Dışarıdaki hayatları görünce gençliğimi yaşayamadığım için kendime çok üzülüyorum.

Merhabalar, inanın ki buralara düşmeyi hiç istemezdim ama artık ruh sağlığım bazı şeyleri kaldıramıyor. Küçüklüğümden beri hemen hemen her yaptığına karışılan bir çocuk oldum. Onu yapma, bunu etme… Annemden bir şey için izin istediğimde muhakkak “Baban duymasın, baban kızar, baban izin vermez” gibi cümleler duyarım. Şımarıkça gelebilir ama hiçbir zaman istediğimi giyemedim, açık şeyler zaten hiç giyemem, babam arkadaşlarımla buluşmama laf eder, gezmeme laf eder, her şeye laf eder. Üstümde o kadar büyük bir baskı var ki bir olay olunca kim bilir kaç gün moralim düzelmez. Yaşadığım çevre ya da bulunduğum kültür, yobaz ve cahil bir kültür değil; aksine kadına değer veren bir kesim, lakin her şey göründüğü gibi olmuyor. Ses çıkaramıyorum çünkü babam çok sinirli bir insan; ters bir harekette ya yaka paça dışarı atar ya da çok ağır konuşur. Aile ilişkilerimiz genel olarak güzeldir çünkü onların istediği çocuk kalıbına uyuyorum. Bu arada, belirtmeyi unuttum; ben 17 yaşında, yakında 18 yaşından gün alacak bir bireyim. “Çocuksun daha” diyebilirsiniz ama inanın ki birçok insandan daha olgunum. Kafam saçma sapan şeylere çalışmaz.

Dershaneye yazıldım çünkü lise son sınıftayım, hem derslerim için hem de bir güzel üniversite hedefim için iyi olacağını düşündüm. Bugün ders çıkışında bir arkadaşımla sinemaya gittim ama babama haber vermemiştim. İşim tahmin ettiğimden uzun sürdü, yalan söylemek zorunda kaldım. Babam, yengeme ve anneme bir ton laf saymış. Uzun lafın kısası, ailemin bu yönlerinden nefret ediyorum. Dışarıdaki hayatları görünce gençliğimi yaşayamadığım için kendime çok üzülüyorum. Bu yaşlar bir daha geri gelmeyecek. Tek temennim, nasip olursa güzel bir üniversite kazanmak ve buraya bir daha dönmemek üzere temelli ayrılmak… Derdime ortak olup okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Bir gün gerçekten rahat olduğum zamanları yazmak ümidiyle hoşça kalın.

(Görsel: Rimi Yang)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.