Ergenliğe girdiğim günden itibaren ailem tarafından kapanmaya zorlandım.

6. sınıfta ergenliğe girdiğim günden itibaren ailem tarafından kapanmaya zorlandım. İstemediğimi ve kendimi hazır hissetmediğimi söylediğim halde ısrarları devam ediyordu. Savuşturmak için lisede kapanacağım, diyordum. Bunu en fazla 8. sınıfa kadar erteleyebildim. Sınav senem gelmişti. Ben çok çalışkan bir öğrenciydim; derslerine önem veren, hep gözde olan bir öğrenci. Beni okuldan almakla, okutmamakla tehdit ettiler. Çocuk aklımla buna inandım. En azından TEOG’a gireyim, sonra açılırım diye düşündüm. Hatta okula kapalı gittiğim ilk gün, annemin başıma vura vura beni nasıl kapattığını aklımdan çıkaramıyorum. Okula gittiğimde ise hüngür hüngür ağlamaya başladım ama nafileydi. Bir iki derken sesim kesildi, kendimi sınavıma vermem gerekti. Sınavım geçti, güzel bir puan elde ettim, 494/500 aldım. İstediğim liseyi de seçtim.

Liseye geçeceğim yaz anneme bu konuyu açtım. “Aman sakın baban duymasın, bacaklarını kırar, seni okuldan alır” dedi. İkinci şokumu yaşadım. Çok ağladım, sustum, hep içime attım. Geceleri sessizce ağladım. İnsanlarla arama mesafe koydum. Beni oyalasın diye kendimi derslerime verdim. Lise 3’e geçerken bir arkadaşım açıldı. Onu görünce ben de yapabilirim, dedim. Derdimi babama anlatmaya karar verdim. Öyle büyük tepkiler aldım ki… “Arabanın altında kalsan daha iyi. Seni öldürüp hapse mi gireyim” gibi şeyler söyledi. Ben yine sustum. Sınav senemde sırf bu dertler yüzünden kendimi yiyip bitirdim. Hem kendimi hem eğitimimi yaktım. Kendimi sınava veremedim. Zaten dersler yeterince zor değilmiş gibi aynı zamanda bu da psikolojik bir sınavdı.

Her şeye rağmen okul birincisi oldum. 5000’lik öğrenciyken 50.000 sıralama yaptım. İstediğim bölüm tutmuyor. Şimdi düşününce diyorum ki çalışmadan 50.000 yapan mezuna kalsa 5000’i hayli hayli yapar. Hem temelim var hem kendimden umutluyum. Mezuna kalmamdaki tek sorun ailem… Ne ben bir sene daha kapalı kalabilirim ne de onlar beni açık kabul ederler. Üniversiteye gidip orada YKS’ye çalışmayı düşündüm. Fakat bana para göndermeyeceklerini söylediler.

Kendimi hiç bu kadar çaresiz hissetmemiştim. Daha 18 yaşında belki geleceğin doktoru, mühendisi, mimarı olacak parlak bir beyni böyle söndürdüler. Beni dinden daha da soğuttular. Her şeye rağmen onları seviyorum ve kaybetmek istemiyorum ama bir seçim yapmak zorundayım. 5 yıldır kendime her baktığımda iğrendiğim için kendimden özür dilerim. Burada başkalarının hikayesini dinlemek bana çok iyi geldi. Ben de paylaşmak istedim. Hem biraz daha cesaret aldım hem de kendimce yardım etmek istedim. Bir kız isterse dünyayı değiştirebilir, bunu unutmayın…

(Görsel: Brian Kershisnik)

Comment (1)

  1. Üniversiteye gitmekten nolursun vazgeçme 50 yaşındayım aynı zorluklarla gittim 40 insan sonra 2.ci üniversiteyi de bitirdim. Senin gibi biri ogrenmezse çok mutsuz olur çalışmayı bırakma. İstediğin bölüm olması şart değil tekrar sınava girer değiştirirsin. bu kadar başarılı kızlarımızın okuyamamasina çok üzülüyorum. Güçlü ol ve devam et isterlerse kendilerini oldursunler bu onların düşünce tarzı ve onların sorunları senin değil. Vazgeçme üniversiteyi bitirdiğinde acilirsin seni yolundan kimse vazgecirmesin. Sadece direnmeye devam et. Ailem şehir dışına yollamadigi için istemediğim bölümde okudum. O mesleği hiç yapmadım. Erkek egemen bir işte çalışıyorum babam beni bu işe alsın diye 2 yıl para almadan gece gündüz çalıştım ve kendimi kabul ettirdim. 25 yıldır istediğim işte bu sayede çalışıyorum. Hiç yılmadım sen de yılma . Tamam mı güzel kızım. Burslar veren bir sürü şirket var yeter ki sesini duyur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.