Bir gün kendi paramı kazanacak ve bu şehirden bir daha geri dönmemek üzere gideceğim.

Bu siteyi uzun zaman önce keşfettim. Bazen buradaki yazıları okuyorum, bazen de ağlamamak için okumuyorum.

19 yaşındayım ve üniversite 1. sınıftayım. 14 yaşında kapandım, İmam Hatip’e gittim. 17 yaşından beri Müslüman değilim. 14 yaşında oldukça dindardım; namaz kılardım, öldükten sonraki sonsuz hayata inandığımdan yaptığım her şey çok basit geliyordu. Kendi isteğimle kapandım fakat zaten ablam kapalı olduğundan sıranın bana geleceğinden emindim. Her şey çok normal geliyordu, istediğim hayatı yaşadığımı düşünüyordum. Hayat algılarımızdan ibarettir, şanslıydım.

Dinimi sorgulamaya başlayınca bütün hayatım değişti. Şanslı hissettiğim her konu kalbime bir ok gibi saplandı, kaldı. Ailem beni dindar olmadığım halimle kabul etmiyor, beni sevmiyor. Zamanında beni her gece hıçkıra hıçkıra ağlatan bu konu, kalbim soğudukça ve aileme yönelik bir nefrete dönüşünce geçti. Öyle bir haldeyim ki annem ve babam ölse şimdi bu kadar parayla özgür mü olacağım, diye sevinirim. Eriştiğim halden memnun değilim ama yapacak hiçbir şeyim yoktu.

Babamın sosyopat olduğuna hemen hemen eminim. Babamın yoğun duyguları yoktur, sadece öfke ve gücü hisseder. Karşısındaki kişiyi sömüremeyeceğini anlar anlamaz ise manipülasyon uygular. Yaşadığım en büyük travma; babamın, annem seksi reddettiği için evde bağıra bağıra kavga etmesi ve manipülasyon uygulamasıydı. Annemin öğretmen olduğunu ve istese boşanabilecek durumda olduğunu ama sırf anneannem kendisini sevsin diye babamdan ayrılmadığını da yazmam gerek… Anneannem, annemi çok dindar olmadığı için sevmemiş. Annem de beni bu yüzden sevmez.

Çok şey yaşadım, çok şey gördüm ama bunlara üzülmüyorum, sadece kurtulamamaktan çok korkuyorum. Çok çalışıyorum, çok okuyorum; bir gün kendi paramı kazanacak ve bu şehirden bir daha geri dönmemek üzere gideceğim. Yorgun hissetmiyorum, içimdeki özgürlük ateşiyle yanıp tutuşuyorum. Arada bir geri dönüp ailemde tek sevdiğim kişi olan ablamı görmeyi çok isterim. Size bir kitap önerisi: “Sindrella Kompleksi: Çağdaş Kadının Bağımsızlık Korkusu”

Her ne yaşıyorsanız yaşayın, şunu bilmelisiniz: Bağımsızlık bir seçenek değil, bir kurtuluştur. Bağımlılık bir seçenek değil, korkudur. Bir de bağımsızlık sadece para kazanmak değildir, her şey kafada bitiyor. Bütün hikayeleri ağlayarak okuyorum, en azından sonunu güzel bitireyim de bir faydam olsun dedim…

(Görsel: Oscar Törnå)

Comments (2)

  1. Anonimbiri

    Bu siteye çoğu zaman girmeye korkuyorum. Aynı şeylerin çoğunu yaşamama rağmen bir kişinin daha benim, bizim gibi olduğunu görmek çok fazla üzüyor.

  2. Hikayemiz aynı tek fark benim ablam yok. Kendimi yalnız hissediyorum ve gerçekten ne yapacağımı bilmiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.