Bugün annem “Bu yangınlar her türlü pislik oralarda olduğu için, rabbim veriyor” dedi.

Merhaba. Ben de muhafazakâr ve dindar bir ailenin içine doğmuş binlerce kız çocuğundan biriyim. Buraya yazan insanlarla birçok ortak noktam var. Din adı altında buradakilere benzer, çeşitli birçok baskı gördüm. Yatılı Kur’an kursu, tesettür, namaz, oruç, Kur’an diye diye istemediğim birçok şeyi yapmak zorunda kaldım. Bunların içinde sadece tesettürden kaçabildim, o da kısmen. Çünkü istediğim her şeyi giymem söz konusu bile değil, onun da bir sınırı var. Neyse.

Benim asıl anlatmak istediğim, yaşadıklarımın sebebi ailemin düşünce yapısı. Bakın, bugün annem “Bu yangınlar her türlü pislik oralarda (Antalya, Muğla) olduğu için, rabbim veriyor” dedi. Pislik dediği de tatil yöreleri olması sebebiyle insanların denize girmesi, alkol alması… Düşünceye bakar mısınız? Kısmen geri kafalı olduğunu biliyordum ancak bu kadarını beklemezdim. “Ne alakası var!” diye haykırıp tek tek doğrusunu, mantıklısını açıklamak istedim ama yapamadım. Çünkü ne desem ne yapsam da bu kafayı değiştiremeyeceğimi biliyorum. Daha önce Ayasofya meselesinde de bir tartışma yaşamıştık. Laf Atatürk’ün yaptıklarına, şeriatın uygulanması gerektiğine kadar gelmişti. Anneme “Şeriatla birçok hakkını elinden alırlar, buna dayanarak seni erkeksiz kapıdan dışarı bile çıkartmazlar” dedim ve bana “Çıkmayayım, sanki dışarıda ne var” dedi. Bir de üstüne “Her şeyin en doğrusu dindir” diyerek konuyu kapattılar. Ben hukuk fakültesi öğrencisiyim, düşünün. Devam edip saatlerce tartışabilirdim ama onlara göre onlara ne öğretildiyse doğrusu odur ve araştırmak ya da sorgulamak yasaktır. Bu kadar işte, benim ailem bu. Din diye diye bana da farkında olmasalar da kendilerine de hayatı birçok konuda zehir ediyorlar. Bu kadar sığ düşünceli insanların arasında hayata geniş bakmaya çalışıyorum. Düşüncelerim ve hayata bakış açım onlardan tamamen farklı. Benim ilk önce ailemle savaşmam gerekiyor. Bu savaştan yenik çıkacağımı biliyorum çünkü körü körüne inandıkları düşüncelerini hiçbir güç değiştiremeyecek, bunu biliyorum. Tek isteğim, kendi hayatımı kurup doyasıya özgürce yaşayabilmek. Bunca yıl gördüğüm baskının acısını çıkarabilmek… Umarım güzel günler hepimiz için yakındır. Sevgiyle kalın.

(Görsel: Wayne Toepp)

Comment (1)

  1. Bence onları değiştirmeye hiç uğraşma ben de senin gibi değişmeyeceklerini tahmin ediyorum bu tür ailelerin. Değişmelerine gerek de yok zaten sadece bizim hayatımıza karışamayacaklarını öyle ya da böyle anlayacaklar. Umarım her şey dilediğin gibi oluur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.