Sülaledeki her kız 6. sınıfa başlarken kapanırdı.

Merhaba. Birkaç ay sonra 16 yaşında olacağım. Çok dindar bir ailede doğdum. Bir ablam ve bir abim var. Ailemdeki ve sülalemdeki herkes kapalıydı. Çok küçükken onlara özeniyor ve kapanmak istiyordum. Sülaledeki her kız 6. sınıfa başlarken kapanırdı. Ben 5. sınıfa başladığımda yeni bir okula ve yeni bir ortama girmiştim. Öğretmenlerin gözdesiydim, aşırı sosyal bir kızdım. Sınıfımızda kapalı öğrenci yoktu, normal bir ortaokuldu. 5. sınıfım çok güzel geçti.

6. sınıfa geçmeden önceki yaz, kapanma mevzuları başladı. Ben kapanmayı hiç istemiyordum. Anneme çok ağlamıştım ve tabii biraz da ablamın desteğiyle o sene kapanmadım. Annem kapanmamı 1 yıl sonraya erteledi. 6. sınıftayken sürekli ‘Seneye mecburen kapanacağım, ne yapmalıyım?’ diye düşünüyordum. Bir gün teyzem bana kapanmakla alakalı şeyler söyledi. Şu an olduğum halimle bir kafirmişim gibi davrandı. Kızların bırak başını açmayı, aslında okumaması gerektiğini söyledi. Her yerden baskılanıyordum. En sonunda 6. sınıf bitince yazın annemin zoruyla yatılı bir Kur’an kursunda kaldım. Annem, o Kur’an kursundan geldikten sonra artık hep kapalı kalacağımı söylemişti. “Tamam” dedim, boyun eğdim. Çünkü yapabileceğim başka bir şey yoktu. Sülalem beni kafir olarak görüyordu.

Kapandım. 7. sınıfın ilk günü okula giderken o kadar utanmıştım ki… Kapanmama herkes çok şaşırmıştı. O günden itibaren o kadar asosyal bir insan oldum ki yanımdakiyle bile konuşamıyordum. Sanal arkadaşlar edinmeye başladım. 7. sınıfta sadece kitap okuyarak okulu bitirdim. 8. ve 9. sınıfları da bir şekilde bitirdim. Şimdi 10. sınıfa geçeceğim.

Son birkaç aydır bunun çekilmez olduğunu düşünmeye başladım ve açılmayı düşünüyordum. Erkekler nefsine sahip çıkamıyor diye ben bir örtünün altına sığınıp gizlenmek zorunda değilim. Şimdi diyeceksiniz ki erkek ile kadının nefsi aynı değil… Erkeği bir saç telinden bile etkilenecek şekilde yaratmayabilirdi. Sırf biyolojik farklılıklarımızdan dolayı ben bir örtüye sığınmak zorunda değilim. Kadınların erkekler içinde çalışmasının haram kılınması, mecbur olmadığı durumda sesinin erkeklere mekruh olması, erkeklerin 4 eşli evlilik yapmalarına izin verilmesi, cennette erkeklere 4 bakire huri verileceği söylenmesi… İslam’ın erkeği çok daha üstün tuttuğunu düşünüyorum.

Ablam ve abim çok farklı kişiliklerde insanlar; ablam kapalı ve homofobik, abim ise tam aksine başka bir şehirde yaşıyor ve İslam’la alakası yok. Babama “Oruçlarımı tutuyorum” diye yalan söylüyor. İslam’a inanmıyor. Ablam da kapalı ve homofobik ama bana her zaman “Nasıl istiyorsan öyle yaşamalısın” gibi şeyler söyledi. Fakat iş, anne ve babamda bitiyor. Babam normalde çok yumuşak bir insan olmasına rağmen bu tarz konularda delileniyor. Bu nedenle ona söylemeye çok korktuğum için ilk önce anneme söylemek istedim. Annem “Sana şeytanlar mı geldi, milletin içine başın açık çıkmaya utanmayacak mısın?” dedi. Ona bu örtüden ne kadar nefret ettiğimi anlatmaya çalışsam da beni dinlemedi.

3 yıl sonra üniversiteye geçeceğim. Babama nasıl söylerim, hiç bilmiyorum. Annem zaten korkunç tepki verecek. Sadece başımı açmak istiyorum. Diğerleri gibi olmak istiyorum, arkadaşlarım gibi olmak. Normal pantolon ve kısa kollu ile dışarı çıkabilmek istiyorum. Bazen bencillik mi ediyorum, diyorum. Hatta çok uzun bir süre örtümü sevmeye çalıştım ama gerçekten istemediğimi hatta nefret ettiğimi fark ettim. Artık evden dışarı çıkasım dahi gelmiyor. Benim gibi insanların bu kadar çok sayıda olması çok üzücü… Umarım bir gün istediğimiz gibi yaşayabiliriz.

(Görsel: Arthur Rackham)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.