Nikahımdan sonra açıldım.

Merhabalar, yaşadıklarım ile ben de destekte bulunmak ve mücadele etmenin yaşamak için çok büyük bir rolü olduğunu anlatmak isterim.

Lise son sınıfa kadar açık olan ve istediğini giyen bir kızdım. Bu konuda öyle çok muhafazakâr bir aile de değildik. Tabii babamız ve annemizden dini ve ahlaki konularda alabileceğimiz tüm bilgileri aldık, lakin dinde zorlama olmadığı gibi ailemde de yoktu. 5 kız kardeşiz; 2 ablam açık, 2 ablam da tesettürlü, annem de öyle. Ailem bu konuda bana ve kız kardeşlerime hiçbir zaman şart koşmadı. Ama bir şey yapılıyorsa da dönmek yoktu… Liseden sonra çok yakın olduğumuz kuzenimin dolduruşları ve biraz da ablamın fikrî desteği ile kapanmak istedim, ki zaten ben de bu fikre olumsuz bir yönelme içerisinde değildim.

İlk zamanlar her şey güzeldi, evet ama sonrasında benim bu olmadığıma karar verdim. Ben değildim, tesettür artık bir zorunluluktu, ‘kapandım, açılamam’dı benim için. 5 yıl boyunca bu fikirler arasında gelgit yaşadım. Açılma isteğimi sözlü olarak ortaya dökmeye başladığımda ise “Sen kapalı güzelsin, kapandın, açılamazsın” yönünde birçok söz işittim. Hayır, ben açıkken güzeldim; saçlarıma rüzgâr değerken, bir kalıp içerisinde değilken… Cesaret edemedim hiç. Bu, böyle uzadı gitti. Açıkken kendimi severdim; saç kestirir, düzleştirir, evde makyaj yapar, fotoğraf çekilir, atabildiğim kişilere atardım. Bu halim çok hoşuma giderdi. Kendime güvenim gelirdi, lakin sokağa çıkma vakti gelip o başörtüsünü örttüğümde tüm zevkim, hevesim, kendime olan güvenim uçup giderdi.

Evlenme kararı verdim. Gelinliğim açık olsun istiyordum fakat annem buna çok karşıydı, hem de aşırı karşıydı. Gelinliğimi kapalı seçtim. Sonra kendi kendime bu benim ilk ve son kez giyeceğim en özel kıyafet, neden benim istediğim olmasın, dedim. Eşime “Evlendikten sonra açılmak istiyorum” dediğimde çok büyük destekte bulundu ve ben kapalı olan gelinliği açığa çevirdim. Bunu anneme tek bir söz söylemeden yaptım. Şehir değiştirmiştim, gelinliğim hakkında fikirleri yoktu, açık halini görmemişlerdi. İstanbul’a, evden gelin olarak çıkacağım eve gittiğimde gördüler ve çok beğendiler. Annem hâlâ düğün sonrası kapanacağımı düşünüyordu ama içten içe bir delilik yapacağımı da biliyordu. Eşime “İzin verme” diye söyleniyordu.

Ben şu an yaşadığım şehirde nikahımın sonrasında açıldım. El öpmek için tekrar İstanbul’a gittiğimde ve annem ile babam beni açık gördüklerinde babam tamamen sessiz kaldı, annem ise inanmadı ya da inanmak istemedi. Ben istediğimi yapmıştım. Annem bana sözlü olarak atıflarda bulunurken babam “Benim kızım istediğini yapar, kimse de karışamaz” dedi, tek bir olumsuz bir laf söylemedi. Biliyorum ki babam da açılmamı istemezdi fakat ben ne istersem ona saygı duymuş ve destek olmuştu. Şimdi herkes fotoğraflarıma “Betül çok güzelsin, açılmak sana yaradı, böyle çok güzelsin” yorumları yapıyor. Özellikle babamın yorumları bir harika!

Ne olursa olsun, başaramayacağımız hiçbir şey yok. Evet, kötü sözler duyabilir ve mücadelemizi sonlandırıp kabullenmek isteyebiliriz. Ama durum kesinlikle böyle değil. İstediğinizi yapın, belki kötü sözler duyar belki de şiddete uğrarız. Bilmiyorum fakat geçecek, geçiyor. Aile hiçbir zaman evladını atmaz, bir süre konuşmaz, belki bir süre kötü davranır ama sonunda kabullenir. Ne istiyorsanız oturup anlatın; bıkmayın, anlatmaktan, mücadele etmekten bıkmayın. Kötü yollardan geçmeden güzel yollara ulaşamayacağız. Mücadelenize mücadele katmak için yaşadıklarımı anlattım. Pek derine inmek istemedim çünkü bu mektubumda amacım biraz da olsa yapılabilirmiş’i göstermekti. Bana ulaşabilir, konuşmak için her an kapımı çalabilirsiniz. (Instagram: @betztrkdmr) Sizi çok seviyorum kız kardeşlerim. Ben hep burada olmak istiyorum. Hep buradayım.

(Görsel: Henri Matisse)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir