liman arıyorum dertleşecek insanlar , eğer yorumumu görürsen ezgiwiiaa fake hesabım buradan bana ulaşırsan çok mutlu olurum ya da dc de varsan oradan iletişime geçelim adım dilan . Güzel kalbinden öpüyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.