Babam bugün “Atatürk’ü sevmeye devam ederseniz bu evde işiniz yok” dedi

Evde yıllardır bitmek bitmeyen bir çatışma var. Ben kişisel olarak ülkesini seven, dindar düşüncede olmayan, herkese saygılı sıradan biriyim. Bir de benim gibi bir kız kardeşim var; aramızda 1 yaş var, ben 20 yaşındayım. Babam bugün “Atatürk’ü sevmeye devam ederseniz bu evde işiniz yok” dedi, “Benim ekmeğimi yiyen biri ona sempati duyamaz” dedi. “Yazıklar olsun size. Filistin’de sizin için ölüyorlar, siz ise batı özentiliği yapıyorsunuz” diyor. “Atatürk’e en ufak sempati besleyen biri Allah’a savaş açmıştır, Allah’a savaş açana da ben savaş açarım” diye bağırıyor. “Eğer böyle düşünmeye devam ederseniz iki yakanız bir araya gelmesin. Eğer bu fikirlerle devam ederseniz bu evde işiniz yok, kapı orada ama yanınızda aileniz ve Allah olmadan rezalet bir hayat yaşarsınız, Allah size asla yardım etmez. Ben olmasam bir lokma ekmek bulamazsınız çünkü Allah’ın karşısındasınız” diyor. “Ben size imanı, Allah’ı öğrettim; böyle mi olacaktı!” deyip üstüne Kadir Mısıroğlu’nu savunuyor. “Beyniniz zehirlenmiş sizin, sizi istemeye gelenlere ‘Başınızı yakmayın, bunlardan uzak durun’ derim” dedi. “Böyle düşünecekseniz bu evden gidersiniz ama siz bu din düşmanı kafayla asla bir şey kazanamazsınız” diyor.

1,5 yıl önce başörtümüzü çıkartmak istediğimizi söylediğimizde evde kıyameti kopardı ve tehdit etti. Şu an mecburen hala başörtüsü kullanıyoruz çünkü açılmak istediğimizi söyleyince uyguladığı psikolojik şiddetin dozu arttı. Tehdit etti. 3 ay boyunca telefonlarımızı elimizden aldı, zorla namaza başlatmaya çalıştı, “Bu evden açık çıkarsanız yaka paça evden kovarım” dedi. Bir de eğer bu evden gidersek bir babamızın olmayacağını ve bizi 3 yaşındaki kardeşimizle görüştürmeyeceğini söylüyor. Resmen tehdit ediyor. Yemin ederim ki ben bugüne kadar onların inançlarına ve fikirlerine asla saygısızlık yapmadım… Bizi çok sevdiğini ama uçurumda olduğumuz için ayaklarımıza ateş etmek zorunda kaldığını söylüyor ama gerçekten böyle bir saygısızlık ve narsisizm şekli yoktur.

Lütfen bu yazıyı en kısa süre içinde paylaşın, biraz fikre ihtiyacım var.

(Görsel: Édouard Vuillard)

Comments (3)

  1. merhaba yazını okudum ve cidden çok ilginç ve bir hayli üzücü… biriyle konuşmaya ihtiyacın olursa ve sana iyi gelecekse ben buralardayım. kullanıcı adı bırakırsan iletişime geçebiliriz…

  2. Babanın beyin ölümü gerçekleşmiş malesef. Yapabileceğin tek şey o evden kurtulmak.❤

  3. bence babanızı fazla şımartmışsınız. elbette önemli olan onları da dönüştürmek. olmuyorsa da hayatlarınızı ayırmak. “evden kovarım” dediğinde, geri adım atmayın. size saygı göstermeyecekse, şiddet görecekseniz, beraber yaşamanızın mümkün olamayacağını, sizin kendinizin ayrılacağını açıkça siz söyleyin.
    bırakın ötesini o düşünsün.
    onun size doğrulttuğu silahı siz ona çevirin. onun tabiri ile ayaklarına ateş etmiş olacaksınız.
    allah, din değil esas sorun “elalem ne der” “tanıdıkların yüzüne nasıl bakarız” korkusu egemen bir çok erkekte.
    ve çoğunluğu sizleri evlerden kovamaz, cesaret edemez. kovarım, diyen adam muhtemelen -kararlı durursanız- kabullenecektir.
    ama 1-2 ay sert tartışmalara, kavgalara hazırlıklı olun, gözlerinizde kararlılığı görsün yeter.
    geri adım atmaz ise, gerçekten ayrılıp kendi hayatlarınızı kurup, istediğiniz gibi yaşamak en doğrusu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.