“Başörtüsü yasak, boşuna çalışma, hiçbir yere gitmeyeceksin” söylemlerine maruz kalan bir insanım.

Bu, buraya kaçıncı yazışım; bilmiyorum. Geçenlerde 24 yaşına girdim ve hâlâ kendi hayatımla alakalı karar alamıyorum. Hikayemi özetlemek gerekirse, kendimi bildim bileli ders çalışan ve buna rağmen babamın “Başörtüsü yasak, boşuna çalışma, hiçbir yere gitmeyeceksin” söylemlerine maruz kalan bir insanım. Tam da bu yüzden lise sınavında çok yüksek bir puan almama rağmen zorla başımı kapatıp beni İmam Hatip’e yolladı. O an ondan nefret etmiştim ama yine de bu hayattan tek kurtuluşumun okumak olduğunu biliyordum. Pes etmedim ve üniversite sınavından da çok yüksek bir puan aldım. Şu an babam her yerde “Benim kızım doktor olacak” diye dolaşıyor. Sanki ona rağmen değil de onun sayesinde bu başarıyı elde etmişim gibi!

Geçen yıl babama açılmak istediğimi söylediğimde bağırdı, çağırdı. “Evlen, kocan ne derse yap (!) ama ben izin vermem” dedi. Annem ağladı, benimle günlerce konuşmadı. Ben de cesaret bulamadım ve açılmadım. Konuyu kendimce kapatmıştım ama şu sıralar yine aklıma açılma fikri düşüyor. Kendimi kapalı olarak görmek istemiyorum. Bu, inançla ya da başka bir şeyle alakalı bir durum değil; bu kendi isteğimle alakalı bir durum. Ben her yerde kadın-erkek eşitliğini savunurken başımda başörtüyle erkeklerin eğitilmesi yerine kadınların kendini saklaması, sakınması gerektiğini savunuyor gibi görünmek ve kendimle çelişmek istemiyorum. Çevremde bunları konuşacağım, dertleşeceğim kimse yok. Yalnız ve çaresiz hissediyorum, bu işten nasıl çıkacağımı bilmiyorum.

(Görsel: Victor Brauner)

Comment (1)

  1. Kocan ne derse yap mı?bu ne biçim cümle?şu kız çocuklarını yuk olarak ve koca kölesi olarak gören insanlardan nefret ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir